milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • VÜCUDA ŞİFA KAYNAĞI(ÇEMENOTU)
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU

Tekstil sektörü krizde rüştünü ispatladı
Tekstil sektörü krizde rüştünü ispatladı

1 31 EKİM 2010
PAZ 00:50

[-] Normal [+]
  • Röportaj
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Şu anki mevcut tabloya baktığımız zaman sektörün geleceğinin geçmişinden daha parlak olacağını söyleyebiliriz. Bu konuda eleştirenler de bu öngörümüze katılmaya başladılar. Biz kaliteli mal üretmeyi biliyoruz, tasarım bu işin içine girdi. Koleksiyonlara baktığımızda bir çok yurt dışı markasından farkımız yok. Satış organizasyonlarında yurt içi ve yurt dışında başarılı olan bir çok markamız olmaya başladı. Bunlar da ürünlerinin bir çoğunu Türkiye'deki üreticilerden alıyorlar. İster istemez sektörün şu andaki gelişimi herkes tarafından takdirle izleniyor.

  • Tekstil sektörü krizde rüştünü ispatladı -

Tekstil sektörü Türkiye'nin lokomotif sektörü olduğu halde yeterince ilgi göremediği için üvey evlat muamelesi gören sektörlerin başında geliyor. Özellikle son yıllarda Çin ve Uzakdoğu istilasını yaşadığımız da düşünülürse sektörü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Özellikle sektörün geleceğiyle ilgili kaygıları olan bir kesim vardı, bundan beş yıl altı yıl önce. Son iki yıla kadar kamuoyunda bu sektör artık bir şekilde oluşumunu tamamladı, sektörün geleceği yok diye söylemler de olmaya başlamıştı. Ama, tam bu dönemde 2008 krizi şunu gösterdi. En çok istihdam yaratan, en çok ekonomiye katkıda bulunan ve ihracat yaptığı ürünün içinde katma değeri en yüksek olan sektör yine tekstil ve hazır giyim sektörüdür. Gözden çıkarmaya çalıştılar ama olmadı. Sektörde bir değişim süreci de vardı. Bu değişim sürecinde firmalarımız çok önemli gelişmeler de ortaya koydu. Bir performans artışı söz konusu oldu. Firmalar kendilerine çeki düzen verdi. Şu anki mevcut tabloya baktığımız zaman sektörün geleceğinin geçmişinden daha parlak olacağını söyleyebiliriz. Bu konuda eleştirenler de bu öngörümüze katılmaya başladılar. Biz kaliteli mal üretmeyi biliyoruz, tasarım bu işin içine girdi. Koleksiyonlara baktığımızda bir çok yurt dışı markasından farkımız yok. Satış organizasyonlarında yurt içi ve yurt dışında başarılı olan bir çok markamız olmaya başladı. Bunlar da ürünlerinin bir çoğunu Türkiye'deki üreticilerden alıyorlar. İster istemez sektörün şu andaki gelişimi herkes tarafından takdirle izleniyor. Burda çok sıkıntı çekenler de oldu. Kurun etkisiyle sattığı maldan zarar eden bir çok firmamız oldu. Bankalarla problemi olanlar bu sıkıntıları daha çok yaşadılar. Bunların hepsi bizim için bir dersti öğrenme süreciydi. Şu anda otomotivden sonra en çok ihracatı gerçekleştiren sektör, tekstil ve hazır giyim. Bir de etrafımızdaki fırsatları da görmeye başladık. Avrupa'da, Asya'da, Afrika'da, Rusya'da sektördeki tüm arkadaşlarımız fırsatları avantaja çevirmek için çalışmaya başladı.

* İhracat potansiyeli nedir hazır giyim sektöründe. Siz İHKİB Başkanlığı da yaptınız uzun süre. Markalaşma konusunda gelişmeler oluyor, özellikle moda marka ürünler noktasında hazır giyim sektörümüzün başarılı olduğunu söyleyebilir miyiz?

