Süheyla şu an on sekiz yaşında. Annesiyle arasında geçen bir konuşmayı bizlerle paylaştı: "Lise ikinci sınıfa gidiyordum ve kurallardan nefret ediyordum. Sabahları kıyafet kontrolleri, okuldaki kurallar, eve belli bir saatte gelmek zorunda olmam, büyüklere saygı, yolda, okulda evde ve hayatın her alanında beni saran kurallardan çok rahatsızdım.
Bir gün anneme kurallardan nefret ediyorum, keşke istediğim her şey olsaydı, hiç yasak diye bir şeyden bahsetmelerdi dedim. Annem beni yanına oturttu ve "hani geçen bayram büyükannene gitmek üzere evden çıkmıştık, kurban edilmek üzereyken sahibinin elinden kaçmış, araçların arasında gelişigüzel koşturan bir dana görmüştük, hatırlıyor musun? Dedi. Evet dedim. İnsanları, araçları, eşyaları iterek koşturuyor, trafiği aksatıyor, yol kıyısındaki çiçekçinin çiçeklerini tahrip ediyor, yollara pisliyordu ...hatırladın mı? Dedi. Evet dedim. O gün bana insan olmak ne kadar güzel demiştin onu da hatırladın mı diye tekrar etti. Annem beni en derin yerimden vurmuştu evet dedim. Sonra devam etti, işte kurallar olmasa insanların hayatı da bu danalardan farklı olmaz. Kaldı ki hayvanların dahi kendi içinde kuralları vardır. Biz insanlar için ise haram vardır, helal vardır, adap vardır, muaşeret vardır. Hayat bu kurallarla güzeldir, kuralsız kanunsuz, sınırsız bir hayat yaşamak isteyenlerin ömrü cezaevlerinde geçiyor. Çünkü onlar diğer insanlara zarar veriyorlar. Annemin bu örneği bana her şeyi anlatmıştı. O günden sonra bu cümleyi bir daha tekrar etmedim."
Aile, hayata açılan okuldur
Hayatımız bir dize kurallar üzerine kurulmuştur. Evde, okulda, işte, gündelik hayatımızda uymamız gereken kurallar vardır. Nerede ne yapacağımızı ya da nasıl davranacağımızı ailede öğreniriz. Aileler çocuklarını hayata hazırlarken uymaları gereken kuralları öğretirler ve onlara örnek olurlar.
Çocuk hayatının ilk dönemlerinde ben merkezcidir, anlık düşünür ve anlık davranır. Bu süreçten itibaren doğruyu yanlışı öğretmek anne babanın sorumluluğundadır. Bu konuda aileler kararlı olmalı ve çocuğun yaşına uygun kurallar koymalıdırlar. Küçük ödüllerle, teşvik ve telkinlerle bu kurallar pekiştirilmelidir. Ancak aile çocuğa kuralları öğretirken, sıcak, sevecen ve açıklayıcı olmalıdır. Aksi durumda çocuk, kuralların gerekliliğini kavrayamayabilir.
Aile, iki yaşından itibaren, çocuğun bireyselliğini yavaş yavaş ortaya çıkartabilir ve ona seçenekler sunabilir. Özellikle anneler çocuğa, hangi elbiseni giymek istersin, hangi yemeği tercih edersin gibi sorular sorarak onun tercihlerini öne çıkartabilirler. Aile çocuğa, gideceği okulu, giyeceği giysileri, istediği yemekleri seçmesi için fırsat tanımalı ve onu seçiminde desteklemelidir. Çocuklar soru sormayı severler ve sorular onların hayata açılan pencereleridir. Anne baba çocuğun sorduğu her soruya sabırla cevap vermeli ve onların hayatı tanımalarına yardımcı olmalıdırlar. Çocuklar, dürtüseldir ve istediklerinin hemen olmasını isterler. Bu süreçte aile çocuğa kardeşlerinin haklarına saygı göstermesi için yol göstermelidir. Aile küçük yaştan itibaren çocuğu, adalet duygusunun gelişmesi noktasında teşvik etmeli, haklıyla haksız arasındaki farkı belirtmeli ve çocuğa somut örnekler vermelidir.



