Milletin oylarıyla Meclis‘te temsil etme hakkı kazanan Merve Kavakçı, bundan tam 12 yıl önce TBMM‘de seçilmişlerin yuhalama sesleri ve dönemin Başbakanı Bülent Ecevit‘in; "Bu kadına haddini bildirin" sözleriyle linç edilmeye çalışılmıştı.
Milletin oylarıyla Meclis‘te temsil etme hakkı kazanan Merve Kavakçı, bundan tam 12 yıl önce TBMM‘de seçilmişlerin yuhalama sesleri ve dönemin Başbakanı Bülent Ecevit‘in; "Bu kadına haddini bildirin" sözleriyle linç edilmeye çalışılmıştı.
Fazilet Partisi‘nden İstanbul Milletvekili seçilen Merve Kavakçı‘nın 2 Mayıs 1999 tarihinde TBMM‘deki yemin töreninde and içmesi engellendi. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkartıldı. Beş yıl siyaset yasağı getirildi. Ve halkın oylarıyla mecliste temsil etme hakkı kazanmış olan milletin vekilinin başörtülü olması, Anayasa Mahkemesi tarafından da Fazilet Partisi‘nin kapatılma gerekçelerinden biri sayıldı.
Şeref madalyası olarak görüyorum
Kavakçı, o dönem yaşadıklarını Habertürk‘te katıldığı canlı yayında şöyle anlattı: "Ben başörtülü bir kadın olarak Ankara Tıp Fakültesini bırakmak zorunda kalmıştım. Başörtüm nedeniyle daha önce de bir dizi sorun yaşamıştım. Olacaklara hazırlıklıydım ancak yinede bu denli anti demokratik bir tepki olacağını tahmin etmemiştim. Dönemin Başbakanı Ecevit, ‘Bu kadının haddini bildirin‘ sözleriyle bir siyasi linç kampanyasının da startını vermişti. Bu sürecin ardından 312‘nci maddeden yargılandım. Halkı bölmek, düşmanlığa sevk etmek ve başörtülü olarak meclise girmek suçlarıyla itham edildim. Hakkımdaki tüm davalardan beraat ettim. Ancak tüm bu yaşananları bir şeref madalyası olarak görüyorum."
Kavakçı‘yı yuhalayan iki kişi yemin etmedi
1999 seçimlerinde DSP‘den seçilen 136 milletvekilinden yalnız 2‘si bugünkü mecliste kalabildi. 1999 yılındaki genel kurulda meclise başörtüsüyle girdiği gerekçesiyle siyasi linç girişimine maruz kalan Kavakçı‘yı o gün meclis içerisinde yuhalayanlar bugün Ergenekon sanıkları Mehmet Haberal ve Mustafa Balbay ile Balyoz sanığı Engin Alan‘ın yargılanmalarına müdahale etmek için mecliste ‘yemin etmeme‘ boykotu gerçekleştirdi.
O dönem de DSP masalarından ‘yuh‘ sesleri yükselten Erdoğan Toprak ve Mehmet Emrehan Halıcı, bugün CHP masalarında Ergenekon ve Balyoz sanıklarını kurtarmaya çalışıyor. Hem de milletin iradesini temsil etmek üzere gönderildikleri mecliste yemin dahi etmeyerek.
O gün yuhalayanlar bugün de yemin etmedi
O dönem DSP masalarından ‘yuh‘ sesleri yükselten Erdoğan Toprak ve Mehmet Emrehan Halıcı, bugün CHP masalarında Ergenekon ve Balyoz sanıklarını kurtarmaya çalışıyor. Hem de milletin iradesini temsil etmek üzere gönderildikleri mecliste yemin dahi etmeyerek.
Ekşi bugün de söyleyebilir mi?
CHP‘den milletvekili seçilen ve en yaşlı üye sıfatıyla TBMM‘nin ilk oturumunu ve yemin törenini yöneten Hürriyet eski Başyazarı Oktay Ekşi, Merve Kavakçı olayını köşesinde; " Leyla Zana 1991 Meclisi‘nde yapılan yemin törenini bu devleti bölmek amacıyla istismar etmişti. Merve Kavakçı aynı işi, bu devletin felsefesini yıkmak için yapmaya kalktı" benzetmesinde bulunmuştu. Ama görülüyor ki bugün milletvekili seçildiği CHP, yemin törenini boykot etti. Ekşi o gün Leyla Zana‘nın istismarı için söylediği ‘devleti bölmek amacı‘ taşıdığı ifadesini bugün de yemin törenini istismar eden kendi partisi için söyleyebilir mi?


