Saadet Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Prof. Dr. Mehmet Bekâroğlu dün Topbaş‘ın icraatını örnekleyen bir yolsuzluğu, görüntülü kanıtlar eşliğinde açıkladı. Bu açıklamalardan yola çıkan Vatan gazetesi yazarı Güngör Mengi şu ilginç ifadeleri kullandı:

Milletvekili seçimlerinde mücadele, ahlâka ve siyasi etiğe bu kadar aykırı olmuyor. Neden?

Çünkü kamu kaynaklarını tereyağından kıl çeker gibi soyup soğana çevirmek belediyelerde daha kolay da ondan!

Ankara‘nın kârlılığı kalmadı. Krizde yatırımlar azaldı, hükümetin açtığı ihaleler suyu çekilmiş göllerimiz gibi kurudu.

Şimdi tek tabanca belediyeler.

Denetimsiz belediyeler, paraları bitse de büyük borçlara girmek pahasına sürekli ihale yapıyorlar. O nedenle siyaset bezirgânları bu sofraya üşüşmüş durumdadır!

İhaleleri belediye başkanlarının kontrolündeki bürokratlar yürütüyor. Plan değişikliklerinden doğan ve her hafta yeni Karun‘lar yaratan imar değişiklikleri belediye meclislerinde kotarılıyor.

Siyaset finansmanını büyük ölçüde belediyelerdeki yolsuzluklardan sağlıyor. Bu durum, aldığının bir kısmını partinin havuzuna devreden rüşvet yiyicileri daha arsız, daha cüretkâr yapıyor!

İstanbul‘un ne kadar korkusuzca soyulduğunu iki haftadır CHP‘li aday Kılıçdaroğlu anlatıyor ve halkı uyandırmaya çalışıyordu.

Belediye Başkanı Topbaş‘ın başına şimdi bir de eski yol arkadaşı olan Saadet Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Mehmet Bekâroğlu çıktı.

Bekâroğlu dün Topbaş‘ın icraatını örnekleyen bir yolsuzluğu, görüntülü kanıtlar eşliğinde açıkladı.

Belediye bir yol inşaatını torpilli firmaya vermiş, işin yüzde 80‘i bittikten ve tam bir yıl geçtikten sonra eksik kalan ihale işlemi tamamlanıp sözleşmesi imzalanmış. Sunulan örnek bu...

Belgelerde, ileride bir denetleyen çıkar tedbiri ile hayale sığmayacak hilelere başvurulduğu görülüyor. Yapılmayacak işler ve kullanılmayacak malzemeler için düşük fiyatlar önerilmekte, asıl işler ve gerektirdiği malzemeler ise alabildiğine şişirilerek belediyenin soyulması sağlanmaktadır.

Bekâroğlu "Biz yolsuzluk, rüşvet ve torpilin ancak saydam ve denetlenebilir yönetimle önleneceğine inanıyoruz" diyordu.

Onun gibi düşünenler az değildir ama sayıları İstanbul‘u temiz bir yönetime kavuşturacak büyüklüğe ulaşır mı?

İstanbul‘da ve daha pek çok belediyede birkaç torba erzak ile iki çuval kömür karşılığında affedilmesi mümkün olmayacak soygunlar yaşanıyor.

Ama yoksulluğun gözü kör olsun!..

Muhabir: Haber Merkezi