Kültürel kent olmak için yanıp tutuşan, kendini pazarlayarak satışa çıkaran İstanbul, Avrupa Kültür Başkenti oldu...
Neo-liberalizmin 'mekansal izdüşümü' İstanbul, dünyanın sayılı 'kent sürgünü' nüfusuna rağmen kültür başkenti kılığına sokuluverdi. Pahalı imaj ve estetik kalkanları, İstanbul'un 'yarılmış şehir kimliğini' gizlemeye yetmedi. Rant kültürünün şahikası kentin 'mekansal stratejilerle' yerlerinden söktüğü 'kozmopolit kültürün' ikamesi, 'popçu, sema gösterisi, fantastik balonlar ve şalvarlı modern dans' oldu... Tüm renkler ve tüm sesleri bir arada verme kaba hevesliliğinin sonucu sahneye 'oryantalizm vurgusu ağır eklektizm' çıktı.
İstanbul kentsel 'dönüşüm projelerinin' tarihi, mimari ve kültürel dokudaki yaygın tahribatı harıl harıl sürerken, İstanbul kent kültürünün yerinde yeller esiyor. Ama piyasa hükümranlığında finans, eğlence, alışveriş, lüks konut ve turizm sektörlerinin işgaline bırakılan kentin ürettiği 'rant kültürü' dünyaya sunulacak 'azmanlıktaydı.'...
Avrupa Kültür Başkenti İstanbul'un eski imparatorluklar başkenti sloganı, imaj turizmi ve rant merkezlerini imliyor... Şehre değmeyen, şehri duyamayan, milyonlarca insanın taşıdığı 'şehirlilik duygusu' değil. Şehrin dışlanmışları İstanbul'u ve 8 milyon TL'lik havai fişek patlamalarını TV'den izliyorlar. Bu arada aklımıza gelince soralım, kültür başkentinin 'dere ıslah çalışmaları' 2010'da bitirilecek mi?
(NİHAL KEMALOĞLU / AKŞAM)


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



