Bir televizyon kanalının "Muhteşem Yüzyıl"la gündeme getirdiği Süleymaniye Camii‘nin yanındaki ebedi istirahatgâhında bulunan Kanuni Sultan Süleyman‘ı ziyaret etme fırsatımız oldu. Burada karşılaştığımız iki olay, Sabah gazetesinde karikatürize edilen çizimin tezahürü niteliğindeydi. Birincisi; Süleymaniye Camii‘nin külliye duvarlarındaki bilbordlarda yer alan "Muhteşem Yüzyıl" dizisinin reklamları... İkincisi ise; Süleymaniye Camii‘ne ayakkabıları ile girmeye çalışan iki cüretkar hanım vak‘ası.
55-60 yaşlarındaki iki hanım "Muhteşem Süleymaniye"yi ibadet için değil de, gayri müslimler gibi gezmek için gelmişler. Fakat beslendikleri kültür(!) camiye ayakkabı ile girilmeyeceğini öğretmemiş bu hanımlara. Güvenlik görevlilerinin camiye ayakkabı ile girilemeyeceğini beyan etmeleri de işe yaramıyor. Hanımlar ısrarla bahaneler üretip, en sonunda insanları hayretlere düşürecek şu ifadeyi kullanıyorlar: "Bizim bu halimiz içeride namaz kılmak için gelenlerin kokan çoraplarından daha temiz..."
İşte Osmanlı torunları(!)nın son hâlleri!.. Kültürel emperyalizm, İstanbul‘u yeniden fethediyor!.. Hem de goygoyculuktan nemalanan Osmanlı torunlarıyla!..





