Güney Sudan Yönetimi Başkan Yardımcısı Riek Machar, geçtiğimiz hafta Commonwealth, yani İngiliz Milletler Topluluğu, uluslar konferansına katılmak için Malezya'ya gitti.
Bu durum, üzerinde Batı'nın ve İsrail'in kirli faaliyetlerinin döndüğü Sudan'ın ve doğal kaynaklarının, işbirlikçi idareler eliyle yine Batılı ülkelerce sömürülmesine yol açabilir. Güney Sudan, Kuzey ile Güney arasında 21 senedir devam eden iç savaşı bitiren 2005'teki barış anlaşmasının neticesi olarak Ocak 2011'deki halk oylamasıyla Kuzey'den ayrıldı. Güney Sudan'da önemli ölçüde Müslüman nüfusu da yer almasına rağmen, Batılı medya organlarının yoğun propagandaları ve İsrail'in yıllardan beri devam eden ayrılıkçı unsurlara yardımlarıyla, Güney bölgesinin ayrılmasına yol açtı. 9 Temmuz'da bağımsızlığını ilan edecek olan Güney Sudan, petrol bölgesi olan Abyei'nin de kendi bölgeleri içinde olduğunu iddia ediyor. Afrika'nın en geniş topraklarına ve Nijerya'dan sonra en fazla petrol yataklarına sahip olan Sudan'ın Abyei petrolünden yıllık 12 milyar dolar gelir elde ediliyor. Bu durum, emperyalist Batı'yı ve İslami bir güç olarak ortaya çıkması ihtimali nedeniyle de İsrail'i yakından ilgilendiriyor. 2005'teki Barış Anlaşmasına göre Kuzey ve Güney, petrol gelirlerini paylaşacaklardı. Ancak, Güney Sudan'ın buna riayet etmeyeceğini söylemesi ve Kuzey Sudan'ın lideri Ömer El Beşir'in de bu durumda Güney Sudan'ı tanımayacağını açıklaması Sudan sorununu yeniden gündeme taşıyacak gibi.
Hartum sokakları da karışabilir
Petrol bölgesi Abyei'nin Güney'de kalması, Kuzey için petrol gelirinin kaybedilmesi, yatırımların yavaşlaması, milli gelirin düşmesi, halkın daha da fakirleşmesi demek olacağından Ömer el Beşir'e karşı muhalif hareketlerin de artması bekleniyor. Arap devrimlerinin Sudan'a uyarlanması, Hartum, Nyala, Omdurman gibi şehirlerin Arap ülkelerinin sokaklarına dönmesi gibi bir ihtimali gündeme getirebilir. Elbette ki, puslu havayı seven Batılı güçler ve İsrail, El Beşir'den kurtulma fırsatını değerlendirebilirler. Bu arada, Güney Sudan'ın inşası ve gelişmesi için elden gelen yardımı sağlayacağını açıklayan Çin de Sudan petrolleri konusunda bir başka önemli aktör olarak görünüyor. Abyei petrollerinin, Çin-Sudan ve Kanada-Hindistan-Malezya ortaklığında iki şirket tarafından çıkarıldığı biliniyor. Bu karmaşık çıkar ilişkileri ağı Sudan'ı kuşatmış durumda ve Arap devrimleri de ülkeyi karıştırmak isteyenler için görünüşte meşru bir koza dönüşebilir.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: Burak Kıllıoğlu / Dünya
Etiketler:



