Toplumun bütün kesimleri, "adaletsizlik giderildi" diye sevinirken, bazı kesimler hâlâ milletin evlatlarına zulmetmenin yollarını arıyor. Kamuoyu ise 28 Şubat ürünü başörtüsü yasağının da sona erdirilmesini bekliyor.

Yüksek Öğretim Kurulu YÖK‘ün yıllardır devam eden katsayı adaletsizliğini ortadan kaldırması toplumda sevince neden olurken, Yargıtay eski Başsavcısı Sabih Kanadoğlu ve TÜSİAD gibi çevreler, hala hukukun millete rağmen işlemesini istiyor. 2007 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 367 şartını icad ederek tarihi bir hukuk skandalına imza atan Kanadoğlu, YÖK‘ün eğitimde fırsat eşitliği getiren katsayı zulmünü kaldıran kararının iptali için de yine akıl hocalığına soyundu. Kanadoğlu, katsayı haksızlığının sürmesi için Danıştay‘a başvurulmasını istedi. Aynı şekilde TÜSİAD da mesleki eğitimdeki haksızlığı önleyen katsayı kararı ile ilgili olarak mantık dışı açıklamalar yaptı. Tüm bunlara rağmen,  Danıştay‘ın 3 yıl önce bu konuda "katsayı konusunda YÖK‘ün yetkili olduğu" yönünde karar vererek tartışmaya son noktayı koyduğu ortaya çıktı.

Kanadoğlu yanlış adres gösterdi

Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu‘nun katsayı uygulamasını Danıştay‘ın iptal edilebileceğini söylemesi üzerine gözler Danıştay‘ın bu konuda verdiği karara çevrildi. Danıştay‘ın 3 yıl önce bu konuda "katsayı konusunda YÖK‘ün yetkili olduğu" yönünde karar vererek tartışmaya son noktayı koyduğu ortaya çıktı. 2005 yılında Ankara Aydınlıkevler Ticaret Meslek Lisesi öğrencisi İlknur Öztürk‘ün katsayı düzenlemesinin iptali için başvurduğu dava Danıştay 8. Daire tarafından reddedildi. Daire‘nin kararında "1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu‘nun ilgili maddeleri gereği yükseköğretim kurumlarına ortaöğretim kurumlarını bitirenlerin nasıl gireceğinin Milli Eğitim Bakanlığı ile işbirliği yapılarak Yükseköğretim Kurulu tarafından saptanacağı" ifade edildi. Böylece Danıştay Prof. Dr. Erdoğan Teziç döneminde katsayı düzenlemesini bozmazken, katsayının mimarı olan Prof. Dr. Kemal Gürüz‘ün YÖK Başkanlığı döneminde de benzer kararlar verdi.

TÜSİAD da sindiremedi

Kamuoyunda "Zenginler Kulübü" olarak bilinen TÜSİAD da katsayı uygulamasının kaldırılmasını içine sindiremedi, İHL‘lerin kapatılmasını istedi. Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından alınan ve meslek liselilere katsayı adaletsizliğini kaldıran karar ile ilgili bir açıklama yaptı. İHL‘lerin meslek liseleri kategorisinde din adamı yetiştiren okullar olduğunu öne süren TÜSİAD, bu okulların gerçek amacından saptığını ve yeteri kadarının açık kalıp gerisinin kapatılması gerektiği yönünde milletin isteğine ters bir açıklama yaptı.

Meslek liseleri ile ilgili sorunların katsayı uygulamasının kaldırılması yoluyla çözülemeyeceğini açıklayan TÜSİAD, MEB, YÖK ve sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelip meslek liselerinin yönlendirilmesi konusunu görüşmelerini istedi.

