Avrupa Tekstil Hazır Giyim Federasyonu (EURATEX) Yönetim Kurulu Üyesi Umut Oran, AB pazarlarındaki yüzde 4,9‘luk daralmayla birlikte Türkiye‘nin ihracatının yüzde 15 gerilediğini söyledi. Oran, "Bu daralmayı küresel krize bağlamamız yanlış. Bizdeki daralma dünyadaki daralmanın 3- 4 katı olmuş. Burada öz muhasebe yapmamız gerekiyor.‘‘ dedi.

Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (UHKİB) ve Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) işbirliği ile bu yıl 3‘üncüsü düzenlenen, ‘Tekstil ve Moda Tasarım Günleri‘nde katılan Umut Oran, yılın ilk çeyreği ihracat ve büyüme rakamlarını değerlendirdi. Türkiye‘de ihracatta 2008‘in daha yakalanamadığına dikkat eden Oran, krizin tam olarak aşılamadığını söyledi.

Türkiye‘nin 2009‘da yüzde 4,7 oranında küçüldüğünü, bunun da düşündürücü olduğunu aktaran Oran, ekonomik küçülmenin sadece krize bağlanmaması gerektiğini belirterek, şunları söyledi: "Rakiplerimizden Çin büyümede yüzde 12‘lerde. Hala büyüyebiliyor. Biz ise yüzde 4,7 küçülüyoruz. Bu çerçeveden baktığımız zaman Türkiye‘nin çok dikkatli olması gerekiyor. 2009 rakamları, 2010‘un ilk çeyrek ihracat rakamları, düşündürücü. Yani, bunun üzerinde çok ciddi bir şekilde durulması gerekiyor."

Ekonomik krizini ‘LUV‘ şeklinde ifade eden Oran, bunu, "Ekonomik kriz Avrupa‘da halen devam ettiği için L şeklinde sürüyor. Amerika‘da ise yoğun etkili olan kriz belli seviyeden sonra iyiye doğru yani yeniden yükselişe geçti. Asya‘da ise ekonomik kriz tamamen tersine döndü ve iyileşme yönünde V harfi gibi yukarı doğru hareketi söz konusu." şeklinde açıkladı.

Bu dönemde otomotiv gibi farklı sektörlerin ön plana çıktığını anlatan Oran, Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren tekstil, çimento, oluklu mukavva ve demir çelik ile en önemli sektörleri oluşturduğunu anlattı.

Türk tekstil ve hazır giyim sektörünün rekabet şartları ve yatırım ortamında ciddi sorunlar yaşadığı için giderek kan kaybettiğini anlatan Umut Oran, ülkenin üretime, istihdama, ihracata ihtiyacı olduğunu, bu nedenle de bu konuların çok doğru şekilde ele alınması ve teşvik edilmesi gerektiğini bildirdi.

Tekstildeki asıl gerilemenin pazar değil sektörde yaşandığını anlatan Umut Oran, "Biz ihracatımızın yüzde 80‘ini Avrupa ülkelerine tekstil ve hazır giyim sektörüyle yapıyoruz. AB pazarlarına baktığımızda, yüzde 4,9‘luk bir daralma olmuş, tekstil ve hazır giyimde. Bizim AB‘ye ihracatımızdaki gerileme yüzde 15. Demek ki 3 katı bir farklılık var. O zaman iğneyi kendimize çuvaldızı başkasına batırmamız, öz eleştiri yapmamız lazım. Dünya krizlerinden farklı bir şey var. Bizde hem değerde hem miktarda yüzde 14 -15 civarında bir gerileme var. Bu daralmayı küresel krize bağlamamız yanlış, bu daralmayı biz yaşamışız. Bizdeki daralma dünyadaki daralmanın 3- 4 katı olmuş."

Bu daralmanın devam etmesi ve siyasi irade ile karar vericilerin süreci kendi haline bırakmaları halinde, sektörün ihracatının 5 yılda yarı yarıya düşeceğini belirten Oran, bunun istihdamın daralması, işletmelerin kapanması gibi hiç de istenmeyen sonuçlara sebep olabileceğini kaydetti.

Bu krizden çıkmanın ve daha iyiye gitmenin yolunun üretimden geçtiğine vurgu yapan Umut Oran, Türkiye‘nin Yunanistan‘a göre çok iyi olmadığını belirterek şu bilgileri verdi: "Yunanistan ve Türkiye rakamlarına bakıldığında Yunanistan yüzde 1.2 küçülmüşler. İhracatta onlar daha az daralmışlar, işsizlikte ise bizden daha iyi durumdalar. Bu nedenle bu süreci iyi analiz etmemiz gerekiyor. Ekonomik ve rekabetçi olarak iyi durumda değiliz."

Umut Oran, Avrupa‘da tasarım, kurumsal sosyal sorumluluk, organik ve teknik tekstil, Ar-Ge ve Ür-Ge‘nin sektörün en önemli gündemini teşkil ettiğinin altını çizerek, Avrupalı sanayicilerin hedeflerine ulaşmak için ortaklık, büyüme, inovasyon, yeni pazarlar, mesleki beceri ve eğitim üzerinde çalıştıklarını söyledi. Dünyada serbest ticaretin artık ikili ticarete dönmeye başladığını ve ‘korumacılık‘ kavramının yeniden gündeme geldiğini bildiren Oran, Amerika ve İngiltere başbakanlarının eşlerinin dahi yerli tasarımcıları destekleme adına giysilerini kendi ülkelerinden aldıklarını belirtti.

Türkiye‘nin 2008‘e kadar ithalatla büyüdüğünü anlatan Oran, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu bilincin bizde de olması lazım, geçmiş dönemlerde Türkiye‘de korkunç bir ithalat yaşandı. Bu ithalatta ise Türkiye‘ye katma değer oluşturmadı, istihdam oluşturmadı, başkaları büyüdü ve dışarıya para transferi oldu. Yine bu yerliye önem vermemiz gerekiyor."

Muhabir: Haber Merkezi