Huşu ile kılınan bir namazda Allah‘a gerçek kulluk, ihlâs, huzu ve tezellül (Allah‘ın emirlerine kibir duymadan boyun eğme) gerçekleşir. Namaz kılan kişi, namazda Allah‘tan yardım diler, bağışlanmasını ister ve kendisini doğru yola iletmesini talep eder. Çünkü gani ve kerim olan Allah, namaz kılanının dualarını kabul eder, sekinet, rahmet ve hidayet nurları yağdırır.

Hakikatte namaz, nefsi terbiye etmenin, ruhu yenilemenin ve huyları güzelleştirmenin en ideal yoludur. Namaz bir Müslüman için tutunulan kopmaz bir kulp mesabesindedir. Namaz, yaraların merhemi, korkağın güvencesi, zayıfın gücü, silahsızın silahıdır. Zamanın belalarına, zalimlerin zulmüne ve zorbaların zorbalıklarına namaz vesilesiyle Allah‘tan yardım istenir. Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor: "Ey iman edenler! Sabır ve namaz ile Allah‘tan yardım isteyin. Çünkü Allah, muhakkak sabredenlerle beraberdir"

Hz. Peygamber‘in başına zor bir iş gelince, hemen namaza yönelirdi. Namazda rükû ve secde, huşu verici olur. Çünkü namaz kılan kişi Allah‘a yakın ve onunla birlikte olduğunu hisseder, güvenli bir köşeye sığındığını fark eder ve bundan dolayı da gönül ve güven rahatlığına ulaşır. Böyle olunca da kadere rıza, belalara sabır, işleri Allah‘a havale etme ve O‘na teslim olma gerçekleşir. Sıdk ve vefa üzere Allah‘a verdiği söz ve ahid yenilenir.

[Mustafa Meşhur, Namazla Dirilme, Ravza Yay.]

Muhabir: Haber Merkezi