Saadet Lideri Kurtulmuş, TZD Başkanı İbrahim Yetkin‘i kabulünde mayın tasarısındaki endişenin devam ettiğini açıkladı.

Saadet Lideri Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Meclis‘te gece yarısına kadar yapılan görüşmelerden sonra tamamı kabul edilen mayın tasarısının; tartışmalı 2. maddesindeki değişiklikleri değerlendirerek, "Yap-işlet-devret yöntemiyle mayınlı arazilerin temizlenmesi ve organik tarıma açılması şeklinin hâlâ 2. maddede 3. seçenek olarak tutulmuş olması nedeniyle endişe taşıyoruz. Ve bu konunun da sonuna kadar, takipçisi olacağız" dedi.  Bu nedenle 7 Haziran Pazar günü Şanlıurfa‘da mayın mitingi gerçekleştireceklerini dile getiren Kurtulmuş, "Türkiye kamuoyu ile endişelerimizi paylaşacağız" dedi.

Saadet Lideri Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Meclis‘te gece yarısına kadar yapılan görüşmelerden sonra tamamı kabul edilen mayın tasarısının; tartışmalı 2. maddesindeki değişiklikleri değerlendirerek, "Yap-işlet-devret yöntemiyle mayınlı arazilerin temizlenmesi ve organik tarıma açılması şeklinin hala 2. maddede 3. seçenek olarak tutulmuş olması nedeniyle endişe taşıyoruz. Ve bu konuyu da sonuna kadar, takipçisi olacağız" dedi.  Kurtulmuş, parti genel merkezinde Türkiye Ziraatçılar Derneği Genel Başkanı İbrahim Yetkin‘i kabul etti. Kabulde mayınlı arazilerle ilgili tasarının Meclisten geçmesini değerlendiren Saadet Lideri Numan Kurtulmuş, bu konuda en duyarlı muhalefeti Saadet Partisi‘nin gerçekleştirdiğini söyledi.

Gelişen süreçte çelişkiler, sakıncalar ve tehlikeleri sürekli dile getirdiklerini kaydeden Kurtulmuş, "Nihayetinde dün akşam parlamentoda son şeklini almış oldu. Tartışmaların üzerinde yoğunlaştığı 2. maddenin ilk şekliyle, parlamentodan geçmiş şekli arasında ciddi anlamda değişiklik olması iyi bir adımdır. Bu muhalefetin ortaya koymuş tavır nedeniyle, hükümetin geri adım attığını gösteriyor" dedi.

Ancak değişiklikleri yeterli bulmadıklarını söyleyen Kurtulmuş, "Sakınca ve endişelerimizle ilgili, özellikle 3. seçenek olarak ortaya konan, yap-işlet-devret yöntemiyle mayınlı arazilerin temizlenmesi ve organik tarıma açılması şeklinin hala 2. maddede tutulmuş olması dolayısıyla da endişelerimizi taşıyoruz. Ve bu konuyu da sonuna kadar, takipçisi olacağız" dedi.

Bu nedenle 7 Haziran Pazar günü Şanlıurfa‘da mayın mitingi gerçekleştireceklerini dile getiren Kurtulmuş, "Türkiye kamuoyu ile endişelerimizi paylaşacağız" dedi.

Top Savunma Bakanlığı‘nda

İhaleyi ilk yapacak kurum haline gelen Milli Savunma Bakanlığına seslenen Kurtulmuş, "Top, Milli Savunma Bakanlığının ayağındadır. Türkiye‘nin ve milletimizin büyük çoğunluğu hala endişe duyuyor. İnsanlar biz bu kadar mı aciziz, sıradan vatandaşların temizlediği mayınları temizleyemeyecek geri bir teknolojiye sahibiz diyor. Hayır değil. Türkiye bunu yapabilir, yaptırabilir. Dolayısıyla burada önce Milli Savunma Bakanlığına büyük görev düşüyor. Bunu fevkalade düşük maliyetlerle yapmak mümkün" dedi.

