İçişleri Bakanı Beşir Atalay, "Koruculuk sistemi bir ihtiyaçtan doğmuştur, 1986 yılında fiilen başlatılmıştır. Bir anlamda terörle mücadelede halk desteği olarak başlatılmış. O bölgedeki köylerin korunmasında ciddi katkısı olmuş ve bugüne kadar gelmiş bir sistem" dedi.
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Mardin'deki olayın sadece koruculuk sistemi üzerine oturtulmasını doğru bulmadığını söyledi. Şu anda koruculuk sisteminin kaldırılması yönünde herhangi bir çalışma olmadığını belirten Atalay, olayla ilgili gözaltına alınan bir kişinin evinde; el bombası, sis bombası ve mermilerin bulunduğunu ifade etti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı uğurlamak için Atatürk Havalimanı'nda basın mensuplarını sorularını cevaplayan İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Mardin'deki olayla ilgili 11 kişinin tutuklandığını belirtti. Atalay, "Mardin'deki vahşet sonrası 11 kişi tutuklandı. Önce 10 kişi gözaltına alınmış ve bunların tamamı tutuklanmıştı. Daha sonra bir kişi daha tutuklandı. Bu kişi olay yerinde olan birisi değil ama evlerdeki aramalarda el bombası, sis bombası ve mermi gibi mühimmat bulundu. Bu kişiler artık yargıda. Yargı görevini yapacak. Ama köyle ilgili valiliğimiz ve ilgili bakanlıklardan görevliler rehabilitasyon çalışmaları yürütüyorlar. Aileler arasında yine acı olaylar olmaması için güvenlik tedbirlerimiz de sürüyor." diye konuştu.
Koruculuk sisteminin kaldırılması yönündeki tartışmaların sorulması üzerine Bakan Atalay, "Bu köydeki vahşetin tamamen koruculuk sistemi üzerine oturtulması doğru değil. Bu olayın kendine has pek çok faktörü var. Bu faktörlerin analizi yapılıyor ve bunların bir kısmı da medyada yer aldı. Bu olayda korucuların rol alması doğrudur. Hayatını kaybedenler içinde de korucu vardır, zanlılar içinde de korucular vardır. Ama olay, tamamen koruculuk sisteminden kaynaklanan bir olay değildir. Şu günlerde koruculuk sistemiyle ilgili yazılanlardan, söylenenlerden biz de faydalanıyoruz. Koruculuk sistemi bir ihtiyaçtan doğmuştur, 1986 yılında fiilen başlatılmıştır. Bir anlamda terörle mücadelede halk desteği olarak başlatılmış.
O bölgedeki köylerin korunmasında ciddi katkısı olmuş ve bugüne kadar gelmiş bir sistem. Burada eleştirilecek, tartışılacak, yeniden düzenlenmesi gereken boyutları olabilir. Bunlara yönelik çalışmalar yapılıyor. 2007'de Köy Kanunu'nda değişiklik yapılmıştı. Kaldırılması yönünde bir çalışma şu anda yok. Bu ifadeleri ileri ifadeler olarak görüyorum. Yani konuya biraz dengeli bakmak gerektiğini düşünüyorum. Türkiye açık bir toplum. Her şey konuşulup tartışılır. Bunlardan faydalanılacak şeyler varsa biz de faydalanırız." diye konuştu.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



