Batı lı emperyal güçler Ortadoğu ya daldılar. Ormandan

çıkıp güzelim züccaciye dükkanına giren fil misali sağlam bir şey

bırakmıyorlar. Her yeri yıkıyor, her şeyi kırıp döküyorlar. Geçtiğimiz yüz yılda kendi elleriyle çizdikleri

haritaları iptal edip bu defa yenisini çiziyorlar. Bu arada dost düşman ayrımı

da yapılmıyor. Kısacası bu vahşi adamlar bölgenin hamurunu yeniden yoğurmaya

başladılar.

Irak parçalandı. Sudan resmen ikiye bölündü. Libya nın

kaça  bölüneceği henüz belli değil.

Suriye paramparça. Mısır operasyonu start aldı. Lübnan yangın yerine döndü.

Tunus kıpır kıpır. Cezayir ve Fas belirsizlik içinde. İran uzatmalara

oynuyor... Bütün bu gelişmeler sıranın Türkiye ye geldiğine işaret ediyor.

Sayın Başbakan bu günlerde çok celalli görünüyor. Önceleri yere göğe

sığdıramadığı Batılı dostlarını şimdilerde eleştiri bombardımanına tutuyor.

Başbakan, bu günlerde Refah Partisi nin İstanbul il başkanı gibi konuşmaya

başladı. İsim vererek faiz lobisi diyor, ABD ye sert çıkıyor, NATO nun

tutumuna itiraz ediyor, İsrail in Filistin de devlet terörü uyguladığını

söylüyor, Mısır daki askeri darbenin arkasında İsrail in olduğunu açıklıyor,

Batı lıların ikiyüzlü olduklarını ifade ediyor...

Başbakan ın ne yapmak istediği, farklı bir yol

haritasının olup olmadığı konusunda bir netlik yok. Sözlü ifadelerin ilerisine

geçen bir icraatına da şahit değiliz. Yaptırım adına, Mısır büyükelçisinin geri

çağrılmasının dışında atılmış herhangi bir adım söz konusu değildir. Şayet bu

çıkışlar geçmişte olduğu gibi bir RTE klasiği olarak kalacaksa ve de bu kadar

esip gürledikten sonra hiç bir şey olmamış gibi yola devam edilecekse, bu kadarına

gerek yoktu. Belki takip etmekte olduğu politikalara zarar verdiği bile

söylenebilir. Yürümekte olduğu yanlış yoldan geri dönmeyi düşünmüyorsa ne

kendisini yorsun ne de milleti lüzumsuz beklentilere soksun. Eğer Sayın

Başbakan söylediklerinde samimiyse o zaman gereğini yapsın.

Sayın Başbakan ın dediği gibi bu ülkede bir faiz lobisi

var; insanımızın kanını bu dönemde de emmeye devam ediyor.

Sayın Başbakan ın tespit ettiği gibi ABD İsrail in

hamisidir ve bölgedeki huzursuzlukların kaynağı İsrail dir.

Sayın Başbakan ın ifade ettiği gibi ABD ve AB ülkeleri

Mısır daki darbeye darbe diyememişlerdir, darbecilerin masum sivillere yönelik

giriştikleri katliama da katliam demekten ısrarla kaçınmaktadırlar; bunlar

ikiyüzlüdürler.

Sayın başbakan tespitlerinde haklıdır; NATO, sadece kendi

çıkarları söz konusu olduğunda devreye girer.

Bu ve benzeri tespitlere katılmamak mümkün değil. Ancak,

bu tarz konuşmaları STK temsilcileri de yapıyor. Sayın Erdoğan da aynı şeyleri

tekrar ediyor. Sayın Erdoğan STK sözcüsü değil, ülkenin Başbakanıdır. Arada bir

fark olması gerekmiyor mu Başbakanlık, şikâyet etme makamı değildir;

başbakanlık işin gereğini yapma makamıdır.