Milli Görüş‘ün asla unutulmayacak neferleri arasındaki yerini alan Ali Soylu, vefatının 11. yıldönümünde rahmetle anılıyor... Ömrünü davasına adayan ve Milli Görüş Lideri merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan‘a sadakatiyle örnek bir şahsiyet olan Ali Soylu son nefesine kadar davası için gecesini gündüzüne katarak cihat aşkıyla çalıştı.
Hayatını Millî Görüş‘e adayan dava adamı Ali Soylu, ölümünün 11. yıldönümünde rahmetle anılıyor. Trabzon‘da dün mezarı başında yapılan anma programında Soylu ile birlikte ahirete göç eden eşi ve iki çocuğu dualarla yâd edildi. Akşam da Of Belediyesi Aydıner Kültür Merkezi‘nde geniş katılımlı bir anma programı gerçekleştirildi. Başta ailesi olmak üzere arkadaşları, sevenleri ve çok sayıda misafirin katıldığı programda Fatihalarla ve okunan dualarla Ali Soylu, eşi Neriman hanım ve çocukları rahmetle anıldı.
Ali Soylu, Milli Gençlik Vakfı Genel Başkan Yardımcısı iken 30 Haziran 2000 yılında Trabzon‘a giderken Sungurlu ilçesi yakınlarında geçirdiği elim bir trafik kazası sonucu Hakk‘ın rahmetine kavuşmuştu. Kazada eşi Neriman Soylu ile çocukları Fatıma Zehra ve Muhammed Talha da vefat etmişti.
Milli Gençlik Vakfı‘nda; inancı, ideali için yılmadan mücadele eden ve Milli Görüş‘ün asla unutulmayacak neferleri arasındaki yerini alana Ali Soylu için Milli Görüş Lideri merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan, "Gençlerimizin hepsine bir numune olarak Ali Soylu Kardeşimiz her zaman kalplerimizde yaşayacaktır" demişti.
Ali Soylu:
1960 Of Çamlıtepe mahallesinde doğdu. İlkokulu Of‘ta, Lise tahsilini Trabzon İmam Hatip Lisesi‘nde yaptı. İki yıl İmam Hatiplik görevinde bulundu.
Askerlik dönüşü Yavuz Selim Vakfı Trabzon Şube Müdürlüğü, Trabzon Gençlik Başkanlığı, Karadeniz Gençlik Başkanlığı, Milli Gençlik Vakfı istişare kurulu üyeliği yaptı.
Refah Partisi Trabzon İl Yönetim Kurulu üyeliği sırasında Necmettin Erbakan Hocamızın isteği üzerine 1987‘de Refah Partisi Genel Merkezinde seçim işleri, miting ve gezi organizatörü olarak görevde bulundu. Son olarak Of Belediye Başkanlığı‘na aday oldu. Seçim sonrası Ankara Belediyesi Metropol A.Ş. Personel Müdürlüğü yaptı. Son görevi, MGV Genel Başkan Yardımcılığı idi. 30 Haziran 2000‘de Trabzon‘a giderken Sungurlu‘da geçirdiği trafik kazası sonucunda vefat etti. Bu kazada eşi Neriman Hanım, kızı Fatıma Zehra ve küçük oğlu Abdurrahman Zahit de vefat etti. Kazada diğer oğulları Necmettin Cahit ve Abdurrahman (Ali) ise yaralı olarak kurtuldu.
Zeki Ceyhan: ‘Bir mübarek insan!‘
Ali Soylu!
Dosdoğru bir insan!
Tavizsiz bir insan!
Davasına sadık bir insan!
Liderine can-u gönülden bağlı bir insan!
Dünya nimetlerini elinin tersi ile itmiş bir insan!
Kısacası mübarek bir insan!
Evet, aramızdan ayrılalı yıllar oldu ama biz bu ayrılığa bir türlü alışamadık!
O‘nu hep aramızda yaşıyor gibi düşündük!
