Memur-Sen Genel Teşkilat Sekreteri ve Sağlık-Sen Genel Başkanı Metin Memiş, ILO‘nun, taraf devletleri, örgütlenme ve toplu sözleşme hakkının en geniş şekilde temini ile yükümlü kıldığına dikkat çekerek, "Kamu çalışanlarının toplu sözleşme hakkı ile ilgili çerçeve yasada da, özgürlük alanının geniş tutulmasını istiyoruz" dedi.

Bakanlar Kuruluna sevkedilen toplu sözleşme taslağı hakkında değerlendirmelerde bulunan Memiş, Çalışma Bakanlığı ile toplu sözleşme mevzuatının esasını oluşturan konularda anlaşma sağlanamadığına dikkat çekti.

"Toplu sözleşmedeki pazarlık esastır"

Kamudaki işçi sendikaları kendi iş kollarında toplu sözleşme yapabildiği gibi memur sendikalarının da hizmet kolları düzeyinde toplu sözleşme yapacağını belirten Memiş, bunun tartışma konusu yapılmaması gerektiğini kaydetti. Metin Memiş, "Konfederasyon düzeyinde yapılacak çerçeve sözleşmenin dışında hizmet kollarında toplu sözleşme talebimizi, ILO normlarına, Türkiye‘deki yerleşik toplu sözleşme hukukuna ve teamüllere dayanan bir hak olarak görüyoruz. Toplu sözleşmede pazarlık esastır, ancak hiç kimsenin toplu sözleşme mevzuatında pazarlık yapma hakkı yoktur" dedi.

"Memur-Sen uluslar arası sözleşmelerden doğan güvenceleri içeren bir mevzuat noktasında taleplerinden vazgeçmeyecektir" diyen Memiş şunları belirtti: " 98 Sayılı Teşkilatlanma ve Toplu Sözleşme Hakkını düzenleyen ve Türkiye‘nin de imza koyduğu  ILO sözleşmesi, devlete, Toplu Sözleşme Hakkının en geniş şekilde uygulanması için tedbir alma sorumluluğu yüklemektedir.  Kamu hizmetlerinde örgütlenme hakkı ile ilgili 151 Sayılı sözleşme de çalışma koşullarının müzakere sürecini en geniş biçimde geliştirmek için devleti tedbir almakla yükümlü kılmaktadır.

Bu nedenle, toplu sözleşmenin kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü gibi hususları belirleyecek olan Kanuni düzenlemede, Devletin kısıtlayıcı değil genişletici bir rol üstlenmesi gerekmektedir."

Muhabir: Haber Merkezi