10 yıl öncesine baktığımızda üç tane ya da beş tane tasarımcımız vardı. Şimdi yüzlerce tasarımcımız var. 10 yıl önce üniversitelerimizde tekstil tasarımı üniversitelerimizde bir ya da iki taneydi. Şimdi 30 tane var. Gelişimi görmek lazım. Bu gelişimin içini doldurduğumuz zaman gerçekten gelecekle ilgili çok önemli ve hayırlı işler olacağına ben inanıyorum. Bizim maalesef aceleci bir yapımız var. Batının 150 yılda yaptığını 10 yılda yapmaya çalışıyoruz. Olmayınca da kendimizi eleştiriyoruz. Biz öğrenme süreci yaşadık. Türkiye, 2003-2004 yıllarında yabancı markalar geliyor, herkes onları hayranlıkla izliyor. Onların yaptığı herşeyi mucize gibi görüyoruz. Başlangıçta bir şok yaşadık. Şimdi onlar Türkiye'ye gelmeden önce dünyanın başka bölgelerinde özellikle Türk markalarını da dikkate alıyorlar, rekabet edebilmek için. Bizim insanımız biraz zorlandığı zaman herşeyi yapıyor.

*  2000 yıllarında Damat Tween, 2000 yılına damga vuran markalar seçilmişti. Bu serüveni anlatır mısınız?

2001 yılında krizi en başarılı şekilde yöneten şirket ve markalar olarak seçilmiştik. Tahmin ediyorum, 2009 yılında da biz bunu yaptık. 2009 krizinde de bu konuda kendi kendimize söz verdik: "Biz bu krizi en iyi idare eden, büyüme konusunda bir fırsat olarak gören bir politika izleyeceğiz". Bu hususta ekibimizle birlikte gece gündüz çalıştık. Yatırımlarımıza devam ettik, üretimimizi kısmadık. Yurt dışına daha çok odaklandık. Barcelona'da, Dubai'de, Moskova'da çok önemli lokasyonlarda kendi markalarımız, ürünlerimiz satılıyor ama bir Hindistan'da mal satmak bizim için çok çok önemli. 10 yıl önce "Hindistan'da mal satacaksın" deselerdi, "Uzaya gideyim" daha iyi derdim. Bu yıl Hindistan'da 3 tane mağazamız açıldı. Çok iyi bir bayimiz var orada, yıl sonuna kadar mağaza sayımız beşe yükselecek. Bir de buradan malı gönderdiğinizde yüzde 40 gümrük var. Hem ordaki gelir düzeyini tahmin etmek mümkün, bir de gönderdiğiniz malda yüzde 40 gümrük bariyeri var. Kolay değil oraya ihracat gerçekleştirmek.

*  10 yıl sonra hedefimiz ne olabilir. Damat Tween aynı zamanda inovasyonla ürün yelpazesini nasıl geliştiriyor, değiştiriyor. Siz sektörün tüm segmentlerinde üretim yapıyorsunuz?

Öncelikle 10 yıl öncesine baktığımızda bu yıllar gerçekten kolay geçmedi. Çok mücadele ettik. Allahın izniyle 10 yıl sonra marka olarak etkinliğimizin daha çok artacağına inanıyorum. "Ekmeden biçmemek" diye bir tabir vardır. Bizim bu dönem içinde ektiklerimizi biçeğimizi düşünüyorum. Çok önemli yatırımlar yaptık, çalışmalar yaptık. Marka olma yolunda mücadele verdik. Bir Fransa'nın, bir İtalya'nın çok markası var. Onlar da kolay gelmediler buraya. Bir kısmı ikinci jenerasyon, bir kısmı üçüncü jenerasyon. Heyecanlarının ve enerjilerinin azaldığını görüyoruz. Bu bizim için bir avantaj. Yaşlanan nüfusla birlikte, rahata düşkünlük, aynı zamanda çalışma isteğinin azalması onlar için çok büyük dezavantaj. Bir avantajları var, sistem kurucular. Biz de kendi içimizdeki heyecanı, motivasyonu karmaşık bir yapıdan sistemli yapıya geçirebilirsek onlardan çok daha iyi olabiliriz diye düşünüyorum.