Anılarıyla birlikte yaşadık!
O güler yüzü hep bizimle birlikte oldu!
Yine odamızın kapısını tıklattı!
Yine neşesi ile neşemize neşe kattı!
Her seferinde rahmet diledik kendisine!
Ali Soylu kardeşimiz yaşamı ile bizlere örnek oldu!
Mübarek bir insanın nasıl olması gerektiğini sadakati ve bağlılığı ile bizlere gösterdi!
Ali Soylu kardeşimiz Milli Görüş davasının genç nesillerine örnek olmaya devam ediyor!
Şu satırları kaleme alırken fark ediyoruz ki Ali Soylu kardeşimizi fena halde özlemişiz!
Ali Soylu kardeşimizin yerini doldurmanın kolay olmadığını biliyoruz!
Yerini doldurmak mümkün değil ama "O‘nu anlamaya çalışabilir ve O‘nu genç nesillere anlatarak önemli bir görevi yerine getirmiş olabiliriz" diye düşünüyoruz!
Bu duygular ile Ali Soylu kardeşimize Yüce Rabbimizden rahmet, geride kalan ailesine bol bol sabır diliyoruz!
Abdülkadir Özkan: "Sevgili Ali‘mi kısaca nasıl anlatayım ki..."
Rahmetli Ali Soylu kardeşimi ölüm yıldönümünde kısaca anlatmam istendiğinde gece sabaha kadar geçmişe yolculuk ettim. Bilgisayarın başına geçtiğimde Sevgili Ali‘yi kısaca anlatmamın mümkün olmadığının farkına vardım.
Trabzon‘da Rahmetli Erbakan Hocamın da hazır bulunduğu nikah töreninden Of‘ta köylerindeki evlerinin bahçesinde kazılan mezarlarda ebedi ahrete intak ettikleri ana kadar uzun bir süre Ali ile ortak anılarımız oldu. Özellikle de memleketinde yaylaya yaptırdığı evine tatil için ısrarlı davetlerine bir türlü karşılık verememiştim. Bu daveti son olarak babası ile birlikte ebedi hayata uğurladığımız güzeller güzeli Sevgili kızı Fatıma Zehra yapmıştı.
Hayatlarını kaybettikleri kazadan iki gün önce Çarşamba günü gazetedeki odamda otururken Rahmetli kardeşim Ali Soylu Kızı Fatıma Zehra ile uğramıştı. Memlekete izne gitmeden önce üzerindeki emanetleri teslim etmek için gelmişti. Biraz sohbet ettikten sonra görüşmesini yapmak üzere yanımdan ayrıldı. Bizde Fatıma Zehra ile kaldık. O anı şimdi bile tüm canlılığı ile yaşıyorum.
-Amca.. Babam yaylaya davet etmiş gelirim demişsin.. Ama mutlakta bekliyoruz, demişti.
Doğrusu Ali‘nin davetine gitmek niyeti ile "evet" demiştim ama Fatıma‘nın bu davetin ölüm hariç karşılıksız bırakamayacak bir hale getirmişti. Kısa sohbetimiz ardından Ali‘nin işi bitip Fatıma ile yanımdan ayrıldılar. Cuma günü yola çıkacaklarını biliyordum. Akılımın ucundan bile geçirmediğim acı haber Cuma günü öğleden sonra geldiğinde yıkılıp kaldım.
Hemen Otogara giderek bulduğum ilk otobüs ile Trabzon Of‘a hareket ettik. Ertesi gün sabah Of‘taydım. Cenaze namazı Rahmetli Erbakan Hocamın da katılımı ile Of‘ta kılındıktan sonra cenazeler Köye çıkartıldı. Daha önce bir gece kaldığım evlerinin bahçesine kazılan kabirlere defnedildiler. Dualar okunup gözyaşları pınar olduktan sonra kendime geldiğimde Sevgili Fatıma‘nın yaylaya davetini hatırladım ve oracıkta, "Sevgili Fatıma davetini kabul etmiş köye geleceğime söz vermiştim ama sizleri toprağa vermek için değil. Sevgili yavrum böylede olsa sözümü yerine getirdim" derken gözlerimden akan yaşlar acıma şahitlik ediyordu..