İHL‘ler kapatılsın, genel liseye dönüştürülsün

TÜSİAD‘ın açıklamasında şöyle denildi: "İmam hatip liseleri din görevlisi yetiştirmek üzere tasarlanmış ancak zamanla kuruluş amacından uzaklaşmıştır. Ülkenin imam-hatip ihtiyacını karşılamaya yetecek sayıda imam hatip lisesinin eğitime devam etmesi ve mezunların arzu ettikleri takdirde kendi alanlarında yükseköğrenime devam etmeleri sağlanmalıdır. Geriye kalan imam hatip liselerinin meslek lisesi statüsü kaldırılmalı ve gerekli müfredat uyumu yapılarak genel liseye dönüştürülmelidir. Bunun yanında, liselerde, normal ders saatlerinin dışında, velilerin istemi üzerine, nota ve sınava tabi olmayan din dersleri konulması, isteyen ailelerin çocuklarına dinini öğretme ihtiyacına cevap vermek bakımından yararlı olacaktır."

TÜSİAD: "Katsayı kararı sorunu çözmez"

TÜSİAD açıklaması şöyle devam ediyordu: "Yükseköğretime girişte katsayı ile ilgili değişiklik mesleki eğitimin sorunlarını çözmeyecek, istihdamın gelişmesine ve işsizlikle mücadeleye de hizmet etmeyecektir. Mesleki eğitimin en önemli paydaşı, mezunları istihdam edecek olan iş dünyasıdır."

Katsayı uygulaması Danıştay‘da çözülür

Yargıtay Cumhuriyet Eski Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu‘nun katsayının ‘Anayasa‘ya aykırı bir yönü yok‘ şeklindeki açıklamasına tepki göstererek ‘Öyle mi diyor? Kararı da veriyor. Bu konuda Anayasa Mahkemesi‘ne gitmenin bir anlamı yok. Kararın ve yönetmeliğin iptali için Danıştay yeterlidir. Karar ortada. Genelge haline gelecek. Elbette ki Danıştay‘a götürülecektir‘ diye konuşmuştu.

MAZLUMDER Yönetim Kurulu Üyesi Av. Selçuk Kar:

Sevindirici ama yeterli değil!

"YÖK‘ün yaptığı şey Anayasamızın da açıkça belirttiği gibi eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanmasına yöneliktir. 28 Şubat ürünü bir uygulama kaldırılmış ve toplumun vicdanı rahatlatılmıştır. Kanadoğlu‘nun görüşleri, 28 Şubat aktiflerinin bir ürünü ve sözcüsü niteliğindedir. Benzer şekilde TÜSİAD da çok talihsiz bir açıklamada bulunarak kendi alanının dışındaki konulara müdahale etmeye kalkışmış ve halkın dinamiklerini görmezden gelmiştir. TÜSAİD‘ın görüşleri hukuki değil, kendi kaygı ve hesaplarını yansıtan, kamuoyunun vicdanını yaralayan bir çıkıştır. Katsayı haksızlığının ortadan kaldırılması sevindirici olmakla beraber yeterli değildir. Siyasi iktidar bir an önce üniversitelerde devam eden başörtüsü yasağını da kaldırmalı ve bu hukuksuzluğa son vermelidir. Ardından da darbe ürünü olan 82 Anayasası tamamen yürürlükten kaldırılmalı ve sivil, birey ve toplumun özgürlüğünü merkezse alan yeni bir anayasa hazırlamalıdır."

ÖNDER Genel Başkanı Yusuf Ziyaettin Sula:

Ellerimiz yakalarında olacak

"İmam hatip liselerinin de içinde bulunduğu meslek liselerinin önündeki katsayı uygulamasının kaldırılmasına katkı sağlayanlara teşekkür ediyoruz. Mesleki eğitimi yerle bir eden, yüz binlerce öğrenci ve veliyi gözyaşlarına boğan ve devletine küstüren, istikballerini karartan bu uygulamayı başlatan ve müdafaa edenlere de teessüf ediyoruz. Dünya ve Ahirette ellerimizin iki yakalarında olacağını, burada ve Mahkeme-i Kübra´da hesaplaşacağımızı ümid ediyoruz!"

Muhabir: Haber Merkezi