Geçtiğimiz yıl Eylül ayında geçirdiği kalp krizi sonucu ani bir şekilde aramızdan ayrılan şair ve yazar Olcay Yazıcı, sevenleri tarafından düzenlenen bir programla anıldı. Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi'nde düzenlenen anma programına; Olcay Yazıcı'nın ailesiyle birlikte, Yazıcı'nın yakın dostlarından şair Bestami Yazgan, Yeni Dünya Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Mahmut Bıyıklı, gazeteci Ekrem Kaftan, tarihçi yazar Dursun Gürlek ve ESKADER Başkanı Mehmet Nuri Yardım katıldı.
2010 yılı Eylül ayında geçirdiği kalp krizi sonucu ani bir şekilde aramızdan ayrılan şair ve yazar Osman Olcay Yazıcı sevenleri tarafından düzenlenen bir programla anıldı. Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi'nde düzenlenen anma programına; Olcay Yazıcı'nın eşi ve kızlarının yanı sıra, Yazıcı'nın yakın dostlarından olan şair Bestami Yazgan, Yeni Dünya Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Mahmut Bıyıklı, gazeteci Ekrem Kaftan, tarihçi yazar Dursun Gürlek ve ESKADER Başkanı Mehmet Nuri Yardım katıldı.
Bir şairin kimliğini şiirlerinde görmek mümkün
Şair ve yazar Osman Olcay Yazıcı, Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi'nde düzenlenen progframla anıldı. Anma etkinliğinde konuşan şair Bestami Yazgan, ister hayatta olsun ister olmasın, bir şairi memnun edecek en güzel şeyin, onun şiirinin okunması olduğunu söyledi. Yazgan; ''Gerçek şairler, pergelin bir ucunu milli kültürlerine koyar, diğer ucuyla tüm dünyayı dolanır, tüm insanlığın dertleriyle dertlenir. Yazıcı'da da bu özellikleri görüyorum'' diye konuştu. Bir insanın kimliğini parmak uçlarının ele verdiğini, bir şairin kimliğini de şiirlerinde görmenin mümkün olduğunu ifade eden Yazgan, değerli bir dil ustası olan Yazıcı'nın şiirlerinde soylu bir ilhamla beraber titizlikle oluşturulmuş bir ustalığın izlerinin görüldüğünü vurguladı. Yazgan, Yazıcı'yı ''ses ustası'' olarak nitelendirerek, şiirlerinde hiçbir fazlalığın olmadığını, ne bir kelimenin çıkarılabileceğini ne de eklenebileceğini, bir pınar gibi berrak bir şekilde okuyucusuna hayat verdiğini aktardı. Bestami Yazgan, şöyle devam etti: ''Olcay Yazıcı, milletin derdiyle dertlenen bir şairdi. Derdi olmayan insan sanatçı olamaz. Hele şair hiç olamaz. Şairin, gönülden gönüle akması için bir derdi olmalı. O, tarafını belli etmiş bir şairdi. O, milletin ve ümmetin yanık yüreğine su taşıyan bir karınca gibiydi. O, bir yanlışlık gördüğü zaman karşısındakinin yüzüne söyleyecek kadar sert, ama arkasından konuşmayacak kadar da mertti.''
Beni etkileyen kitap haliydi
Olcay Yazıcı'nın en yakınındaki isimlerden olan Mahmut Bıyıklı, yaşadığı son günlerinin de önemli şahitlerinden. "Beni şiirlerinden de sanatından da daha çok etkileyen yönü, kitap olan haliydi" diyerek Olcay Yazıcı'nın farklı yönlerine dikkat çeken Mahmut Bıyıklı; "Onun kendi kitaplarının üzerinde bir yaşamı vardı" dedi. Olcay Yazıcı'nın son günlerini anlatan Bıyıklı; "Sonradan öğrendiğime göre vefat ettiği gün tüm dostlarını arayıp vedalaşmış. Olcay abi, hayatı ciddiye alan bir adamdı. Benden yaşça çok büyük olmasına rağmen benimle arkadaş gibiydi. Onunla tanışmış olmam bana yüzlerce kitap okumaktan daha çok şey kattı" şeklinde konuştu.
Yazıcı'nın yakın arkadaşı gazeteci Ekrem Kaftan da Olcay Yazıcı'nın bir ''İstanbul beyefendisi'' olduğunu belirterek; ''Memleketinin değerlerini yaşatmak için çocukluk günlerinin hasretini hep içinde taşıyan bir şairdi'' dedi. Kaftan, Yazıcı'nın İstanbul hayatını benimsemediğini dile getirerek, Yazıcı'nın çocukluğuna dair hatıralarının çok olduğunu söyledi. İstanbul Türkçesiyle konuşan ve yazan Yazıcı'nın, kendisi için bitmez tükenmez bir hazine olduğunu vurgulayan Kaftan, şunları kaydetti: ''Biz, her yıl Ağustos ayında Afyon'a Şiir Geceleri'ne giderdik. Beraber yolculuklar yaptık. Yıllarca aynı otel odalarını paylaştık. Eğer Olcay Yazıcı'nın vefasını, dostluğunu bu kadar unutamıyorsam, bu benim vefamdan daha ziyade onun bende bıraktığı sevgidendir. Aynı odayı paylaştığımız dönemde ben bir muhabirdim, o bir röportaj yazarıydı. Ben henüz hiçbir kitabı olmayan bir meraklıydım. Onun Tartışmayı Tartışmak adlı kitabı çıkmıştı. Gençlere diyorum ki, tek tek bütün kitaplarını okuyun. Onun kitaplarında Türkçe'nin ne kadar güzel bir dil olduğunu anlayacaksınız.''
Anma programı; Hicabi Ünal'ın, Olcay Yazıcı'nın Eylül'ün Kırdığı Gül adlı şiirini okumasıyla sona erdi.
Olcay Yazıcı kimdir?
1953'te Trabzon'da doğan Yazıcı'nın, birçok dergide şiir, hikâye, deneme ve fikir yazıları yayımlandı. Türk Edebiyatı dergisinde bir dönem yazı işleri müdürlüğü yaptı. 1984'te gazeteciliğe başlayan Yazıcı; yazı dizisi, mülâkat ve köşe yazarlığının yanı sıra kültür sanat sayfası editörlüğü görevinde de bulundu.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