Ali Soylu ile ilgili pek çok anım var demiştim. Uzun yıllar aynı misafirhaneyi paylaşmış, Anadolu yollarını birlikte arşınlamıştık. Kısacası iki ağabey-kardeş olarak sevinç ve hüzünlerimiz ortaktı.
Bu noktada Ali Soylu nasıl bir insandı sorusunu kendimce kısaca cevaplandırmak isterim. Sevgili Ali dümdüzdü. Sevgisini de öfkesini de coşkulu yaşardı. İki yüzlülükten nefret ederdi. Bu düzlüğü belki bazıları tarafından yadırganırdı ama onun samimiyeti, düzlüğü dostluğunun güvenlik garantisiydi. Verilen işi kabul ettiği anda kesinlikle gözünüz arkada kalmazdı. Bütün gücüyle o işi en iyi şekilde yerine getirirdi. Davasının tavizsiz delisiydi. Daha ne söylesem bilmem ki..
Kısacası nesli azalmış olan adam gibi adamlardandı. Allah mekânını cennet etsin. Bizleri ebedi âlemde sana komşu eylesin. Âmin.
Sadık Soylu (Kardeşi): "Milli Görüş ve Erbakan O‘nun her şeyiydi"
Merhum Ali Soylu‘nun kardeşi Sadık Soylu, Milli Görüş‘ün, abisi için bir hayat olduğunu dile getirerek, bu hareketin çok önemli aksiyoner bir adamı olduğunu kaydetti. Sadık Soylu, duygularını şu şekilde dile getirdi: "Bu hareketin çok önemli aksiyoner bir adamıydı. Yeri doldurulamayacak önemli bir dava adamıydı. Bu dava için çalışmak onun için bir ibadetti. Gecesi gündüzü yoktu ama bu çalışmadan büyük bir zevk alırdı. Bizim de hayatımıza da yön veren bir kişilikti. Yokluğunu her geçen gün daha çok hissediyoruz. Ali ağabeyime çok şey borçluyuz. Allah kendisinden razı olsun, mekânı cennet olsun"
İlyas Tongüç (AGD Genel Başkanı): "Hayır çalışmalarında hep öndeydi"
"Ali Soylu dendiğinde aklıma, mert bir insan geliyor, şuurlu bir insan geliyor ve davasına sadık bir insan geliyor ki özellikle Erbakan hocamıza karşı muhabbetini, sevgisini çok değişik zamanlarda ortaya koymuş, yaşamış birisidir. Kendisi aslında görev alma hususunda istekli olmamasına rağmen görev verildikten sonra kabul etmiş ve büyük bir gayretle o görevini her türlü çalışmada bulunarak, büyük bir titizlikle neticelendirmiştir.
Yani bir görev verdiğinizde orada Ali Soylu varsa, o görevin sahibi ise o görevle alakalı endişelenmeyeceğiniz fevkalade güzel bir çalışma performansı ve titizliği ortaya koyardı. Biz en büyük emniyetin hizmet olduğu şuuruna göre hareket ederiz. Ali Soylu rahmetli de bu konuları hep şiar edinmiş bir insandı. Davasına sadıktı, hocamıza ve davasına sadık bir şekilde vefat etmişti. Cenabı Hak Rahmet etsin ona ve bu camiada hizmet ederken vefat eden bütün kardeşlerimize rahmet diliyorum. Onun sevdiği muhterem Hocamıza da rahmet diliyorum. Cenabı Hak hepimizi cennetinde buluştursun diliyorum. Özellikle ailesine, kardeşlerine tekraren başsağlığı diliyorum"




