Vicdan, kişinin eylemlerini ahlak süzgecinden geçirerek doğruyu yanlıştan iyiyi kötüden ayırt etmesi olarak tanımlanabilir.
Yani, hayatımızın bazı dönemlerinde yaptığımız işin doğru olup olmadığını anlamak ve bir karara varmak isteriz. Böyle zamanlarda vicdan başvurabileceğimiz en etkili ve en doğru kılavuzumuzdur. İyiyle kötü arasında seçim yapmak zorunda kalan kişi, vicdanının sesini dinlediğinde hata yapmaktan kurtulur.
Vicdan bütün toplumlarda, insanlığa yol gösteren ve hata yapma riskini ortadan kaldıran bir rehberdir ve ahlaki normlar çerçevesinde ele alınır. Psikanalistlerin üst benlik olarak tanımladıkları vicdan, kişinin doğuştan getirdiği iyiyi arama, sorgulama, merhamet etme eğilimidir. Kişiyi kötülüklerden uzak durması için uyaran, yol gösteren bir dinamiktir. Geçerliliği ebedidir. Çünkü vicdan adildir, doğru yoldadır, sesine kulak verenler hata yapmaktan korunmuş olurlar.
Ailenin etkisi
Bazı görüşlere göre, vicdan kavramı, diğer yetenekler gibi insanın fıtratında vardır. Buna göre vicdan, kişinin doğruya ulaşması ve bu yönde sağlıklı kararlar verebilmesi, yaptığı bütün işlere adalet penceresinden bakabilmesi için gerekli olan fıtri bir donanımdır. Diğer bir görüşe göre ise, vicdan anne babadan ve yakın çevremizden öğrendiğimiz bir güçtür. Bilindiği üzere çocuk anne babanın aracılığıyla bazı kuralları öğrenir ve öğrendiklerini kendi zihinsel süreçlerinde işleyerek kendileştirir. Kişinin kendine mal etme süreci genellikle "vicdan" olarak adlandırılan kavramı ortaya çıkarır. Yani vicdan fıtratta vardır ancak ebeveynin doğru yanlış, yap yapma ifadeleriyle çocuğun hayatında aktif hale gelir.
Anne babaya düşen görevler
Çocuk aileden öğrendiği kurallarla toplumsal alana açılır ve burada görür ki, büyüklerin tavsiye ettiği kurallara uyum sağlamak kendisine fayda getiriyor. Çocuk düşünür ve "kurallara uyum sağlamazsam, başkaları da uymaz ve toplumun düzeni bozulur. Başkalarının bana yapmasını istemediğim şeyleri ben de başkalarına yapmayayım" der. Bu aşamadan sonra çocukta ahlak bilinci oluşmuş ve üst benlik denen mekanizma işlemeye başlamıştır. Bu süreçte büyükler, çocuğun bu düşüncelerini yeşertmek için gayret sarf etmeli ve onları takdir etmelidirler.
Kalp sevmenin ve inanmanın adresidir
Gönül kavramı Müslüman toplumların literatüründe önemli bir yere sahiptir. Gönül iyiliğin, sevmenin ve katlanmanın kabıdır ve bütün bunlar kalpte gerçekleşir. Kalp, sevmenin, inanmanın ve bağlanmanın adresidir. Çocuklara temel ahlaki kuralları verirken aile, onların, kalplerine akıllarına hitap etmeli ve doğru yanlış kavramlarını örneklerle açıklamalıdırlar.





