Ahmet Taşgetiren, Bugün‘deki ‘Bilimin suistimali‘ başlıklı yazısında Prof. Binnaz  Toprak tarafından hazırlanan "Türkiye‘de Farklı Olmak-Din ve Muhafazakârlık Ekseninde Ötekileştirilenler" raporunu konu edinmiş:

Beni bağışlasınlar, ama ifade etmek zorundayım ki, Prof. Dr. Binnaz Toprak, çok kötü bir biçimde kullanılmış bulunuyor. Eğer bu işi, gönüllü olarak yapmışlarsa, unvanlarının kötüye kullanılması için gönüllü olarak kendilerini sunmuş olmaktadırlar. Evet, o malum mahalle baskısı raporundan söz ediyorum. (...)

Rapora görüş veren tırnak içinde "sivil toplum kuruluşları"nın listesine bir bakalım: CHP İl Örgütleri, ADD, Eğitim-Sen, Pir Sultan Abdal Dernekleri, Hacı Bektaş Veli Dernekleri, Cem Vakfı... Ne bekleniyordu bu kuruluşlardan? Objektif kanaat mi, yoksa saptırılmış propaganda söylemleri mi?

(...) Sayın Toprak, gazetelere demeç veriyor, TV kameraları önüne çıkıp konuşuyor. Ağır sözler söylüyor. Ama tamamı boş. İnandırıcı olmaktan çok uzak. CHP örgütlerinin, ADD, Eğitim-Sen, Pir Sultan Abdal Dernekleri, Hacı Bektaş Veli Dernekleri ve Cem Vakfı‘nın sayın profesörü mikrofon olarak kullanmasına tanık olmak çok üzücü.

(...) Yani aşağı mahallede üretilen yalan, yukarıda üretenlerce inanılır hale gelmiş olmaktadır. Yazık. İdeolojik anlamda sağ ve muhafazakar karşıtı olduğunu, gazeteciliğe yeni başlayan çevrelerin bile bildiği çevrelere mikrofon uzatıp "Bize baskı yapılıyor" diye demeç almak, ne zamandan beri bilim yapmak oluyor? Şerif Mardin, "mahalle baskısı" diye bir şeyden bahsettiğinde onun gene de bir ilk olmak gibi orijinalitesi vardı. Sayın Toprak şerh mi yazıyor Şerif Mardin‘in iddiasına?

(...) Orada baskıyı yaşayan genç kızlara mikrofon uzatsaydı, kasetlere dolacak sızlanışları tahmin edebilir? Ama o, "Ötekileştirme" gerçeğini yıllardır yaşayan ve AK Parti iktidarında dahi, özgürlük adına bir nefescik alan bulamayan bu genç kızlara mikrofon uzatmak yerine, bir kere daha "muhafazakar baskı"yı gündeme getirerek, özgürlük taleplerinin önünü tıkama misyonuna hizmet ediyor.(...)

Muhabir: Haber Merkezi