‘‘Bizim istediğimiz rekabet edebilecek bir kur. Kur değerlenince Türkiye‘ye sıcak para çok geliyor. Sıcak para da bizi rahatsız ediyor. Türkiye, bu şekilde maalesef bir ithalat cenneti oluyor.‘‘

İSO Meclis Başkanı Erdal Bahçıvan:

"Karşı görüş, ‘piyasa bunu yapıyor‘ diyor. Ben de diyorum ki iki tane fon bu. İki tane büyük fon Türkiye‘ye 500‘er milyon dolar getirdiği zaman biz bunu piyasa olarak adlandırıyorsak burada bir hata var demektir."

Türkiye‘deki ekonomi çevreleri aşırı değerli Türk Lirası‘ndan, kurlardaki dalgalanmadan rahatsızlar. Hangi yıl baz alınırsa alınsın Türk Lirası‘nın aşırı değerli olduğunu söyleyen ihracatçılar, TL‘deki değerlenmenin ihracat bağlantıları nedeniyle kendilerini sıkıntı içinde bıraktığını kaydediyorlar.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, değerli TL‘nin Türkiye‘ye sıcak para girmesine neden olduğunu, bunu önlemek için Tobin vergisinin (kısa vadeli sermaye hareketlerine vergi getirilmesi) düşünülebileceğini belirttiğini kaydetti. Büyükekşi, ‘‘aslında Tobin vergisi falan bir sonuç. Bizim isteğimiz Tobin vergisi falan değil. Bizim isteğimiz rekabet edebilecek bir kur‘‘ dedi.

Büyükekşi, şunları söyledi: ‘‘Burada aslında Tobin vergisi falan bir sonuç. Bizim istediğimiz Tobin vergisi falan değil, bizim istediğimiz rekabet edebilecek bir kur. Kur değerlenince Türkiye‘ye sıcak para çok geliyor. Sıcak para da bizi rahatsız ediyor. Türk Lirası‘nın aşırı değerlenmesini sağlıyor. Bugün parite 1,29‘lara çıktığı halde maalesef 1,95 TL avronun karşılığı, dolar da 1,52‘ye düşmüş durumda. Daha 15-20 gün önce parite 1,20‘lere düştüğü halde avro 1,89‘du, dolar da 1,58‘ler seviyesindeydi. (Bu kurla) Türk ihracatçısı nasıl maliyet yapacak, nasıl hesap yapacak, nasıl altından kalkacak?

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz‘ın açıklaması var, ‘verimliliği artırın‘ diye, artık artırılacak verimlilik kalmadı. İhracatçı, kemerini sıka sıka son noktaya geldi. Türkiye, bu şekilde maalesef bir ithalat cenneti oluyor. Sadece ihracatçı bu işten zarar görmüyor, Türkiye‘nin cari açığı artıyor. Cari açığın artmasının en büyük sebebi de gerek ihracatçı ara malı ithal ediyor, gerek üretme yerine herkes satın almayı tercih ediyor.‘‘

Sıcak para uğruna üretici feda ediliyor

Türkiye‘nin son 20 yıldan beri sıcak para politikasıyla, sürekli olarak sıcak parayı cezbetmek noktasında Türk Lirasına belli bir getiri sağlamak amacıyla, kendi üreticisi, ihracatçısı ve sanayicisini yeterince desteklemeyen bir mali politika izlediğini öne süren İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclis Başkanı Erdal Bahçıvan, şunları söyledi: ‘‘Özellikle 2001 krizinden sonra alınan tedbirlerle de Türk sanayicisi belki de kur konusundaki son 20 yılın ağır sürecini geçirmekte. 2001‘den sonra belki kısa bir dönem çare olarak düşünülmüş olan kur politikası, yeni bir mali politikaya ihtiyacının olduğu konusunda herkes mutabık olmasına rağmen, son 4-5 yıldır hala daha devam etmekte. Belki karşı görüş diyecek ki faizler 70-80‘lerde değil, tek haneli faizlere düştük. Tek haneli faizlere düşmemize rağmen, hala daha dünyada birçok ülkenin ödediği reel faizden çok daha fazlasını vermekteyiz. Hala daha döviz bazında yüzde 5-6-7 ile Türkiye‘de mevduat toplanabilmekte. Bunlar da kullanan kişilere yüzde 8-9-10‘larla satılabilmekte. Türkiye‘nin faiz parametresi dünya rekabetinin, dünyadaki finans piyasalarının kat be kat üstünde.‘‘

Para piyasalarının çok sığ olduğunu, 300-500 milyon dolarlık bir tane tahvil satışı veya iki tane yabancı fonun Türkiye girme konusunda vermiş olduğu kararın bir anda piyasayı çok rahatlatıp, kuru yüzde 3-4 aşağıya çekebildiğini belirten Bahçıvan, şöyle konuştu:

‘‘Şu anda da sıcak paranın kendisine iyi getiri sağlayacak limanlar aradığı bir döneme girdik. 3-5 uluslararası mali oyuncunun, büyük fonun, finansal spekülatörün eline bırakılacak kadar Türkiye‘nin ihracatını ve sanayisini ucuz ve kısa vadeli değerlendirmeden uzak bir süreç, inanıyorum ki önümüzdeki seçim sonrasındaki ekonomik politikada değerlendirilecek. Neticede karşı görüş, ‘piyasa bunu yapıyor‘ diyor. Ben de diyorum ki iki tane fon bu. İki tane büyük fon Türkiye‘ye 500‘er milyon dolar getirdiği zaman biz bunu piyasa olarak adlandırıyorsak burada bir hata var demektir. Çünkü Türkiye‘de bir döviz borsası, piyasası maalesef henüz yok."

Sıcak paraya disiplin şart

Türkiye‘nin sıcak para, kısa vadeli sermaye girişlerini belli bir disiplin altına almasıyla kurun, kur borsasının ve Türk Lirası‘nın gerçek değerinin daha sağlıklı ve daha az tartışılabilir bir ortama gelebileceğini düşünüyorum. Piyasanın dengesini bozan kısa vadeli sermaye hareketleri. Türkiye‘de bir olay olsa, iki tane fonun 2 milyar dolar çıkarmasıyla kur 2 liraya çıksa gerçek rakam bu diyebilecek miyiz? Girişlerin ve çıkışların çok kolay yaptırmadığımız zaman piyasanın olması gereken gerçek seviyesi daha rahat ortaya çıkacaktır.‘‘

Muhabir: Haber Merkezi