28 Şubat Postmodern darbesiyle milyonlarca öğrencinin geleceğini çalan, kesintisiz zorunlu eğitim sisteminin kalıntılarını silmesi beklenen ‘4 4 4 kesintili eğitim sistemi‘ İHL ve meslek liseleri için umut olurken, Kur‘an Kursları‘nı ise çaresiz bırakıyor. Kur‘an Kurslarının açılmasına imkan vermeyen yeni sistem, bu yönüyle hafızlık müessesesine vurulan darbenin devamı anlamına gelecek.Ahmet Açıkay /Ankara

STK‘LARIN SESİNE KULAK VERİN

Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Ahmet Özer gazetemize yaptığı açıklamada yasa teklifinin ikinci kademesinin esnek olduğu ilk haliyle geçmesinin millet adına daha uygun olacağını söyledi. Evrensel Hafızlar Derneği (EHAD) ise yayınladığı Eğitim Raporu‘nda "Kesintisiz eğitimden yara alan alanlardan birisi de hafızlık eğitimidir. Hükümetimiz eğitim sisteminde yapacağı değişikliklerde hafızları da göz önünde bulundurmalıdır" diye uyarıda bulundu.

28 Şubat Postmodern darbe sonrası getirilen kesintisiz zorunlu eğitim başta İmam Hatip Liseleri olmak üzere Kur‘an kursları ve dini eğitim veren kurumları bir bir kapattı. Kesintisiz 8 yıl eğitim ile İmam Hatip Liseleri‘nin orta kısımları kapatılırken o dönemde getirilen yaş sınırı ile de öğrencilerin Kur‘an kurslarına gönderilmesi yasal olarak engellendi. Milli Eğitim Bakanlığı‘nın TBMM gündemine getirmeye hazırlandığı 4 4 4 olarak anılan İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile bazı kanunlardaki değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi ile milletin beklentisi yönünde bazı adımlar atılırken öte yandan da ülkenin hafızlık müessesesinin temelini oluşturan Kur‘an kurslarına ilişkin her hangi bir düzenlemenin getirilmeyişi eleştiriliyor.

EĞİTİM-BİR-SEN: İLK HALİYLE GEÇMESİ MİLLETİMİZ İÇİN DAHA HAYIRLI

Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Ahmet Özer gazetemize yaptığı açıklamada yasa teklifinin ikinci kademesinin esnek olduğu ilk haliyle geçmesinin millet adına daha uygun olacağını söyleyerek, "Açık öğretime imkan tanıyan birinci teklifteki hüküm şu an itibariyle çıkarılmış olarak görülüyor. Sadece Kur‘an kursları değil farklı alanlara da yönelmek isteyen, çocukların daha küçük yaşta eğitim almasını isteyen aileler bu şekilde engellenmiş oldu. Küçük yaşlarda beceri gerektiren bazı konularda da maddenin geri çekilmesiyle engellendi. 14 yaşından sonraya bırakılmış oldu. Bu ise birçok alanda çocuk için geç kalınmış olur. Örneğin hafızlık, sanat, spor eğitimi için geç kalınmış olur" dedi.

SÜSLÜ CÜMLELERLE KIZLARIN HAMİSİ KESİLDİLER

Özer, özellikle kız çocuklarını bahane ederek, teklife engel olanlara ikna odalarını hatırlatarak, "İkinci kademedeki açık öğretim teklifinin geri çekilmesini milletimiz olumlu bulmuyor. Birinci teklifteki esnekliğin mutlaka yeniden getirilmesi gerekiyor. İki yüzlülere pabuç bırakılmasın istiyoruz. Şimdi kız çocuklarını bahane edenler bir dönem üniversitelerde kız çocuklarının gözyaşlarına bigane kalmışlardır. Onların gözyaşlarına hiç dikkat etmeyenler, ikna odalarıyla çocukların okullara girmelerini engelleyenler bu gün kız çocukları üzerinden yasayı engellemeye çalışıyorlar. Bir zamanlar çocukları üniversite kapısından içeri sokmayanlar bu gün bir takım süslü cümlelerle kızların hamisi kesildiler. Eğer bu gün gerçekten samimi idilerse o zaman kız çocuklarının gözyaşlarını niye görmediler" diye eleştirdi. Ortaokul ve ilkokulun yeniden geldiğini ancak esneklik olmadığı için milletin arzu ettiği bir düzenlemenin gerçekleşmemiş olacağını da kaydeden Özer, "Şer odakları dediğimiz cephenin talepleri bir anlamda yerine getirilmiş oluyor. Bunu da tasvip etmiyor, uygun görmüyoruz. Genel kurulda düzeltilmesini bekliyoruz" dedi.

DİYANET-SEN: 8 YILLIKLA NE FARKI KALIYOR

Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet Bayraktutar ise yaptığı açıklamada, yasa teklifinin ilk haliyle geçmesi gerektiğinin altını çizerek, "Biz ilk haliyle geçmesini istiyoruz. İlk dörtten sonra kesintili sistem var ama orada devam mecburiyeti söz konusu. Ortaokulun açık öğretim olarak değerlendirilmesi uygun olabilir. Mesele aile çocuğunu başka bir alanda yetiştirmek istiyor. Çocuğunu spor alanında, güzel sanatlar alanında yetiştirmek istiyor. Niye anne babanın evlat üzerindeki tasarrufu elinden alınsın. Anayasa‘nın 24‘üncü maddesi bu hakkı verirken neden kanunla bu alınsın. Temel eğitimin en önemli çağı özellikle hafızlık için 11-15 yaş arasıdır. O zaman bunun kesintisiz 8 yıllık eğitimle ne farkı kalıyor ki. Bu şekliyle hiçbir farkı yok" diye eleştirdi. Bayraktutar, ikinci dört yılda açık öğretim sisteminin getirilmesinin uygun olacağını kaydederek, "Bu şekliyle çocuk eğitim yaşını geçmiş oluyor. 15 yaşından sonra ise çocuk zaten hayata atılıyor. Zaten gelecekteki hayat düzenlemesine giriyor. Tek düzenli bir eğitimin ‘biz ne dersek o olur‘ şeklindeki bir anlayışın başka bir şekilde yansıması. İlk dörtten sonra kesintili eğitimin ara vermesi ve açık öğretim sistemine geçmesi gerekir. Bunun bu şekilde geçmesi de daha uygun olur" dedi.

EHAD: 8 YILLIK KARAR İDEOLOJİKTİ

Evrensel Hafızlar Derneği (EHAD) ise geçtiğimiz günlerde yayınladığı Eğitim Raporu‘nda Kur‘an kursları ile ilgili teklifini TBMM Başkanı Cemil Çiçek başta olmak üzere ilgili kurumlara iletti. EHAD, raporda kesintisiz eğitimin art niyetlerle gerçekleştirildiğinin altını çizerek, "Siyasi ve ideolojik nedenlerle uygulamaya konulan 8 yıllık kesintisiz eğitim Kur‘an Kursları ve İHL‘lerin orta kısımlarının kapanmasına sebep olmuştu" açıklamasına yer verdi.

DÜZENLEMEDE HAFIZLAR GÖZ  ÖNÜNDE BULUNDURULSUN

Raporda kesintisiz eğitimin hafızlık müesseseni de büyük ölçüde etkilediğinin altı çizilerek, "Dinimiz İslam‘a göre hafızlık müessesi oldukça mühimdir. Hafızlar yaşayan ve yürüyen Kur‘an olarak tabir edilmişlerdi. Kesintisiz eğitimden yara alan alanlardan birisi de hafızlık eğitimidir. 1997-98‘de 6 bine yakın kişi hafızlık belgesi alırken bu sayı 2003 yılında sadece bin dört yüzlere gerilemiştir. Bu düşüşün en önemli sebebi, hafızlığa başlanabilecek yaşın eskisi gibi 11-12 yaşlar değil zorunlu olarak 15-16 yaşlara yükselmesidir. Bu yaşlar, hafızlık için uygun yaşlar değildir. Hükümetimiz eğitim sisteminde yapacağı değişikliklerde hafızları da göz önünde bulundurmalıdır" diye uyarıda bulundu.

EHAD‘DAN ÇARPICI ÖNERİLER

EHAD raporunda ayrıca bir dizi de teklif de bulundu. Kur‘an kurslarının Diyanet İşleri Başkanlığı Kur‘an Merkezi‘ olarak değiştirilmesi teklifinde bulunan EHAD, bu kuruluşlarda MEB‘in uygun gördüğü kültür derslerinin de verilmesin istedi.

İlköğretimin ikinci kademesinin esnek olması gerektiğinin de ifade edildiği raporda, İmam Hatip Liselerinde hafızlık sınıfları oluşturulması önerisinde dikkat çekti.

Muhabir: Haber Merkezi