Kralların iktidarlarının yıkılması, hükümdar ailelerin güçlerini kaybetmeleri ve imparatorlukların ortadan kalkmasında en önemli nedenin siyasi farklılıklardan değil, kitlelerin düşüncelerinde meydana gelen değişimlerden kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Demokrasi insan odaklı olduğu için tek bir insanın düşüncesini dahi önemsiz kabul etmez. Özellikle bireylerin meydana getirdiği kitlelerin tercihi ve yöneldiği istikamet iktidarı ve muktedir olmaya çalışan siyaseti belirler. Bu yüzden kitlelerin dili ve psikolojisi her şeydir...
Siyasette başarılı olamayanlar...
Kitleler; iktidarların devamını veya değişmesini sağlayan yegâne güçtür. Kitlelerin tahrik olmasını sağlayarak psikolojisini belirleyenler ve kendi milletlerinin psikolojisini kontrol altında tutanlar gelecekte iktidarların değişmez aktörleri kalmaya devam edeceklerdir.
Siyasette başarılı olamayanlar ve iktidarın tepe noktasında uzun süre barınamayanlar kitlelerle aralarındaki mesafeleri dengeleyemeyen ve onların ruh hallerinin farkında olamayan basiretsiz politikacılar olarak kabul edilmekten kurtulamayacaklardır. Bir seçimde iktidar olup diğer seçimde yok olanlar bu psikolojiyi kavrayamayanlardır.
Uzun süre iktidarda kalmayı başaranların ve toplumsal mutabakatın doğal sonucu olarak iktidarın yegâne temsilcileri bulunanların en önemli başarısı; kitlelerin psikolojisini güçlü şekilde düzenleme hatta manipüle etme gücünü ellerinde bulundurmalarından kaynaklanır. Bu gücü kavrayan mutlaka iktidar olur.
Değişim ve özgürlüklerin artırılması...
Kitle psikolojisi siyasetçiler için çok önemlidir. İktidara giden yolun adeta lokomotifidir. Modern dünyada profesyonelce yapılan tüm işlerinin vazgeçilmezidir. Servetin, gücün, kendini kabul ettirmenin, liderliğin, küresel yükselişin, karizmatik yetkinliğin, demokratik üstünlüğün bir numaralı değişmez faktörüdür.
Değişim ve özgürlüklerin arttırılması, kendine güvenden ve kitlelerin psikolojisine yönelik yaptığı güçlü etkiden beslenir. Dünyanın güçlü dengeleri içinde yer alma çabasının yanında, değişimin sağladığı pozitif dinamik etkiden faydalanan politikacıların, kitle psikolojisinin ne ifade ettiğini anladıkları görülmektedir.
Manevi boyutu olmayan eylemler uzun süreli olmaz
İçteki psikolojik başarı her zaman dışa yansır. Ruh sağlığı aynı zamanda başarı ve motivasyon kaynağıdır. Komşu ülkelerle sıfır problem esasına göre ilişkilerin geliştirilmesi, sınırların açılması ve farklı açılımların yapılmaya çalışılmasının ardında ciddi ve güçlü bir psikolojik harekât tüm çıplaklığıyla kendisini göstermektedir.
Manevi boyutu güdük kalmış, planlanmış eylemlerin ve elde edilen başarıların uzun süreli olmayacağı açıktır. Açılımlar yapılırken hala üniversite kapılarında başlarındaki örtülerinden dolayı mağdur olan kızları bulunan ülke yöneticileri, yapılanların samimiyetinin kitlelerin zihni tarafından bir süre sonra sorgulanmaya başlayacağını bilmelidirler.
Kitlelerin psikolojisini kontrol edenler, onların inançlarını ölçüp biçerek ve bu alanda özgürlükleri olabildiğince genişleterek gelecekteki iktidarlarının süresini belirlemiş olacaklardır. Başörtüsü sorununun çözülemediği bir ülkede yapılmaya çalışılan açılımların objektif ve iyi niyetli olduğu her zaman askıda kalmaya mahkûm olacaktır...
Kitle Psikolojisi Nedir?
Sosyal psikolojide bir insanın davranışlarına içinde bulunduğu her hangi bir topluluğun etkisi "kitle psikolojisi", "yığın psikolojisi" ve "grup psikolojisi" başlıkları ile incelenmektedir. Genel olarak bakıldığında her hangi bir kitle içinde iken o insanın birey olarak davranmaktan çıkıp o topluluğun bir üyesi olarak davrandığı görülmektedir.
Topluluğu oluşturan kişilerin topluluk içindeyken, topluluğu bir araya getiren etkenin de etkisiyle tek başına hiçbir zaman yapmayacakları davranışlar gösterdikleri yaptıkları görülmektedir. Hatta bazen bu davranışların o kişinin gerçek kişilik özelliklerine ve ruhsal yapılarına taban tabana zıt olduğu bile görülebilmektedir. Topluluğu bir araya getiren gerekçe ne kadar yaşamsal önem ve ne kadar çok duygusal yük taşıyorsa bu etkilenmenin derecesi o kadar artmaktadır.
Bu tür topluluk içinde olan bireylerin yargılama, değerlendirme, sonuca varma ve irade kullanma yetileri geçici olarak olağan bir biçimde işlememektedir.





