milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • ÜŞÜTMEYE KARŞI ETKİLİ (CİĞEROTU)
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Sadakanın Urları

24 ARALIK 2008
ÇAR 01:40

[-] Normal [+]
  • Aile Hayat
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Allah yolunda vermenin farz veya nafile olan bütün şekilleri, yolun en kestirme şekillerindendir. Vermek kelimesi kesinlikle almak kelimesinden üstündür.

  • Sadakanın Urları -

Veren el, alan elden değerlidir. Verenlerle vermeyenler arasındaki fark, namaz kılanlarla kılmayanlar arasındaki farkın ta kendisidir. Namazın farzını kılmayan sadakanın farzını vermeyen gibi ise namazın nafilesini kılmayan da sadakanın nafilesini vermeyen gibidir.

Sadaka kültürümüzün namaz kadar kadim olduğunu Kur'an okuyan herkes bilir. Sadakanın gördüğü teşvik, namazın gördüğü teşvik kadar değilse de, namaz teşvikinin merkezini oluşturan cennet vaadi ile aynı yerde buluşmaktadır. Sadaka kesinlikle Allah rızası eksenli bir ibadettir. Namazla farkı, kıbleye dönülerek, abdestli ve setri avretle eda edilme şartının bulunmayışıdır. Oruçla farkı, ramazan ayına sıkıştırılmamasıdır. Hacla farkı Mekke'de eda edilmesinin aranmamasıdır. Adakla farkı, muayyen bir nesneye bağlanmamasıdır.

Sadaka Allah Teâlâ'nın mümin kullarına açtığı en geniş kapılardan biridir. O kadar geniştir ki o kapı, sürünerek de koşarak da gelen için girebileceği bir alan muhakkak vardır. Yeter ki kul, şartlarına titizlik gösterdiği bir sadaka eda etmiş olsun. Sadakanın Kur'an'da şekillendirilmiş olması, önemini kavramamız açısından yeterlidir. Defalarca Kur'an sadakayı anmış, namaza çağıran müezzin gibi sadakaya çağırmıştır. Sadakanın en pratik tatbikatını da bizzat Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz yapmıştır. Sadaka vermekte öne geçen ashabına gösterdiği alakasının farklılığı, ince çizgiyi izlememize yeter. Uhud dağı ile bir avucu benzetmesindeki muhteşem ölçü tüyler ürperticidir. Uhud dağının altın olmuş var sayılan haliyle, bir avuç buğdayın karşılaştırılması anlamak için yeterli malzemeyi vermektedir. Belli ki sadaka, bir imtihandır. Çünkü o bir ibadettir. Her ibadet bir imtihandır. İmtihan da, içinden ve dışından gelecek tehlikelere karşı hazırlıklı olmayı gerektirir. Nasıl namazın farzları olduğu gibi, mekruhları ve bozan şeyleri de vardır, sadakanın da Allah rızası için yapılmış ve Allah'a yaklaştıran bir amel olmasını sağlayacak şartları ve mekruhları, ifsat edenleri muhakkak vardır. Kumbaraya para atmakla Allah için sadaka vermek arasında bariz farkların bulunması gayet tabii görülmelidir. Nihayetinde bu bir ibadettir. Her ibadet gibi karşılığı Allah'ın rızası ve cennetidir.

Eğer sadaka ibadetse!

Evet, sadaka ibadetse ki, ibadet olduğunda şüphe yoktur. Bu ibadet bizim cennet yolumuzu kolaylaştırmak içindir. O zaman şeytanın bu ibadetle ilgilenip, o ibadetle ilgilenmememizi, onu yapamazsa, değerini düşük hale getirmeyi kesinlikle isteyecektir. Asırlardan beri, benzer taktiklerle, bütün müminleri bu ecir kaynağından uzaklaştırmaya çalışmaktadır. Mümin, basireti ile şeytanın tuzaklarını atlamak zorundadır. Sadakayı işlevsiz hale getiren veya değerini düşüren hatalara karşı uyanık olmamız için bu hataları bilmemizde yarar vardır.

Birinci Ur:

Allah için yapılan bir işi Allah'ın kullarına teşhir etme hastalığı. Sadakada kalite, sağ elin verdiğini sol elden bile gizlemektir. Bu düzeyde olmasa da mümkün olduğu kadar verileni yaymamak gerekir. 'Sevabı Allah'tan teşekkürü kullardan' şeklinde özetlenebilecek, teşhir ve duyurma hastalığı sadakadaki ecri eritir. Çağımızın her şeyi kameralar önünde yapma tutumundan sadakayı çıkarmamız gerekiyor.

İkinci Ur:

Sadakanın güdülen bir iş veya bir koltuk için kullanılması. Bir vakfa, bir camiye veya hastaneye bağış yapıp onunla, elde edilecek bir menfaate kapı açmak sadakayı eritmektir.  Aslında rüşvetin kılıflandırılmış bir şekli olan bu tutum da çağın getirdiği çirkinliklerdendir. Bir aileye sadaka verip, o aileden şu veya bu şekilde bir menfaat elde etmeyi beklemek de bu türdendir.

