Vakıflar Genel Müdürü Yusuf Beyazıt, vakfın, fakirin gülen yüzü, zenginin varoluş gayesi olduğunu belirterek, ‘‘Gayretimiz, bu eşsiz vakıf medeniyetini sürdürmektir‘‘ dedi.
Vakıflar Genel Müdürü Yusuf Beyazıt, vakfın, fakirin gülen yüzü, zenginin varoluş gayesi olduğunu belirterek, ‘‘Gayretimiz, bu eşsiz vakıf medeniyetini sürdürmektir‘‘ dedi. Maslak TİM‘de düzenlenen 26. Vakıf Haftası açılış töreninde konuşan Beyazıt, etkinlik ve kutlamaların bir yıl boyunca süreceğini söyledi.
Sempozyum ve konserlerin yanı sıra cumartesi günü boş vakıf arazilerine ağaç dikme kampanyası başlatılacağını kaydeden Beyazıt, şöyle konuştu:
‘‘Malın araç olmaktan çıkıp, amaç haline geldiği şu günlerde bizler, Yunus Emre‘lerle, Mevlana‘larla, Fatih‘lerle, tüm vakıf insanlarının bıraktıklarıyla çağın bu hastalığından korunmaktayız. Vakıf önce sevgidir, fakiri, fukarayı, tarihi ve doğayı, sanatı sevmektir. Bize değmese de herhangi bir derdi derdimiz bilmektir. Vakıf, insanların yalnızlık ve yabancılık çektiği modern dünyada, ona yalnız ve yabancı olmadığını hatırlatmaktır. Vakıf fakirin gülen yüzü, zenginin varoluş gayesidir. Vakıf yürekleri fethetmektir. En önemlisi vakıf şifadır. Bazen açlığa, bazen yalnızlığa, bazen zamana, bazen hastalığa. Fakir fukaraya ücretsiz ve eşit tedavi ve tıp eğitimi için vakıflar kurulmuştur.‘‘
Sağlık ve medeniyetin ilişkili olduğunu belirten Beyazıt, ‘‘Biz 21. yüzyılın bireyleri, bu mirası ve zihniyeti çoğaltmalı ve geliştirmeliyiz. Bu çerçevede biz de sağlık bilincinin artmasına katkıda bulunmak, sağlık vakıfları arasındaki işbirliğini temin ederek zaman ve kaynak israfına son vermek amacıyla 2009‘u ‘Vakıf Medeniyeti ve Sağlık Yılı‘ ilan ettik‘‘ şeklinde konuştu.
Vakıflar Genel Müdürlüğünün, Cumhuriyet‘in Atatürk tarafından kurulmuş ilk müdürlüğü olduğunu ifade eden Beyazıt, Atatürk‘ün böylece vakfın önemine vurgu yaptığını söyledi.
Beyazıt, vakıfların bir emanet olduğunu bildiklerini ve vakıf eserlerini ayağa kaldırmaya gayret ettiklerini belirterek, şunları kaydetti:
‘‘Tüm gayretimiz, vakfiyelerde yer alan hayır şartlarını adil bir şekilde gerçekleştirmek, her nerede bir ihtiyaç sahibi varsa ona vakıf şifası ulaştırabilmek ve dokunulmadık bir tane bile vakıf abidesi bırakmamak içindir. Gayretimiz, bu eşsiz vakıf medeniyetini daim etmektir. 9 bin 483 olan tarihi eser sayısı, günümüzde 19 bin 920‘ye ulaşmıştır. Gayrimenkullerimiz 27 bin adet artırılmıştır. 20 milyondan fazla belge bugün dijital ortama aktarılmış, Osmanlıca olanların transkripsiyonları, Arapça olanların çevirileri devam etmektedir.‘‘





