İthal ürünlere dayalı üretim yüzünden Türkiye ekonomisinin yeterince kalkınamadığı ifade edildi.
Aksaray Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sencer İmer, Türkiye‘de ikinci dünya savaşıyla inkıtaya uğrayan sanayileşmenin her şeye rağmen iyi bir noktaya geldiğini belirterek, ‘‘Türkiye çok iyi bir potansiyele sahip ama kendiyle aynı zamanda işe başlayan Güney Kore‘yle aynı noktada değil. Ürettiğimiz ürünlerdeki kendi emeğimizin payını arttırmamız gerekiyor‘‘ dedi.
Ankara Kırıkkale Sanayici İş, Meslek, Sanat, Spor, Bilim Adamları ve Yöneticiler Derneği‘ne (AKİD) konuk olan Sencer İmer, Derneğin Ankara Ayrancı‘daki binasında ‘‘Türkiye‘nin Ekonomik İşbirliği Seçenekleri ve Türk Dünyası‘‘ konulu konferans verdi.
Türkiye‘nin Osmanlı‘dan Cumhuriyet‘e geçildiği 1923 - 1938 döneminde sanayide büyük atılım gerçekleştirdiğini hatırlatarak konuşmasına başlayan İmer, bu atılımın ikinci dünya savaşı yıllarından başlayarak inkıtaya uğradığını, sanayileşme hızının kesildiğini ve bunun doğal sonucu olarak büyüme‘nin hızının da düştüğünü anlattı.
İmer, Türkiye‘nin Devlet Planlama Teşkilatı‘nın kurulmasıyla planlı ve kalkınma yoluna gittiğini, Turgut Özal‘lı yıllarda kapalı ekonomiden sıyrılıp dışarıya açıldığını söyledi.
Türkiye‘nin dünyaya açılmasıyla ihracat yapmaya başladığına, ancak ithalatının ihracatından her zaman fazla olduğuna işaret eden İmer, bugün gelinen noktada yapılan ihracatta bile ithalatının payının yüksek olduğunu dile getirdi.
İmer, Türkiye‘nin ürettiği ürünlerdeki kendi yerli emeğinin payını arttırması gerektiğini, bunun için sermaye girişinin yetmediğini, ortaya somut bir iradenin konulması gerektiğini vurguladı.
Otomotiv sektörünü örnek gösteren İmer, söz konusu sektördeki yerli payının yüzde 30 olduğunu, bunun da yüzde 70 dışarıya bağımlı olmak anlamına geldiğini söyledi.
Türkiye‘deki büyük yatırımların kamu eliyle gerçekleştirildiğini hatırlatan İmer, ‘‘İsdemir, TAİ, Atatürk barajını devlet yaptı. Türkiye‘nin 10 nükleer santrale ihtiyacı var. 5 - 6 daha Erdemir‘e ihtiyacı var‘‘ dedi.