Bir mayının temizlenme maliyetinin 75 dolar civarında olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, "600 bin mayın olduğunu varsayarsanız, aşağı yukarı 35 milyon dolarlık bir maksimum maliyet içeren durumdur. Ümit ediyoruz ki, Milli Savunma Bakanlığı bu konudaki hizmet alımını gerçekleştirir" dedi.  Mayın temizleme işi ile organik tarımın birbirinden ayrılması gerektiğine işaret eden Kurtulmuş, "Fevkalade stratejik olan bu bölgenin, 49 yıllığına yabancı bir firmaya verilmesi asla düşünülmemelidir. Bunu düşünmek bile insanın tüylerini diken diken ediyor" diye konuştu.

Organik tarım için oldukça elverişli olan bu toprakların halka açılmasını teklif eden Kurtulmuş, "Bunun için organik tarımı destekleyecek kamu destekleri sağlanmalıdır. Böylece Türkiye‘de yeni bir istihdam kapısı açılmış olur" diye konuştu.

Türkiye tarımının genel durumuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Saadet Lideri Kurtumuş, "Üç önemli yanlış var. Avrupa Birliği‘nin Türkiye tarımı ile ilgili perspektifi. Dünya Bankası‘nın telkinleri ve teklifleridir. Üçüncü son 10 yılda hükümetlerin yanlış tarım politikalarıdır" dedi.

Türkiye‘de tarım nüfusunun azaltılmasını içeren bu üç perspektifin 2 milyonun üzerinde köyden şehre göç ettirdiğini ancak bu insanların şehrin varoşlarında işsiz haline geldiğini kaydeden Kurtulmuş, "Bu yanlış tarım politikaları, çok ciddi toplumsal yapı değişikliklerine neden olmuştur. Bu yanlışlıkların bir an evvel terk edilmesi lazım" dedi. Köyde kalan çiftçinin buğdayını, fındığını, pamuğunu 3 yıl öncesinin fiyatlarına satmak zorunda kaldığını kaydeden Kurtulmuş, "IMF, Dünya Banması ve Avrupa Birliği‘nin tarım politikalarının artık sürdürülebilir bir hali yoktur" dedi.

3 seçenekli endişe

Son şekliyle yasanın üç adımlı bir ihale süreci öngördüğünü vurgulayan Kurtulmuş, "Birinci adım, Milli Savunma Bakanlığı‘nın doğrudan teklif yoluyla bu mayın temizleme işinin ihalesini yapmasıdır. İkincisi, eğer böyle olmazsa, Maliye Bakanlığı‘nın bir hizmet alımı ihalesiyle bu işi gerçekleştirmesidir. Üçüncüsünde, başından beri bizim üzerinde durduğumuz ve hükümetin, kendi grubunda ve Türkiye kamuoyunda savunmakta zorlandığı, 49 yıllığına yap-işlet-devret modeliyle bu işin yapılmak istenmesidir.  Bu tehlike hala yasanın son şeklinde de vardır" diye konuştu. Ancak birinci ve ikinci şıklara Milli Savunma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı‘nın getirilmesinin muhalefetin başarısı ve hükümetin geri adımına işaret olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, "Şimdiye kadar hükümet partisine ve milletvekillerinin vicdanlarına seslendik. Bunun ciddi bir şekilde etkisi olduğunu görüyoruz" dedi.

Yetkin: İki iş ayrı ihale edilmeli

Türkiye Ziraatçılar Derneği Genel Başkanı İbrahim Yetkin ise, mayınları arazilerin temizlenmesi işi bu alanların tarıma açılması işinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Mayınların hizmet alımı yöntemiyle temizlendikten sonra 50 yıldır tarım yapılmadığı için oldukça verimli olan bu arazilerin topraksız ve yoksul köylülere verilmesi gerektiğini söyleyen Yetkin, "Yap-işlet-devret yöntemi kesinlikle milletimizin beklentilerine cevap vermez. Türkiye‘nin koşullarına da uygun değil" diye konuştu.

Yetkin, ayrıca bu sene ürün bakımından oldukça bereketli olduğunu ancak Çukurova‘da başlayan hasat öncesi pamuk fiyatlarının oldukça düşük olduğuna dikkat çekerek, "TMO, piyasayı bir an önce regüle etmeli. Yoksa 6-7 gün sonra oldukça geç olacak" diye konuştu.

Muhabir: Haber Merkezi