Turkcell Süper Ligi‘nin 11. haftasında lider Fenerbahçe, Kayserispor deplasmanında 1 puana razı olurken, yaralı Aslan, Sivasspor‘u rahat geçerek moral buldu. Şampiyonluk yarışının bir diğer adayı Beşiktaş ise sessiz ve derinden ilerlemeye devam ediyor.
Lider Fenerbahçe, Kayseri deplasmanından 1 puanla dönerek adeta aldığı 1 puana şükretti. Kayserispor oynadığı futbolla Fenerbahçe‘yi adeta sahadan sildi. Kayserispor‘un ikinci yarıda oyuna hakim olmasının birçok sebebi var. Tolunay Kafkas‘ın oyuna müdahaleleri ve Christoph Daum‘un oyuna müdahale edemeyişi gibi. Christoph Daum. Fenerbahçe‘nin bu sezon şampiyonluktaki en büyük rakiblerinden biri. Ne Galatasaray, ne Beşiktaş bana göre en önemli rakibi Christoph Daum. Karşılaşmaların ikinci yarısını herkes gibi izliyor. Bir heyecan, bir atraksiyon yok. Biri bize anlatsın lütfen sahada hiçbir varlık gösteremeyen, ayağında top tutamayan Guiza neden 90 dakika oynar, ikinci yarıda Mehmet Topuz oyundan düşerken neden sağ kanada çare bulunmaz, neden 70 dakika oyuncu değişikliği için hep beklenir, neden Semih ikinci 45 dakika oynayamaz, neden Özer Hurmacı son 8 dakika oyuna sokulmak istenir. Bir adam 8 dakikada nasıl bir performans gösterebilir. Gerçi onu bile beceremedi ya, sonra vazgeçip Deniz‘i oyuna soktu. Sarı lacivertlilerde inanılmaz kenar yönetimi zaafı yaşanıyor Fenerbahçe‘de ve bunu gören kimse yok... Bu hakemleri de anlamak mümkün Roberto Carlos‘un pozisyonuna penaltı veriliyorsa, ceza sahası içinde tutmalar, çekmeler, sarılmalar bunların hepsi penaltı olması lazım. Standartı bir türlü tutturamıyorlar.
Galatasaray, Fenerbahçe yenilgisinin moralsizliğini üstünden çabuk attı. Aslında bu sonuç beklenen bir neticeydi. Geçtiğimiz hafta ezeli rakibinden aldığı yenilgiyle sarsılan Galatasaray, kendi saha ve seyircisi önünde kendine gelmeye çalışan Sivasspor‘u rahat yenerek hem taraftarlarını mutlu etti hem de Dinamo Bükreş maçı öncesi moral buldu... Galatasaray‘da sakat ve cezalı oyunculardan dolayı dertli iken bir de Mustafa Sarp‘ın cezalı duruma düşmesi önümüzdeki hafta oynanacak Diyarbakır maçında sıkıntı oluşturabilir. Dikkatimizi çeken bir konu da Galatasaray‘ın haftalar sonra bir karşılaşmayı gol yemeden tamamlaması idi. Bu olumlu bir gelişme sarı kırmızılılar açısından. Bir de Türkiye‘deki yabancı kalecilerin kalitesizliğini gündeme getirmek lazım. Petkoviç akıl almaz bir gol yedi, önceki hafta Leo Franco‘nun yaptığı hatalar vardı. Trabzonspor‘un kalecisi Tony Sylva, Kayserispor kaleci Süleymanou yani daha saymakla bitmez... Ülkemizde yabancı kontenjanlarını kaleciden yana kullanan takımlarımızın bu haklarını boşa kullandıklarını düşünmeye başladım. Eğer bu kalecilere kaliteli iyi kaleci diyorlarsa bizim kalecilere haksızlık ediyorlar. Kaliteli yabancı kalecilere tabi ki karşı değiliz. Geçmişte çok daha kaliteli yabancı kaleciler getiriyorduk ülkemize. Şimdi sıradan kalecilerle doldurmaya başladık kontenjanımızı. Simoviç‘ler, Tony Schumacher‘ler, Jean Marie Pfaff‘lar, Auman‘lar, Müller‘ler, Tafareller, Mondragonlar. Bunların hepsi birbirinden kaliteli kalecilerdi şimdi bu tarzdaki kalecilerden eser yok...
Beşiktaş sessiz ve derinden ilerlemeye devam ediyor. Basamakları birer birer tırmanmaya başladı. Beşiktaş‘ın en büyük sorunu sakatlıklar. Üst üste yaşanan sakatlıklar can sıkmaya başladı. Alınan galibiyetler tribünlerdeki gerginliği biraz olsun dindirdi. Şimdi herkes Wolfsburg maçını bekliyor. O maçta alınacak bir galibiyet Beşiktaş‘te dengelerin tekrar kurulmasına neden olacak. Şampiyonluk yarışında biraz daha kendine güven gelecek. Bu maçta alınacak kötü bir sonuçtan sonra Beşiktaş ile Futbol Federasyonu arasındaki ipler kopacağa benziyor. Ankaragücü maçını başka bir gün oynama isteğine Futbol Federasyonu red cevabı vermişti. Ankaragücü maçında yaşanan sakatlıklar ise siyah beyazlıların morallerini altüst etti. Beşiktaş‘ın kader haftası diyebiliriz bu hafta için. Trabzonspor deplasmanından da üç puanla dönerlerse siyah beyazlılar şampiyonluk havasına girer, tribünlerde de gerginlikler biter.
İki eski arkadaşın kapışmasında galip çıkmadı. Mehmet Özdilekli Antalyaspor, Ertuğrul Sağlamlı Bursaspor‘un 6 maçlık galibiyet serisine son verdi. Bursaspor bu sefer şanslıydı. Haftalardır iyi oynayarak övdüğümüz Bursaspor, Antalyaspor karşısında beklenen oyununu ortaya koymadı. Antalyasporlu futbolcular biraz becerikli olabilirseldi Bursaspor‘u puansız evine gönderirlerdi. İşte futbol bu yüzden güzel. Sonucu neticesi belli olmayan bir oyun.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi kendisi açısından çok önemli bir galibiyet alırken, Denizlispor ise teknik direktör değişikliğine rağmen kendi sahasından mağlup ayrılmaktan kurtulamadı. Denizlispor için tehlike çanları çalmaya başladı. Kasımpaşaspor Yılmaz Vural ile kıpırdanmaya başladı. Eskişehirspor‘a karşı son dakikada yedikleri golle beraberliğe razı oldular. Fakat bu gidişatlarını bozmazlarsa Yılmaz Vural tecrübesiyle Kasımpaşaspor‘un ligde kalmasında en büyük etken olur. Ne de olsa bu stresi bu sıkıntıyı en çok yaşayanlardan en iyi bilenlerden birisi Yılmaz Hoca...
Gaziantepspor yavaş yavaş gibi ilerlemeye devam ediyor. Fenerbahçe galibiyetinden sonra üst üste aldığı kötü sonuçlarla hayal kırıklığı oluşturan Gaziantepspor‘un son dakika şansı bu maçta da yüzünü güldürdü. Son dakikada Olcan‘ın attığı golle kazanan Gaziantepspor ilerki haftalar için umut vermedi. Diyarbakırspor ise birçok sıkıntıyla boğuşmasına rağmen iyi bir futbol oynadı. Gol yollarında biraz daha becerikli olabilselermiş maçı kazanbilirlermiş de. Sıkıntılı günler yaşayan Ziya hoca alınan sonuçlardan sonra takımını nasıl toparlayacak onu da bekleyip göreceğiz.
Bu sezon Manisaspor inişli çıkışlı bir grafik sergilesede bazı maçlarda aldığı şansız yenilgilerle şuanda bulunduğu konumu haketmiyor. Manisaspor, yenildiği maçlarda bile iyi bir futbol ortaya koyuyor. Siyah beyazlılar, Gençlerbirliği galibiyeti ile 5 hafta süren galibiyet hasredini de bitirdi. Manisaspor‘un Gençlerbirliği ile oynadığı son üç maçta rakibine bariz bir üstünlük sağladı. Tarzanlar 9 gol attı, kalesinde tek gol bile görmedi. Gençlerbirliği ise iyi bir takım olmalarına rağmen form düşüklüğü yaşıyor. Kupadan elenmeleri kırmızı siyahlı oyuncuların motivasyonunu bir hayli bozmuş. İyi bir hocaları ve iyi bir takıma sahip olan Ankara temsilcisi en kısa zamanda kendisini toparlayacaktır.
H. Teknik adamı Mesut Bakkal
Manisaspor‘un Teknik Direktörü Mesut Bakkal, takımına her zaman pozitif yönde futbol oynatmayı düşünen bir teknik adam. Gençlerbirliği‘ne karşı takımını yine ofansif oynatarak göze hoş gelen futbol izlettirdi bizlere...
Haftanın takımı - Manisaspor
Turkcell Süper Ligi‘nin 11. haftasında Manisaspor, Ankara deplasmanında ligin iyi takımlarından Gençlerbirliği‘ni 2-0 yenerek çok değerli 3 puanın sahibi oldu. Haftalardır iyi futbol oynayan fakat bir türlü neticeye yansıtamayan Manisaspor bu şansızlığını ligin iyi takımlarından Gençlerbirliği‘ni deplasmanda yenerek kırdı. Siyah beyazlılar, Gençlerbirliği glibiyeti ile 5 hafta süren galibiyet hasretini bitirdi. Manisaspor aynı zamanda bu sezon deplasmandaki ilk galibiyetini aldı.
Haftanın yıldızı İsmail Köybaşı
Beşiktaş‘ın genç yıldızı İsmail Köybaşı kafalardaki soru işaretlerini yavaş yavaş silmeye başladı. Gaziantepspor‘dan yüklü bir bonservis bedeli ile transfer edilen 20 yaşındaki solbek, Ankaragücü karşısında oynadığı futbol ve attığı güzel golle takıman üç puan kazandırdı.
Haftanın Hakemi Cüneyt Çakır (G.Birliği Manisa)
BU haftanın en az hata yapan hakemi Cüneyt Çakır idi. Kritik pozisyonlarda vermiş olduğu doğru kararlarla oyunu kesmedi. Soğukkanlılığını hiçbir zaman kaybetmedi. Otoritesinden ödün vermeyerek iyi bir maç yönetti.
Haftanın golü İsmail Köybaşı ve Kewell
Bu hafta iki golü birden haftanın golü seçiyoruz. İsmail Köybaşı‘nın Ankaragücü‘ne attığı golle, Harry Kewell‘ın Sivasspor‘a attığı goller birbirinden güzeldi. Bu yüzden iki golü birden haftanın golü ilan ediyoruz.
Haftanın olayı Diyarbakırspor, G.Saray maçına çıkmıyor
Diyarbakırspor yönetimi son haftalarda yaşanan siyasi sloganlar ve hakem hatalarından dolayı Galatasaray maçına çıkmama kararı aldı. Yapılan açıklamada "Öncesinde Bursaspor‘da başlayan ve Gaziantep‘te devam eden siyasi sloganlar, artık sonun başlangıcı oldu. Yönetim olarak Galatasaray maçına çıkmama kararı aldık" dedi.





