İsrail, Gazze'yi yerle bir edip kadın çocuk demeden sivil insanları öldürdüğü saldırılara gerekçe olarak Gazze'den atılan füzeleri göstermişti.
Gerçekten de Gazze'nin bilinmez yerlerinden İsrail'in kenar mahallelerindeki boş arazilere Kassam füzeleri atılıyordu. Kimin attığı belli olmayan ve kimseye de bir faydası bulunmayan bu füzelerin faturalarını Filistinli küçük çocuklar, masum siviller ödedi. Ve ödemeye de devam ediyor... İsrail'e asla zarar vermeyen, Filistinlilerin de hiçbir işine yaramayan füzeler, aslında kimleri vuruyor? Belki çok kaba bir ifade olacak ama bugün terör, bütün dünyada müesses nizamın metresidir. Terör sayesinde müesses nizamın topluma yaptığı her türlü muamele haklı bir gerekçeye bürünür. Terör, müesses nizamın vücuduna verilen aşı gibidir...
28 Şubat sürecinde bazı şer odakları toplumun ekser çoğunluğuyla uğraşırken, onları bin bir çeşit iftiralarla sindirmeye çalışırken bu örgüt eylemlerini askıya almıştı. Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanlığı sürecinde ise eylemleri zirveye çıkmıştı. Çünkü şehit cenazeleri bir muhalefet odağı olmuş ve Ergenekoncular şehit cenazeleri üzerinden bir karşı saldırı bloku meydana getirmeye çalışıyordu. Bu gayretin en büyük yardım ve yataklık edeni ise eylemlerini zirveye taşıyan PKK'ydı.
Bugün de şer odaklarının en sıkıştığı anda PKK ve onun şehir yapılanması olan KCK imdatlarına koşuyor. Türkiye bütün anti demokratik zincirlerden tam kurtulacakken PKK ve KCK yeniden sahne alıyor. Ama biz biliyoruz ki bunlar hem Kürtlerin düşmanı hem Türklerin. Hem de bu ülkede yaşayan bütün masumların... İstedikleri sonuca hiçbir zaman erişemeyecekler.
(MEHMET KAMIŞ / ZAMAN)


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



