Hacı adaylarını "Allah‘ın misafiri" olarak ağırlayan Suudlar, Hac için Mekke‘ye gelenlerin ihtiyaçlarını gidermek için adeta birbiriyle yarışıyor. İmkanı olan yerli halk, hacı adaylarının rahat hac yapmalarını sağlamak amacıyla imkanları dahilinde hizmet etmeye çalışıyor.
Asırlardır süren gelenek
Türk hacılardan sorumlu Mektebin sorumlusu Ahmet Bin Halebi, otellerin bulunmadığı dönemlerde Mekkelilerin hacı adaylarını "Allah‘ın misafiri" olmaları hasebiyle evlerinde misafir ettiklerini belirterek, bu geleneği asırlardır sürdürdüklerini anlattı.
Hacı adaylarını ‘‘Allah‘ın misafiri‘‘ olarak gören Suudlar, bazı hacı adaylarını evlerinde ve çiftliklerinde misafir ederek, ikramda bulunuyor ve çeşitli hediyeler veriyorlar. Türk hacı adaylarından sorumlu mektep sahibi Ahmet Halebi, hacı adaylarını evinde ağırlayarak babasının vasiyetini yerine getiriyor.
Suudlar, Hac için Mekke‘ye gelen hacı adaylarının ihtiyaçlarını gidermek için adeta birbiriyle yarışıyor. İmkanı olan yerli halk, hacı adaylarının rahat hac yapmalarını sağlamak amacıyla imkanları dahilinde hizmet etmeye çalışıyor.
Suudlardan bazıları dostluk gecesi düzenliyor, ziyafet veriyor, hediye dağıtıyor.
Mektep-Müesseseli DELİL
Hacı adaylarının her türlü ihtiyacını gönüllü karşılayanlara ‘‘delil‘‘ adı veriliyor. Bu uygulama asırlardır sürdürülmeye çalışılıyor. Suudi Arabistan Krallığı tarafından son yıllarda‘‘mektep‘‘ ve ‘‘müessese‘‘ adıyla oluşturulan birimler aracılığıyla delil uygulaması devam ettiriliyor.
Türk hacılardan sorumlu Mektebin sorumlusu Ahmet Halebi, ‘‘Hacca gelen her kafile ile ilgilenmeye çalışıyorum. Her yıl tanıştığım hacı adayları sayesinde Türkiye‘de oldukça fazla dostum oldu. Türkiye‘ye geldiğimde yabancılık çekmiyorum. Sizlerin de Mekke‘de yabancılık çekmenizi istemiyorum‘‘ diye konuştu.
Asırlık gelenek
Ahmet Bin Halebi, otellerin bulunmadığı dönemlerde Mekkelilerin hacı adaylarını ‘‘Allah‘ın misafiri‘‘ olmaları hasebiyle evlerinde misafir ettiklerini belirterek, bu geleneği asırlardır sürdürdüklerini anlattı.
Türk hacı adaylarının Mekke‘ye gelişinden ayrılana kadar tüm ihtiyaçlarının karşılanması, sıkıntılarının giderilmesi için oluşturulan mektebin sahibi Halebi, gönüllülük esasına dayalı bu görevi, babasının vasiyeti üzerine yaptığını söyledi.
Müessesinde Türk hacı adaylarına yönelik dostluk ve kaynaşma geceleri düzenleyen Halebi, bu tür etkinliklere katılanlara seccade, tesbih, pusula, esans gibi çeşitli hediyeler dağıtıyor.
Bazı hacı adaylarını evinde ağırlayan Halebi, ‘‘Misafire hizmeti miras aldım. Bu mirası çocuklarıma bırakacağım. Daha önceden küçük bir dükkana sahipken, şimdi mülk sahibi olduk. Bu varlığımızın tek nedeni hacı adaylarını ağırlamamızdır‘‘ diye konuştu.
Kabe‘nin anahtarı için devir teslim töreni yapıldı
Kabe‘nin anahtarını elinde bulunduran Kureyş kabilesinden Abdulaziz El Eşşeybi, 87 yaşında vefat etti. Yapılan devir teslim töreninde Kabe anahtarı kardeşi Abdulkadir Eşşeybi‘ye teslim
edildi. Kabe‘nin anahtarını elinde bulunduran Kureyş kabilesinden Abdulaziz Eşşeybi‘nin önceki gün vefatı nedeniyle anahtar, kardeşi Abdulkadir Eşşeybi‘ye devredildi. Kabe‘nin anahtarını elinde bulunduran Eşşeybi ailesinin izni olmadan Kabe açılamıyor. Eşşeybi ailesinin izniyle Müslüman olan yabancı devlet adamlarının Mekke‘ye gelişlerinde ve yılda iki kez temizlik için Kabe‘nin açılması sağlanıyor.
Yabancı biri açamıyor
Mekke‘de Mektep sorumlusu Ahmet Halebi, Kabe‘nin sırlarından birisinin de anahtarda gizli olduğunu söyledi.
Eşşeybi ailesinden başka birinin Kabe‘nin anahtarını eline geçirmesi halinde bile Kabe kapısının açamayacağını anlatan Halebi, ‘‘Eşşeybi ailesinden bir çocuk gelse kapıyı açabilir. Yabancı bir aile anahtarı eline geçirse bile kapıyı açması imkansız. Kapıyı ancak Eşşeybi ailesinden biri açabiliyor‘‘ diye konuştu.





