SETA'nın Türkiye'nin 2012 yılını masaya yatırdığı analizinde ciddi uyarılar yer aldı. Türkiye'nin gelecek yılına damgasını vuran en önemli gündem maddesinin yeni anayasa çalışmaları olacağının kaydedildiği analizde, bu sürecin siyasal kavga alanına dönüşeceği belirtildi.
2012'de çatışma alanı anayasa
Analizde, 2012 yılının Türkiye'nin dönüşüm yapan çizgisi ile ve buna karşı verilen tepkiler ile şekilleneceğinin de altı çizilerek, "2012 yılı hem iç politikada hem de dış politikada, yolu çizilmiş, çerçevesi belirlenmiş, talepleri netleşmiş, gündemi şekillenmiş Türkiye'yi hem kurumsal hem de siyasal bağlamda bedenlendirme çabalarıyla ve buna karşı verilen tep lerle şekillenecektir. Bu çaba, ortaya çıkan ihtiyaçlar ve tartışmalarla, aslında tek bir başlığı göstermektedir: Yeni Anayasa. Hem iç hem de dış politikadaki birçok sorun, tema, talep ve kaygı bu başlık etrafında bugüne kadar görülmediği ölçüde içiçe geçmiştir ve geçecektir" denildi.
Darbe ürünü anayasa otoriter ruhu taşıyor
"Yeni anayasa talebi, Türkiye'de siyasetin adeta vazgeçilmez temalarından biri. Darbe ürünü Anayasa, ara ara önemli veya önemsiz, geniş veya dar kapsamlarda değişikliklere maruz kalsa da, otoriter ruhu varlığını ve etkisini hep koruya geldi" değerlendirmesinin yer aldığı analizde, hükümete bu anlamda ciddi görevler düştüğü belirtildi. Analizin ilgili bölümünde, "Parti kapatmalarla, yasaklamalarla, engellemeler ve vesayet sistemiyle ya talebin, güçlü öznelerden yoksun, son derece soyut bir talep olarak kalması sağlanıyordu ya da güçlü öznelerin
varlığı ve meşruiyeti ancak bu talepten kaçınmaları sayesinde mümkün olabiliyordu. Yeni Anayasa, Türkiye'nin hayati, vazgeçilemez ve ertelenemez bir ihtiyacı haline gelmiştir. " görüşüne yer verildi.
Yanlış politikalar uygulandı
Yanlış uygulamalar sonucunda Türkiye'nin sorunlu bir miras bırakıldığının da belirtildiği analizde, "Bugüne kadar uygulanan politikalar son derece büyük ama bir o kadar da sorunlu bir miras oluşturdu: farklı şekillerde terbiye edilen ve edilmek istenen, bir kısmı doğrudan tasfiyeye, tenkile ve yok edilmeye maruz bırakılan toplumsal ve siyasal kesimler var. Bu mirasın yansımaları Kürt meselesinden tutun, farklı kimliklerin tehdit olarak kodlanmasına, Türkiye toplumsallığının ana eksenini temsil eden İslam'ın bizzat kendisinin ve temsillerinin sürekli bir kontrol ve tasfiyeye maruz kalmasına kadar çok farklı şekillerde görünmektedir. Gerek Yeni Türkiye'nin kurulma sürecinde yaşananlar gerekse özel olarak 2011 yılı boyunca Kürt meselesi, Dersim, Alevi kimliği, Diyanet, asker-sivil ilişkisi, yargı üzerine yaşanan tartışmalar, bu mirasla hesaplaşmanın yaşandığını göstermektedir. 2012 yılında aynı sürecin yansımaları, daha da artarak devam edecektir" değerlendirmesi yer aldı.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: AHMET AÇIKAY - ANKARA / Türkiye
Etiketler:



