Şair Fazıl Hüsnü Dağlarca, ölümünün birinci yıl dönümünde Mehmet Akif Ersoy Üniversitesinde (MAKÜ) anıldı.

MAKÜ‘de düzenlenen sempozyumda, geçen yıl 15 Ekimde vefat eden Fazıl Hüsnü Dağlarca, Burdurlu öğrenciler ve öğretim üyeleri tarafından da unutulmadı. MAKÜ Konferans ve Sergi Salonu‘ndaki program, müzik bölümü öğrencilerinin hazırladığı müzik dinletisiyle başladı.

MAKÜ Rektörü Prof. Gökay Yıldız, sempozyumun açılışında yaptığı konuşmada, Türk edebiyatına ve Türkçe‘ye hizmet sunan Dağlarca‘yı MAKÜ‘de anmaktan büyük onur duyduğunu söyledi.

15 Ekim 2008‘de yaşamını yitiren Dağlarca hakkında ‘‘Türkçenin ses bayraktarı, Türkçe‘nin mimarı, Türkçe‘nin yere hiç konmayan kartalı, Türkçe‘nin ulu çınarı, Türk şiirinin yaşlanmaz çocuğu, tek başına bir okul, şiir ormanının en heybetli ağaçlarından biri, evrensel ozan‘‘ gibi tabirler kullanıldığını ifade eden Rektör Yıldız, bu tanımlamaların büyük şair için çok isabetli olduğunu dile getirdi.

Dağlarca‘nın yüzyılın en önemli dünya şairlerinden biri olduğunun altını çizen Yıldız, onun en önemli yönünün doğayı, insanlığı, hayatı arı bir Türkçe ile yansıtması olduğunu belirtti.

Prof. Dr. Yıldız, Dağlarca‘nın 75 yıl boyunca şiir yazıp, okuduğuna işaret ederek, Dağlarca‘sız bir Türk şiiri, Türk edebiyatı ve Türk kültürünün düşünülemeyeceğini vurguladı.

Ünlü ozanın Türkiye ve Türkçe‘nin özü olduğunu anlatan Rektör Yıldız, sözlerini şöyle tamamladı:

‘‘150‘ye yakın şiir kitabı olan Dağlarca‘yı bugün yeniden okumak, okutmak, gençlerimize tanıtmak en önemli görevlerimiz arasındadır. MAKÜ olarak düzenlediğimiz sempozyumda yer alan konuşmaların, tartışmaların ve sunulacak bildirilerin dağlarca yaşayıp, dağlarca ölen şairimiz hakkında yapılacak çalışmalar için kaynak oluşturacağı ve yeni araştırmalara ışık tutacağı beklenmektedir.‘‘

MAKÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yasemin Akman Karabeyoğlu da sanatın bir toplumun gelişmişliğinin en önemli göstergelerinden biri olduğunu söyledi. Mustafa Kemal Atatürk‘ün sanata ve sanatçıya verdiği önemi sık sık dile getirdiğini bildiren Karabeyoğlu, Atatürk‘ün ‘‘Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir‘‘ sözünü hatırlattı.

Sanatçıların sadece yaşadıkları coğrafyaya değil, dünyaya yön veren çok önemli kişiler olduğunu ifade eden Karabeyoğlu, şunları söyledi:

‘‘Onlar birer pusula gibidir. Sadece kendi yaşadıkları bölgeye değil, dünyaya yön gösterirler. Fazıl Hüsnü Dağlarca da çok önemli bir sanatçıydı, toplumumuza yön verirdi. Öğrencilerimiz ve herkesin O‘nu çok iyi tanıması gerekir. Türkçemizin özgürleşmesinde, yabancı tutsaklığından kurtulmasında çok büyük katkıları olan Dağlarca‘yı saygıyla anıyoruz.‘‘

Araştırmacı Yazar Konur Ertop da 2 gün sürecek sempozyumda ilk olarak Dağlarca‘yı anlattı. Dağlarca ile ömrünün son yıllarında birçok kez biraraya gelme imkanı bulduğunu söyleyen Ertop, bazı hatıralarını anlattı.

Dağlarca‘nın Kurtuluş Savaşı ve Atatürk devrimlerinin en iyi anlatıcısı olduğunu vurgulayan Ertop, ‘‘Dağlarca, Mustafa Kemal için birçok şiir yazmıştır. O‘nu destan kahramanı gibi dillendirirken aynı zamanda ayakları yere basan, akıllı, gerçek bir devlet adamı gibi aktarmıştır‘‘ diye konuştu.

Sempozyumda, Türkiye‘nin farklı bölgelerinden gelen akademisyenler, ünlü Şair Fazıl Hüsnü Dağlarca ve şiiri hakkında bildiriler sunacak.

Muhabir: Haber Merkezi