*  Krizden sıyrılmaya başladık. Önümüzdeki dönem için sektöre ne tür bir mesaj vereceksiniz?

Yurt dışından Türkiye'ye gelip alım yapmak isteyen firmalara, yurt dışından Türkiye'ye yatırım yapmak isteyen markaların söylediği şeyi söyleyeceğim: "İTKİB'de yaklaşık 3 bin firma var, "Biz en fazla 150-200 firmaya iş yaptırabiliyoruz" Bu  bizim için önemli bir sayı. Bu 150-200 firmaya baktığınız zaman, 2 yıllık prodüksiyonu dolu. Kapasitesi dolu, yeni bir iş alamıyor. Bu çerçevede bizim yaptığımız işi hem bir sistem içinde, hem bir kurgu içinde, kalite içinde işimiz çok. Bunu yapmadığımız zaman dışarıdan ya bir destek bekliyoruz. Kendi kendimize başkalarının yaptığı işle ilgili eleştirilerde bulunuyoruz. Benim hayat felsefem budur: İnsan başkasıyla uğraşıyorsa, hiçbir şey yapamayan bir insandır. Kendine ait bir şeyi varsa, meşguliyeti varsa, bu meşguliyetle birlikte her şeyini, düşüncesini, fiziksel gücünü kullanıyorsa, o insanın boş zamanı yoktur. Yani bir şey yapmak.... Hani, Peygamber Efendimiz (sav), bir grup sahabisiyle yürürken yolda boş boş oturan bir adam görürler. Peygamber Efendimiz (sav), adama hiçbir şey yapmadığı için selam bile vermez. Bu bizim rehberimiz olmalı aslında. Peygamber Efendimiz 1400 yıl önce bu düsturu ortaya koyuyor bizim için. Ne kadar önemli bir rehberlik.

Kültürel motiflerimizi modernize ediyoruz

*  Kreasyonlarınızdan bahseder misiniz? Kreasyan oluştururken Türkiye'nin kültürel motiflerine dikkat ediyor musunuz?

Bizim en önemli özelliğimiz kendimize ait değerleri, motifleri, sembolleri uyarlayarak kullanmamız. Yurt dışında yabancıların bu durum çok dikkatini çekiyor. Bu taklit olmuyor, siz kendi aslınızı ortaya koyuyorsunuz. Ama bunları modernize etmeniz lazım. Onların algılayabileceği bir hale dönüştürmeniz gerek. Bunu da çok iyi yapıyoruz. Kravatlarımızda, ceket astarlarımızda bazı logo olarak kullanılan detaylarımızda bunları kullanıyoruz. Bir çok kreasyonda bu durumlar dikkat çekiyor. Bunu yapmanın önemli olduğunu düşünüyorum. Yoksa taklit aslını yaşatır, başka bir şey yapmaz.

* Türk insanın giyim zevki nasıl sizce?

Bir çok ülkeden iyi. Ben sadece özel arabayla dolaşan bir insan değilim. Yeri geldiğinde otobüse, yeri geldiğinde metroya binerim. İnsanların giyimlerine bakıyorum, gözlemliyorum. Asgari Standard içinde yaşayan insanımızın durumunu, kılık kıyafet normlarını bilmek çok önemli. Ben olumlu görüyorum. Olumlu buluyorum. Sadece üst segment ve üst kesim değil genel anlamda genel anlamda halkımız güzel giyinmeye başladı diye düşünüyorum.

Tekstil sektörü krizde rüştünü ispatladı yazı dizisinin bölümleri

  • 1. bölüm : Tekstil sektörü krizde rüştünü ispatladı31-10-2010
Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Röportaj bölümü’nde 31.10.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • yer Kaynak: Nedim Odabaş / Türkiye
  • tags Etiketler: orakçıoğlu, tekstil, sektör,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Röportajlar

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. İnsanlığın Saadeti İslam ile mümkündür
    2. Fetih Bir Başkaldırıdır
    3. Erbakan bir dünya lideriydi
    4. Batıdan alacağımız çözümler bize çare olamaz
    5. Dört ülkeyle aynı anda savaşa girebiliriz
    6. "IFRD'yle daha yaygın ve etkin yardım sağlanacak"
    7. Terör yerine başörtülü eşim takip edildi
    8. Batı, kendine demokrasi, bize diktatörlük istiyor
    9. Tek suçum tarihimi ve vatanımı sevmekti
    10. Doğu Anadolu'yu "uçuracak" proje
    1. Dört ülkeyle aynı anda savaşa girebiliriz
    2. Erbakan bir dünya lideriydi
    3. Sovyet döneminden beter durumdayız
    4. Tesettürde modanın kalbi Tekbir'le İstanbul'da atıyor
    5. Tek suçum tarihimi ve vatanımı sevmekti
    6. Erbakan’ın yerli oto çabasını unutmayız
    7. Batıdan alacağımız çözümler bize çare olamaz
    8. Mazlumun derdine ortak oluyoruz
    9. Yakın tarihin en hoşgörülü lideriydi
    10. Boşnak soykırımının boyutları ortaya çıkacak
    1. Erbakan’ın yerli oto çabasını unutmayız
    2. Mazlumun derdine ortak oluyoruz
    3. 1453 Hukuk Sistemine Göre Ayasofya...
    4. Yakın tarihin en hoşgörülü lideriydi
    5. Meğer Öcalan kadar tehlikeliymişiz
    6. Türkiye diplomasi gücünü yitirdi
    7. Tesettürde modanın kalbi Tekbir'le İstanbul'da atıyor
    8. Sovyet döneminden beter durumdayız
    9. Boşnak soykırımının boyutları ortaya çıkacak
    10. "İstanbul'daki deprem riski büyük"
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Yazı dizileri

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Kimse ile hesaplaşma derdimiz yok
    2. Nijer'in madenleri hâlâ sömürülüyor
    3. Nijer'de hayat yine de güzel
    4. Nijerlilerin 'Baharı' iş ve aş
    5. Para içinde yüzen bir adam
    6. Kültür başkenti Kuveyt
    7. Kongrede gözyaşlarımıza hakim olamadık
    8. Kuveyt Kalkınma Sandığı bölgenin can simidi
    9. Petrolle ilgili politikalar devletlerin siyasetleridir
    10. Erbakan'ın vefatı İslâm dünyası için büyük kayıp
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Özel Dosyalar

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Irak Kürtleri "Haşimi Olayıyla" Sünniliği hatırladı
    2. Bağımsızlık hakkımız ama kullanmak istemiyoruz
    3. "Mem û Zin Tower"de Happy Nawroz
    4. ÖGM, DGM'nin üniformasızı mı? Vesayeti yıkan yargı mı?
    5. Devlet Güvenlik Mahkemeleri
    6. İlk Özel Yetkili Mahkeme: Abdulhamid'in Yıldız Mahkemesi
    7. AVM'ler Mescitsiz toplum projesi mi?
    8. Bodrumlara sürgün edilen mescitler
    9. Panorama 2011
    10. Panorama 2011
    1. Bağımsızlık hakkımız ama kullanmak istemiyoruz
    2. Irak Kürtleri "Haşimi Olayıyla" Sünniliği hatırladı
    3. Devlet Güvenlik Mahkemeleri
    4. ÖGM, DGM'nin üniformasızı mı? Vesayeti yıkan yargı mı?
    5. İlk Özel Yetkili Mahkeme: Abdulhamid'in Yıldız Mahkemesi
    6. "Mem û Zin Tower"de Happy Nawroz
    1. "Mem û Zin Tower"de Happy Nawroz
    2. İlk Özel Yetkili Mahkeme: Abdulhamid'in Yıldız Mahkemesi
    3. Devlet Güvenlik Mahkemeleri
    4. ÖGM, DGM'nin üniformasızı mı? Vesayeti yıkan yargı mı?
    5. Bağımsızlık hakkımız ama kullanmak istemiyoruz
    6. Irak Kürtleri "Haşimi Olayıyla" Sünniliği hatırladı
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek