Derviş Eroğlu, "Bugüne kadar yapılan müzakereleri yok sayacak değiliz. Elbette bırakıldığı yerden ama bazı şeyleri tartışarak" dedi.
KKTC‘de 18 Nisanda yapılan cumhurbaşkanlığı seçimin kazanan Derviş Eroğlu, Kıbrıs müzakerelerinde bugüne kadar yapılanları yok saymayacaklarını, ancak tek egemenlik, tek vatandaşlık gibi bazı konuları tartışarak açıklığa kavuşturacaklarını söyledi. Derviş Eroğlu, çözüm yönünde Kıbrıs Rum tarafının uzlamazlığı devam ettiği sürece Birleşmiş Milletler‘in (BM), KKTC‘nin "tanınmaması" yönündeki kararları gözden geçirmesi gerektiğini, bu konuda beklentisi olduğunu kaydetti.
18 yıllık görevinin sonunda başbakan olarak son demecini veren Derviş Eroğlu, halkın kendisini her makama getirdiğini belirerek, halkına teşekkür etti. Kıbrıs müzakerelerine, 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat‘ın bıraktığı 6 başlıktan birini görüşerek başlayacaklarını ifade eden Eroğlu, "Bugüne kadar yapılan müzakereleri yok sayacak değiliz. Elbette bırakıldığı yerden, ama bazı şeyleri tartışarak" dedi. Eroğlu, bazı konularda "Talat‘ın görüşleri ile de değerlendirme yapacaklarını" bildirdi.
Devlette devamlılığın esas olduğunu ifade eden Eroğlu, müzakerelerin yarıda kaldığını ve kendisinin devam ettireceğini kaydetti. Müzakerelere hangi başlıktan başlanacağının sadece kendisine bağlı olmadığını, Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas‘ın tutumuna da bağlı olduğunu ifade eden Eroğlu, tek "egemenlik ve tek kimlik konusunun çok tartışıldığını ve bu konunun açıklığa kavuşturulması gerektiğini" söyledi.
Talat‘ın bunu kabul ettiği zaman "ileride açıklığa kavuşturacağız" dediğine atıfta bulunan Eroğlu, "Bunun tartışılması, açıklığa kavuşturulması gerekir. Çünkü tek egemenlik tek kimlik deyince, merkezi hükümetin durumunu ifade etmeye çalışmıştır belki Sayın Talat. Tabi Sayın Talat‘la da bunları görüşürüz. Ama burada eşit, egemen iki halk var. Bunların egemenlik durumları ne olacak, tabi ki bunları da tartışıp açıklık getirmek lazım" dedi.
"Yeni ortaklık, iki eşit halk"
Kıbrıs‘ta iki egemen eşit halk olduğunun altını çizen Eroğlu, "bunları yok sayarak yeni bir devlet kurmanın kolay olmadığını, eşit egemen iki halkın varlığından hareket ederek yeni bir ortaklık kurma anlayışının müzakere masasında hakim olması gerektiğini" vurguladı.
Müzakere heyetinin başında cumhurbaşkanı olarak kendisinin olacağını belirten Eroğlu, "müzakerelerde baş başa görüşmeden ziyade heyetler arası görüşmeden yana olduğunu" kaydetti. Eroğlu, Ulusal Konsey‘in oluşumu için, önümüzdeki haftadan itibaren çalışmalara başlayacağını bildirdi. Müzakerelerde en zor başlığın mülkiyet ve toprak konusu olacağını belirten Eroğlu, garantiler konusunda, Rum meclisinin "garantiler kabul edilemez", KKTC Meclisinin de "garantiler kırmızı çizgidir" diye karar aldığını anımsatarak, bu başlıkta da tartışmaların yoğunlaşacağını, ancak bu konunun garantörleri de ilgilendirdiğini söyledi.
İzolasyonların kaldırılması halinde Rum tarafının daha fazla anlaşma isteyen bir noktaya geleceğine işaret eden Eroğlu, Türkiye‘nin izolasyonların kalkması için uğraş verdiğini, kendilerinin de bu çaba içinde olacağını belirterek, AB yetkileri ile yapacakları temaslarda "Bu insanlık ayıbından kurtulmaları gerektiğini" ortaya koyacaklarını kaydetti.
"AB, bu seçimden ders almalı"
Avrupa Birliği‘nin (AB) de, 18 Nisan cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarından çıkarması gereken dersler olduğunu ifade eden Eroğlu, şöyle devam etti: "KKTC demokratik bir ülkedir, rüşdünü bu seçimle ispat etmiştir. Halkı demokrasiyi hazmetmiş ve AB‘den gelen baskılara ve yoğun şekilde yapılan yayınlara rağmen rüşdünü ispat etmiş, iradesini sandığa yansıtmış ve kendi görüşlerini savunacak bir lideri sandıktan çıkarmıştır.





