milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • ÜŞÜTMEYE KARŞI ETKİLİ (CİĞEROTU)
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Öğrenmek isteyene merhaba!

12 TEMMUZ 2009
PAZ 00:00

[-] Normal [+]
  • Aile Hayat
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

İlim meclisinde bulunmak, zikir meclisinde bulunmaktan hayırlıdır!

Hz. Peygamber zikir meclisine değil ilim meclisine oturdu

Hz. Peygamber bir gün mescitte biri Allah'a yalvarıp yakaran diğeri ise fıkıh öğrenip başkalarına da öğreten iki grup insan gördü.

Bunun üzerine: "Her iki meclis de hayır üzerindedir. Ancak biri diğerinden daha üstündür. Allah Teâlâ şu kendisine zikrederek yalvarıp yakaranlara isterse verir, İsterse de vermez. Diğerleri ise hem kendileri öğreniyorlar ve hem de bilmeyenlere öğretiyorlar. Ben de bir öğretici olarak gönderildim" buyurarak ilim öğrenen ve öğreten gruptakilerin arasına oturdular. [Hayatu's Sahabe]

"Öğrenmek isteyene merhaba!"

Saffan bin Assâl el-Murâdî şöyle anlatıyor: Mescitte bulunduğu bir sırada Hz. Peygamber'in yanına vardım. Kendisi kızıl bir abaya bürünmüşlerdi: "Ey Allah'ın Resûlü! Ben bir şeyler öğrenebilmek için geldim" dedim. Bunun üzerine: "İlim öğrenmek isteyenlere merhaba!" buyurdular. [Taberani]

Hz. Peygamber ilim öğrencilerine iltifat etmiştir

Ebu Harun şöyle anlatıyor: Biz Ebu Said el-Hudrî'nin meclisine devam ederdik. Her gidişimizde bizi: "Hoş geldiniz! Hz. Peygamber'in bize tavsiye etmiş olduğu kimselere merhaba!" diye karşılayarak şunları söylerdi: "Hz. Peygamber bizlere: "İnsanlar size bağlıdırlar. Yeryüzünün çeşitli yerlerinden dinin hükümlerini öğrenmek için birçok insan size gelecektir. Ben size, yanınıza gelen bu insanlara iyi davranmanızı tavsiye ediyorum" buyururlardı." [Tirmizi]

Ebu Said el-Hudrî şöyle demiştir: "Hz. Peygamber bizlere: 'Yeryüzünün çeşitli bölgelerinden birçok insanlar dinlerini sormak üzere size geleceklerdir. Size bu kişilere iyi davranmanızı ve kendilerine yer vermenizi tavsiye ediyorum. Onlara bildiklerinizi öğretiniz ve 'Merhabâ! Yaklaşınız!' deyiniz' buyurmuşlardır." [Kenz]

Ebu Said el-Hudrî yanına gelen genç talebeleri: "Hz. Peygamber'in bizlere tavsiye buyurduğu kimselere merhaba!" diyerek karşılar ve şöyle derdi: 'Hz. Peygamber bize, sizin gibi olanlara yer vermemizi ve hadis öğretmemizi emretmişlerdi. Bizden sonra yerimize siz geçeceksiniz ve bu hadisleri halka nakledeceksiniz.'

Ders verdiği kişilere de: "Eğer anlamadığın bir şey varsa bana sor. Çünkü benim için sana söylediklerimi anlamış olarak kalkıp gitmen; anlamaksızın ayrılmandan çok daha sevindiricidir" derdi. [Kenz]

İlim öğrenmek için            sefere çıkıyor

Câbir bin Abdillah (ra) şöyle anlatıyor: Bana bir kişinin Hz. Peygamber'den dinlediği bir hadisi naklettiği haber verildi. Bunun üzerine hadisi bizzat o adamın ağzından dinlemeye karar verdim. Bunun için de bir deve satın aldım ve adamın bulunduğu Şam'a doğru yola çıktım.

Bir aylık yolculuktan sonra oraya ulaştığımda hadisi nakledenin Abdullah bin Üneys olduğunu öğrendim. Doğruca evine vardım ve kapıcıya: "Git, Abdullah'a Câbir'in kapıda beklediğini haber ver!" dedim. O içeriden: "Abdullah'ın oğlu Câbir mi?" deyince: "Evet!" dedim. O zaman elbisesinin eteğine basa basa yanıma geldi.

Hoşbeşten sonra: "Senin, Hz. Peygamber'den kısas hakkında bir hadis naklettiğini duydum ve bu yüzden de bir araya gelmezden önce ikimizden biri ölür korkusuyla bir deve satın alarak hemen buraya geldim" dedim. Bunun üzerine şunları anlattı: "Bir gün Hz. Peygamber: 'Allah Teâlâ kıyamet gününde insanları çırılçıplak, sünnetsiz ve bühm olarak haşredecektir" buyurdular.

