milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • ÜŞÜTMEYE KARŞI ETKİLİ (CİĞEROTU)
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Özgürleşmek nedir?

11 HAZİRAN 2011
CMT 00:05

[-] Normal [+]
  • Aile Hayat
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Çocuk dünyaya geldiğinde anneye bağımlıdır. Hayatını ancak annenin yardımıyla sürdürebilir.

Ancak, ilk adımlar, ilk sözcükler ve ardından gelen ayakta kalma mücadelesi çocuğun yavaş yavaş kendi işini görmesini sağlar. Mesela iki yaşında bir çocuk döke döke de olsa kendi yemeğini yemek ve anneye bağımlı kalmaktan kurtulmak ister. Bu dönem yine tuvalet eğitimini edinerek, erişkin davranışlarını yavaş yavaş kanıksar. Hayat zorlu bir yürüyüştür çocuk için. O bu zorlu yürüyüşün içinde, ilk sözcüklerini söyleyerek çevresine uyum sağlamaya çalışır. Ardından, ilk adımlarını atar, ilk kaşığı tutar, ilk oyuncağını düşürdüğü yerden alır... Bütün bunlar onun dünyasında büyük birer keşiftir. Çocuk adım adım izlediği yetişkin davranışlarını yavaş yavaş yapmaya ve erişkin dünyasına uyum sağlamaya çalışır.

Çocuğun gelişimiyle ilgili yaklaşımlar ise farklı yorumlara tabi tutulmuştur. Mesala " dört aylık bir bebek annesi odayı terk ettiğinde arkasından ağlamazken, bir yaşındaki çocuk ağlar. Bilişselciler bunu, "dört aylık bir bebek, bir objenin gözden kaybolduktan sonra da var olacağı gerçeğini anlama gücüne sahip değildir" şeklinde açıklıyorlar. (Çocuk gelişimi, Dr. Gülten Ülgen, Emel Fidan, MEB, 1987 s, 61) Oysa bir yaşındaki bir çocuk, bir objenin göz önünden ayrıldığı halde başka bir yerde varolduğu gerçeğini anlar. Yine bilişselcilere göre, her bireyin doğuştan bir zihinsel kapasitesi vardır. Bununla beraber bu zihinsel kapasiteyi harekete geçiren, geliştiren bir dış dünya da vardır. Çocuk doğuştan getirdiği yeteneklerini dış dünyada karşılaştığı uyaranlarla işler ve hayata uyum sağlar.

Özgürlüğün ilk basamağı

3 yaşındaki bir çocuk kendi oyunlarını kurabilir, oyunlar aracılığıyla duygularını ifade edebilir. Bununla beraber, yiyeceklerini ve giysilerini kendi tercih edebilir bu konuda fikrini söyleyebilir. Bu dönem, anaokuluna başlayan bir çocuk artık kendi yaşamına devam etmekte, büyüklerin desteğini uzaktan alarak bu süreci atlatmaya çalışmaktadır. İnsan yavrusu, ilk konuşmaya başladığı andan itibaren, kendi tercihlerini ortaya koyabilmektedir. Mesala iki yaşında bir çocuğa, dondurma almak istediğinizde o, "hayır ben çikolata istiyorum" diyerek kendi tercihini belirtmektedir.  Çocuk yaşamının ilk yıllarından itibaren hayatta kalma mücadelesi vermektedir. Gelişim süresince hayatındaki her şey, bu uyum sürecinin bir parçasıdır. Mesela, bebek, henüz oturmaya yeni başladığı günlerde, elini uzatarak, yakınındaki, oyuncağa ulaşmak ister. Bu erişkin bir insanın büyükçe bir çukura atlayarak karşıya geçebilmesi kadar yorucu bir mücadele gerektirir. Bebek bu mücadeleyi vererek oyuncağa ulaştığında büyük bir iş başarmıştır...

Her adım hayata atılan bir imzadır

Çocuk yürümek için büyük bir gayret sarf eder. Bu onun için pek de kolay olmaz. Atılan her adım, yapılan her hamle hayata atılan bir adımdır. Bebek tutunduğu yaşam merdiveninde ilk adımları atarak, yavaş yavaş yukarı doğru tırmanmaktadır. İlk adımlar, ilk sözcükler, ilk oyunlar, erişkin bir insanın iç dünyasında var olan yaşamsal izdüşümlerdir. Hiç birimiz hayata erişkin davranışlarıyla başlamadık. Hiç birimiz doğduğumuzda, konuşmayı, yürümeyi, okumayı, meslek edinmeyi, insanlarla iletişim kurmayı alış veriş yapmayı ve sevmeyi bilmiyorduk. Fakat, yeteneklerimizi geliştirerek hayata uyum sağladık. Her birimiz bir gelişim sürecinden geçtik. Hata yaptık, zorlandık, kimi zaman ağladık kimi zaman neşelendik ama yürüdüğümüz yoldan dönmedik. Ama nedense çocuklarımızla ilişkilerimizde bunları unutur ve onlardan kusursuz olmalarını bekleriz. Mesala çocukken, kırdığımız bardağı unutur, bardağı kıran çocuğa acımasızca vurur ve onu cezalandırırız. Gençlik yıllarında yaptığımız hataları aklımıza bile getirmez ve çocuklarımızı acımasızca eleştiririz. İnsanoğlu unutan unuttuğunun da farkına varmayan bir varlıktır. Sadece insanlarla ilişkilerinde değil, Yaratıcıya karşı sorumluluklarında da kul olma, insan olma ahdini unutmakta ve daha da vahim duruma düşmektedir. Bireyin yaşamında, dışa açılma dış dünya ile bağlantı kurma anlamında iki önemli süreçten sözedebiliriz. Bunlardan biri insan yavrusunun konuşmaya ve oyunlarla yaşamın kurallarını öğrenmeye başladığı 3,5 yaşlardır. Bu dönem çocuk yavaş yavaş anneden bağımsız hareket etmeye yürümeye ve çevreyi incelemeye başlar. Anne bu süreçte onu desteklediğinde çocuk dünyayı daha rahat tanır ve kendine güvenir. Diğeri ergenlik dönemiyle birlikte gencin dış dünyaya açılma ve topluma adapta olma sürecidir. Her iki durumda da aile çocuğu desteklemeli ve ona yardımcı olmalıdır.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Aile Hayat bölümü’nde 11.06.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: aile, hayat, peygamber, çocuk, çocuk sevgili, eş, karı-koca,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Aile Hayat

    1. Kardeşliğin zirvesi
    2. Vakit Nakittir
    3. İftira edenlerden Allah korusun
    4. Türkiye'de yılda 10 bin çocuk kalp rahatsızlığıyla doğuyor
    5. Çocuklarda okul fobisi
    6. MS hastaları için internette yanlış bilgilendirme tuzakları
    7. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    10. Gençlerde çatışma
  • Diğer

    1. Annan Planı işe yaramadı
    2. Sırbistan işbirliği yapmalı
    3. ABD'de bir yasakçı kanun daha!
    4. NATO yine sivilleri katletti
    5. İsveç'te 'ikinci' Türk
    6. Prof. Dr. Saraç: "Üniversiteler, bulunmamaları gereken bir yarışta"
    7. "Türkiye'de doğum yapan iki kadından biri sezaryen yaptırıyor"
    8. Niyâzî-i Mısrî'nin Limni'deki mezarını ve tekkesini kurtarma umudu
    9. Sudan, Güney Sudan'ı BM Güvenlik Konseyi'ne şikayet etti
    10. Emniyet, sağlık çalışanlarına şiddete karşı harekete geçti
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    5. Fethimiz mübarek olsun!
    6. İktidarda figüran çatlağı
    7. Şok Detay
    8. Yasa geri çekilsin
    9. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    10. Saadet Partisi Gazze'de yetimhane inşa edecek
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek