Ülkemizde birçok volkanik dağ bulunduğu, Ağrı Dağı‘nın da bu volkanik dağlardan biri olduğu belirtildi.
Selçuk Üniversitesi Mimar Mühendislik Fakültesi Jeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Fetullah Arık, Türkiye‘de volkanik faaliyetlerin milattan önceki yıllara kadar dayandığını belirterek, Çatalhöyük kazılarında bazı evlerin duvarlarında Hasandağı‘nın patlamasına ait resimler bulunduğunu anlattı. İzlanda‘da yanardağın patlaması ve oluşturduğu kül bulutunun tüm Avrupa‘yı etkilemesinin ardından dünyadaki volkanik faaliyetler tekrar gündeme geldi. Binlerce yıldır doğal afetler için de yer alan ve birçok medeniyetin yok olmasına yol açan volkanik patlamalar, Türkiye içinde risk içeriyor. Ülkemizde birçok volkanik dağ bulunduğunu dile getiren Arık, "Örneğin Türkiye‘nin en yüksek dağı olan Ağrı Dağı, volkanik bir dağdır. Bunun yanı sıra Nemrut, Süphan, Karacadağ, Kapadokya Bölgesi, Konya ve yakın çevresi, Batı Anadolu ve diğer pek çok bölgede volkanik dağlar ve bu dağlardan fırlayan malzemelerle oluşan kayaçlar bulunmaktadır" dedi.
500 milyon insan tehdit altında
Volkanik felaketlerin binlerce yıldır insan yaşamını tehdit ettiğini ifade eden Yrd.Doç. Dr. Arık, şunları söyledi: "Milattan Sonra 1500‘den beri volkanik faaliyetler sebebiyle 300 binden fazla insan yaşamını yitirmiştir. Ölen insanların çoğu belli başlı birkaç büyük patlamanın sonucunda yaşamlarını yitirmiştir. Örneğin, Tambora Volkanı‘nın 1815‘teki patlamasıyla 90 binden fazla insan, doğrudan veya mahsullerin ve ekinlerin yok olmasına bağlı olarak açlıktan ölmüştür. 20. yüzyılda Pelee (1902 patlaması 30 bin kişi) ve Nevado del Ruiz (1985 patlaması 23 bin kişi) volkanları 50 binden fazla kişinin ölmesine neden olmuştur. Günümüzde felaket bölgelerinin belirlenmesi ve erken uyarı sistemleri mümkün olsa da, her geçen gün bu tehlikeyle yüz yüze olan insan sayısı artmaktadır. Bilim adamları 2000 yılında en azından 500 milyon insanın volkanların riski altında olduğunu belirtmişlerdir."
Volkan küllerinde ayak izleri
Türkİye‘nİn de aktif bir volkan kuşağının üzerinde yer aldığını ve tarih içinde Anadolu‘nun çeşitli bölgelerinde volkanik faaliyetlerin yaşandığını ifade eden Yrd. Doç. Dr. Fetullah Arık, "Türkiye‘de insanların yaşadığı dönemlerde volkanik faaliyetlerin oluştuğuna dair arkeolojik ve jeolojik kanıtlar var. Özellikle Manisa‘nın Kula ilçesinde volkanik küllerin içinde bulunan insan ayak izlerinin, volkan patlamasından kaçan bir insana ait olması da yakın zamanda ülkemizde de volkanik faaliyetlerin gerçekleştiğinin bir kanıtıdır. Yani ülkemizde volkanik faaliyetlerin tarihi milattan öncelere kadar dayanıyor" dedi.
Halk bilgilendirilmeli
Cumhuriyet Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ergun Pehlivan, lav küllerinin muhtemel olumsuz etkilerinin önlenmesi için halkın bilgilendirilmesi ve gelişmekte olan ülkelere yardımcı olunması gerektiğini söyledi. Şu an için yapılacak değerlendirmelerin varsayımdan öteye geçemeyeceğini ifade eden Pehlivan, ‘‘Yanardağ patlamasının ardından pek çok spekülasyon yapılıyor ama bilimselliği bir kenara atmadan ama tedbiri de elden bırakmadan halkı bilgilendirmek gerekiyor. ‘Volkanlardan çıkan küllerde neler var, bunlar hangi sağlık ve çevre sorunlarına yol açar, bunu halk, yerel yönetimler bilsin ve olay vuku bulduğunda da derhal önlem alınsın‘‘ diye konuştu.