Üçüncü Ur:

Sadakayı mum gibi eriten bir hastalık türü de, verilmiş sadakanın başa kakılmasıdır. Verilen bir sadaka kadar unutulması gereken bir şey olmasa gerektir. Sadakayı Allah Teâlâ bilmeli ve hatırlamalıdır. Kul onu hatırlayıp, hatırlattıkça sadakası erir. Peşinden gidilen sadaka, kaybedilmiş sadakadır. Hem Allah için verip hem de kul ölçülerinde peşinden gitmek olmaz.

Dördüncü Ur:

Teşekkür beklentisi de kalite düşüklüğünün nedenlerindendir. Allah Teâlâ'nın kabulü, en büyük meziyettir. Keşke o bizim bir buğday tanemizi kabul etsin de hiçbir kulu ne verdiğimizi bilmesin! Hatta bütün insanlar bizi en cimri kul olarak bilsinler!

Elbette bizim beklentimizin dışındaki teşekkürle de mutlu oluruz. O ayrı bir meseledir.

Beşinci Ur:

En yanlış tutumlardan biri sadakada tercih hatasıdır. Mümin, en yakınından başladığı bir listeyi gözetmek zorundadır. Bu yakınlık da aile içinden başlamalıdır. Kendi çocuklarını ihmal edenin, köyünü ihya etmesi, kardeşlerini unutanın hısımlarını donatması yanlıştır. İman bağı itibara alınarak, en yakından çevreye doğru açılan bir çizgide yürümemiz gerekmektedir.

Altıncı Ur:

Baştan savmış olmak için vermek de bir hatadır. Gerekli olanı ve en uygun olanı vermek sadaka için kalitedir. Aç birine cep telefonu bağışlamanın tutarsızlığı önemle incelenmelidir. Bu mantıkla yola çıkıldığında sadaka vermede ne tür hatalara düşüldüğü gayet iyi anlaşılacaktır.

Yedinci Ur:

Sadakayı köklü ve zor şartlara bağlamak da doğru değildir. 'Bunu al ama bayrama kadar harcama emi!' şeklinde, sadakaya muhtacı kilitleyici şartlar da doğru değildir.

Düzeltilmesi gereken hata

Sadaka anlayışımızın en ağır hatası, onu 'para' vermekten ibaret görmemizdir. Evet, helalinden kazanılmış bir paranın Allah için verilmesi bir sadakadır. Bu sadakanın tek çeşidi değildir. Sadece sadaka çeşitlerinden biridir para vermek. Hiçbir masrafa belki de eziyete dahi girmeden elde edeceğimiz nice sadaka sevaplarını bilgi eksikliğimiz yüzünden kaybettiğimize esef edebiliriz. Ebeveyne yapılan hizmet, eşler arasında kaynaşmayı destekleyen tutumlar, kargalara bir lokma verinceye kadar canlı bir mahlûk için yapılan her şey sadakanın ta kendisidir. Kaçırılması tam bir zayiat olan yüzlerce sadaka çeşidi ile iç içe yaşadığımızı idrak etmemiz gerekiyor.

Sadaka şudur:

İnsana veya başka bir canlıya yararı olan her hangi bir iş ve maddeyi onun için menfaate dönüştürmek sadakadır. Bunun için hadisler,  moral düzeltmekten başka bir işe yaramayan tebessümü bir sadaka olarak tanıtmaktadır. Zira tebessüm, moral yükler.  Moral ise paradan da değerli olduğu anların bulunduğu bir ihtiyaçtır. Bunun için aile düzeninin sağlıklı sürmesine katkı sağlayan en ince ayrıntılara bile sadaka hükmü konmuştur. Zira bir ailede paranın en değersiz nesne sayıldığı anlarda, bir öpücüğün, paylaşılan bir soğanın değeri ölçülemez niteliktedir.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Aile Hayat bölümü’nde 24.12.2008 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • yer Kaynak: Nureddin Yıldız / Türkiye
  • tags Etiketler: sadaka, allah, cami, teşekkür,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Aile Hayat

    1. Kardeşliğin zirvesi
    2. Vakit Nakittir
    3. İftira edenlerden Allah korusun
    4. Türkiye'de yılda 10 bin çocuk kalp rahatsızlığıyla doğuyor
    5. Çocuklarda okul fobisi
    6. MS hastaları için internette yanlış bilgilendirme tuzakları
    7. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    10. Gençlerde çatışma
  • Diğer

    1. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    2. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    3. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    4. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    5. Final programı belli oldu
    6. F.Bahçe transfer için başkanını bekliyor
    7. Sabahki antrenman iptal edildi
    8. İlhan Cavcav 21. kez başkan!
    9. Olimpiyat yolcularına moral desteği
    10. Yuri Metlushenko birinci oldu
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    5. Fethimiz mübarek olsun!
    6. İktidarda figüran çatlağı
    7. Şok Detay
    8. Yasa geri çekilsin
    9. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    10. Saadet Partisi Gazze'de yetimhane inşa edecek
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek