Türkiye‘nin temel sorunlarının çözümünün önünde duran darbe anayasasının değiştirilmesi için tarihi fırsat.

Türkiye‘nin temel sorunlarının çözümünün önünde duran darbe anayasasının değiştirilmesi için tarihi fırsat. 12 Haziran seçimleri sonrası oluşan yeni tabloda millet yeni katılımcı, toplumun bütün katmanlarının oluşumunda yer aldığı yeni bir toplumsal uzlaşma metni bekliyor.

12 Haziran seçimleri sonrası millet hükümetten yeni bir anayasa bekliyor. 1980 askeri darbesi sonrası oluşturulan ve günümüzde toplumsal uzlaşmanın önündeki en büyük engel olan anayasanın değiştirilmesine yönelik başlayan tartışmalara sivil toplum kuruluşları da katıldı. Başta Hak-İş, Memur-Sen Konfederasyonları olmak üzere, Mazlumder de yeni yapılacak olan anayasa da toplumsal uzlaşmanın sağlanmasını bekliyor. Yeni kurulacak olan 61‘inci hükümetin önündeki en büyük sorunlardan biri olarak duran yeni anayasa yapılması sivil toplum kuruluşlarını da harekete geçirdi. Yeni anayasanın oluşturulması sürecinde STK‘lara da söz verilmesini bekleyen sivil toplum, ülkenin geleceğini teminat altına alınmasında söz sahibi olmak istiyor.

Gündoğdu: Anayasa Meclis‘in ilk görevi olmalı

Yeni bir anayasa talebini sürekli gündeme getiren ve bu konuda önemli bir çalışma başlatan Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu ise 12 Haziran seçimlerin arından oluşan yeni Meclis‘in ilk görevi olarak, meşruiyet debisi yüksek bir anayasa yapmak olduğuna işaret etti. Yeni yasama döneminde, önceliğin anayasaya verilmesini isteyen Gündoğdu, bu yöndeki görüşlerini şu şekilde özetledi: "Toplumun beklentileri karşılanmalıdır. Milletimiz demokratikleşmeyi, hak ve özgürlüklerin genişlemesini acilen beklemektedir. Bu yöndeki talep, ilk olarak 12 Eylül‘de yapılan referandumda, halkın yüzde 58‘le ‘evet‘ demesiyle ortaya çıkmıştır. Yeni anayasa hazırlanmasında bütün görüşler dikkate alınmalı, toplumun endişeleri giderilmelidir. İktidar kuşatıcı olmalı, ötekileştirmemelidir. Muhalefet partileri de yeni anayasa çalışmalarına destek olmalı, demokrasi, hak ve özgürlüklerden yana taraf olmalıdır. Demokrasi dışı eylem ve söylemlere iktidar-muhalefet el ele güç birliği içinde cevap vermelidir"

Ünsal: Anayasa etnik kökenli olmamalı

İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (Mazlumder) Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal da Türkiye‘nin önündeki en büyük sorunların temelinde darbe anayasası olduğunu söyledi. Ünsal, yeni anayasa oluşturulması sürecinde sivil toplum kuruluşlarına yer verilmesini beklediklerini söyleyerek, "Türkiye‘nin iki tane çok büyük sorunu var. İnanç ile ilgili problemler ve etnik problemleri var. Yeni anayasanın bu iki problemi iyi bir şekilde formüle etmesi gerekir" dedi.  Ünsal, yeni anayasa çalışmalarında sivil topluma söz hakkı beklediklerinin altını çizerek, "Usül olarak da yeni anayasa çalışmalarında sivil toplum kuruluşlarının de yer alması gerektiğini düşünüyoruz. Bu iki problemin çözecek bir metin ortaya çıkarsa sanıyorum Türkiye uzun vadede birçok problemini çözmüş olur. Ademi Merkeziyetçi, katı merkeziyetçi olan sistem artık tasfiye edip, yetkiler yerel yönetimlere devredilebilir. Bu şekilde bir yönetim olursu bu da ülkeyi önemle ölçüde rahatlatır" dedi.

Arslan: Anayasa, Ekmeğimiz, Aşımız gibi önemli

Sivil ve katılımcı bir anayasa vurgusunu yapan sivil toplum örgütlerinin başında gelen Hak-İş Genel Başkan Mahmut Arslan, yeni Anayasa için tarihi bir fırsat bulunduğunu belirtti. Seçimden sonra oluşan yeni meclisten en büyük beklentilerinin Yeni Anayasa yapılması olduğunu kaydeden Arslan, ‘‘Bir darbe ürünü olan 12 Eylül Anayasası‘ndan kurtulmak için tarihi bir fırsat yakalamış durumdayız. Yeni, katılımcı, devleti değil, vatandaşı kutsayan yeni bir anayasa yapılması için tarihi bu fırsatı kaçırmayalım. Anayasa, ekmeğimiz, aşımız gibi önemlidir" dedi.

Toplumsal katmanlar yer almalı

Yeni anayasadan ne istediklerini de belirten Arslan, şunları kaydetti: "Kamu erkinin yani devlet otoritesinin, yönetilenler lehine, sivil alan lehine, yerel yönetimler lehine, hem bireysel hem sosyal hak ve özgürlükler lehine ciddi düzeyde sınırlandırıldığı bir anayasa istiyoruz. Anayasanın ileri bir demokrasi için gereken hükümlerle donanmış olması kadar, onun milletin meşru temsilcileri eliyle, sivil bir zihniyet ve kadro tarafından yapılmış olması da önemlidir. Sadece bu da değil, işçi, memur, işveren, köylü-kentli, doğulu-batılı, tüm toplumsal katmanları, kültürel, sosyal ve ekonomik tarafları kucaklayan geniş istişare ve müzakerelerin yapılması, en az sonuç kadar önemlidir"

Sivil toplum aktif olarak rol almalı

"Bizim bu konuda bir taslak çalışmamız var" diyen Ünsal, yeni anayasada vatandaşlık tanımının etnik unsur ile ifade edilmemesi gerektiği uyarısında bulundu. Ünsal, "Vatandaşlık tanımının bir etnik unsur ile ifade edilmemesi şeklinde düşüncelerimizi ifade etmiştik. Sadece parlamento değil, parlamento dışı sivil toplum kuruluşlarının da yeni anayasa oluşturma sürecinde aktif olarak rol olmasını bekliyoruz" diye konuştu. Ünsal son olarak da şunları ifade etti: "Yeni anayasa toplumsal sözleşme mahiyetinde olacağı için olabildiğince kitleleri, değişik grupları tatmin edecek bir mutabakat anayasası olması gerekiyor. Vatandaşın temel insan haklarını garanti edecek bir yeni anayasa istiyoruz"

Muhabir: Haber Merkezi