HAK-İŞ, strateji hakkındaki görüş ve önerilerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına iletti
HAK-İŞ, Ulusal İstihdam Stratejisi (UİS) hakkındaki görüş ve önerilerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına iletti.
HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan yaptığı yazılı açıklamada, UİS taslağıyla UİS eylem planı taslağına ilişkin hazırlanan görüş ve önerilerin dün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına iletildiğini belirtti.
UİS taslak metinlerin, 18-20 Aralık 2009 ve 19-21 Şubat 2010 tarihlerinde HAK-İŞ‘in de aralarında bulunduğu sosyal tarafların katılımıyla Antalya‘da düzenlenen çalıştaylarda ele alınan konuların göz ardı edilerek hazırlandığını öne süren Arslan, HAK-İŞ‘in 18 Haziran 2010 ve 18 Ağustos 2010 tarihlerinde Bakanlığa ilettiği görüş ve önerilerin de taslak metinler de yer almadığını ifade etti.
Taslak belgelerin 2023 vizyonuna uygun olarak yeniden ele alınarak güçlendirilmesi ve daha sağlam temellere oturtulması gerektiğini savunan Arslan, ‘‘UİS taslağı ve UİS eylem planı taslağının, oldu bittiye getirilmeden geniş bir zeminde yoğun olarak tartışılması ve uzlaşmayla kabul edilmesi önerisinde bulunduk‘‘ ifadesini kullandı.
Arslan, açıklamasında şunları kaydetti:
‘‘Stratejinin temel hedefleri arasında sayılan işsizlik oranının 2023‘te yüzde 5 düzeylerine indirilmesi ve istihdam oranının yüzde 50‘ye yükseltilmesine yönelik projeksiyonları olumlu karşılıyoruz.
Kayıtdışı istihdamla mücadelenin, temel politika ekseni olarak kapsamlı şekilde ele alınması gerekiyor. Taslak belgelerde, 2023 vizyonu, temel politika eksenlerine tam olarak yansıtılamamış. Ulusal İstihdam Stratejisi‘nin hedef politika eylem döngüsü daha kapsayıcı olmalı. Taslakta ‘‘insan onuruna yakışır düzgün iş‘‘ kavramına yer verilmemiş olması bir eksiklik. Taslak belgelerin mevcut haliyle sosyal paydaşların görüş, öneri ve uzlaşısı dikkate alınmadan uygulamaya koyulması halinde ülkemiz, önemli bir fırsatı ıskalayacaktır.
Güvenceli esneklik kavramı, insana yakışır iş çerçevesi dışında değerlendirilemez. Yeni esneklik uygulamaları hayata geçirilmeden önce mevcut esnek çalışma uygulamalarının örgütlenme, güvence ve sosyal güvenlik boyutunun tartışılması gerek.
Kıdem tazminatı hakkının korunarak, yeni güvencelerle geliştirilmesi gerek. Özel istihdam bürolarının mesleki faaliyet olarak geçici iş ilişkisinde bulunmasına yönelik düzenlemeler, iş piyasasında kaos yaratacaktır. Ayrıca, bölgesel asgari ücret kabul edilemez.‘‘