"Bühm"ün ne demek olduğunu sorduğumuzda da: "Yanında hiç bir şey bulunmayan kimse demektir" dediler ve sonra da sözlerine şöyle devam ettiler: "Sonra Allah Teâlâ uzak-yakın tüm insanların işitebileceği bir sesle şunları söyler:

"Yargılayacak ve sorguya çekecek olan mülk sahibi Benim. Cehennem halkından hiç kimse cennetliklerden birisinde bulunan en ufak hakkını almadığı sürece cehenneme atılmayacaktır. Aynı şekilde cennetlik olan hiç kimse bir tokat dahi olsa cehennem halkından birisinden hakkını almadıkça cennete girmeyecektir."

Bunları dinlediğimizde: "Ey Allah'ın Resûlü! Biraz önce insanların çırılçıplak, sünnetsiz ve yanlarında hiç bir şey bulunmaksızın haşredileceğini söylemiştiniz. Peki, insanlar neyi vereceklerdir?" dedik. Hz. Peygamber: "Kısas ve hak alış-verişi insanların iyilik ya da kötülükleriyle olacaktır. Borçlu olan kişinin sevabından alınarak hak sahibine verilir; eğer sevabı yoksa hak sahibinin günahının bir kısmı borçlunun üzerine yüklenir" buyurdular." [Heysemi]

Cabir bin Abdillah bir hadis öğrenmek için yolculuğa çıkıyor

Mesleme bin Muhalled şöyle anlatıyor: Mısır valiliği yaptığım sırada kapıcı gelerek: "Dışarıda devesinin üzerinde bulunan bir göçebe Arap seninle görüşmek istiyor!" dedi.

Kapıcıya: "Sor bakalım kimmiş?" dedim. Dışarıya çıkan kapıcı biraz sonra dönerek kapıdakinin Câbir bin Abdillah el-Ensârî olduğunu söyledi. Bunun üzerine başımı pencereden çıkararak: "Ben mi aşağıya ineyim, yoksa sen mi buraya gelirsin?" diye sordum. O da: "Ne sen in, ne de ben yukarı çıkayım. Duyduğuma göre sen mü'minlerin ayıbının örtülmesi hakkında Hz. Peygamber'den bir hadis naklediyormuşsun. Buraya onu bizzat senden dinlemek için geldim" dedi.

"Evet. Ben Hz. Peygamber'in "Kim mü'minlerden birinin bir ayıbını örterse diri diri toprağa gömülen bir kızı kurtarmış gibi sevap kazanır" buyurduğunu işittim" dedim.

Bu sözlerimden sonra Câbir bin Abdillah devesinden inmeksizin gerisin geriye Medine'ye döndü. Hz. Peygamber'in sahabilerinden birisi başka bir sahabinin: "Kim bu dünyada Müslüman kardeşinin bir ayıbını örterse Allah da kıyamet gününde onun günahını örter" şeklinde bir hadis rivayet ettiğini işitti.

Bunun üzerine hadisi bizzat o sahabinin ağzından duymak için Mısır'a gitti. Onu bularak işitmiş olduğu hadisi sordu. O da: "Evet; ben Hz. Peygamber'in "Kim bu dünyada Müslüman kardeşinin bir ayıbını örterse Allah da kıyamet gününde onun günahını örter' buyurduğunu işittim" dedi.

[Heysemi]

Ebu Musa ile Hz. Ömer'in gece sohbeti

BİR gece Ebu Musa el-Eş'arî yatsı namazından sonra Hz. Ömer'in yanına geldi. Hz. Ömer:                  "Bu saatte ne arıyorsun?" diye sordu. Ebu Musa: "Seninle konuşmak için geldim" dedi.

Hz. Ömer: "Konuşmak için   vakit geç değil mi?" deyince de: "Fıkhî bir meseleyi görüşmek istiyordum" karşılığını verdi. Bunun üzerine oturdular ve uzun bir süre konuştular.

Bir ara Ebu Musa: "Ey Mü'minlerin Emîri! Biraz da   namaz kılsak" diyecek                   olduysa da Hz. Ömer: "Biz zaten            şu anda namazdaymışız gibi         sevap kazanıyoruz" diyerek konuşmayı sürdürdü. [Kenz]

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Aile Hayat bölümü’nde 12.07.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: hz, peygamber, ilim, meclis,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Aile Hayat

    1. Kardeşliğin zirvesi
    2. Vakit Nakittir
    3. İftira edenlerden Allah korusun
    4. Türkiye'de yılda 10 bin çocuk kalp rahatsızlığıyla doğuyor
    5. Çocuklarda okul fobisi
    6. MS hastaları için internette yanlış bilgilendirme tuzakları
    7. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    10. Gençlerde çatışma
  • Diğer

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Final programı belli oldu
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    5. Fethimiz mübarek olsun!
    6. İktidarda figüran çatlağı
    7. Şok Detay
    8. Yasa geri çekilsin
    9. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    10. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek