ÇANAKKALE - Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Türker Savaş, özellikle tavukların bedenine yerleşip, kanlarını emerek beslenen ve ölümlere yol açabilen ‘‘kırmızı kanatlı akar‘‘ların, tavuklara nasıl bulaştığı ve hangi koşullarda çoğaldığının belirlenmesi için proje başlatıldığını bildirdi.
Savaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, AB ülkelerinde yumurtacı tavuk yetiştiriciliğinde kafes sisteminden yer sistemine geçilmesiyle birlikte sorun olmaya başlayan ‘‘kırmızı kanatlı akar‘‘ların tavukların en önemli dış paraziti olduğu belirtti.
Söz konusu parazitleri gözle görmenin mümkün olduğunu ifade eden Savaş, ‘‘Tavukların kanlarıyla beslenen bu minik canlılar tavukçulukta verimi düşürerek milyonlarca liralık kayba neden olmaktadır. Uygun koşulları bulduklarında aşırı çoğalmaları ve kan emmeleri sonucunda tavukları öldürebilmektedirler. Bu akarın aylarca beslenmeden canlı kalabilmesi onu daha da tehlikeli bir parazit haline getirmektedir‘‘ dedi.
Savaş, ilaçla mücadele yapılabilmesine karşın parazitin kümesten tamamen temizlenmesinin neredeyse olanaksız olduğuna dikkati çekerek, ‘‘Üstelik bunlar ilaca karşı direnç geliştirebilmektedir. Öte yandan ilacın kalıntı riski nedeniyle hayvan ve insan sağlığı için tehdit oluşturması, kültürel önlemler geliştirilmesini zorunlu kılmıştır. Kültürel önlemlerin başında, kümeste bu parazitin üremesini sağlayan uygun koşulların ortadan kaldırılması gelmektedir‘‘ diye konuştu.
Bir doktora projesi kapsamında bu konuda hazırlık yaptıklarına da değinen Savaş, şöyle konuştu:
‘‘Bu akara ilişkin bilinenler çok yetersizdir. Tavuğun üzerinde bulunmaması, yalnızca geceleri birkaç saatliğine tavuğun üzerine çıkıp kan emmesi bu zararlıyla ilgili çalışmaları zorlaştırmaktadır. Hangi koşullarda çoğalmaktadır? Tavuklara gece nasıl ulaşmaktadır? Hangi ışık şiddeti parazitin davranışını nasıl etkilemektedir? Hangi sıcaklıkta zarar etkisi en yüksektir? Bu gibi soruların bilimsel olarak yanıtlanması gerekir. Ama bizim üzerinde duracağımız konu daha ziyade tavukların barındırma koşullarıyla parazit yoğunluğu arasındaki ilişkiler ve tavukların bu parazite karşı geliştirdikleri direnç mekanizmalarıdır. Doktora projesi kapsamında daha çok yumurtacı tavukların büyüme dönemindeki etkilerini inceleyeceğiz. Daha sonraki projelerle de konuyu derinleştireceğiz. Böylece tavuk yetiştirme yönetimi acısından bilgi üretimini amaçlıyoruz.‘‘
Prof. Dr. Savaş, projenin 3 yılda tamamlanacağını, parazitle mücadelenin oldukça zor olduğunu, belki de bu parazitle barışık yaşamanın yollarının aranması gerektiğini kaydetti.
-İnsanlarda alerjik rahatsızlık-
Öte yandan, Prof. Dr. Savaş‘ın doktora öğrencisi Coşkun Konyalı ise konuya ilişkin kaynak topladığını, bu parazitlerin insanlarda alerjik rahatsızlıklara neden olabileceğini, dolayısıyla konunun halk sağlığı boyutunun da bulunduğunu sözlerine ekledi.



