Kars İl Sağlık Müdürü Dr. Fahri Sevinç, doğru beslenme ile kışın sıklıkla görülen hastalıklara yakalanma riskinin ortadan kaldırılabileceğini söyledi.
Kış mevsiminin gelmesiyle birlikte kendini hissettiren soğuk hava, sağlık konusunda daha da dikkatli olmayı gerektiriyor. Soğuk hava ile başta grip olmak üzere soğuk algınlığı ve enfeksiyon hastalıklarının görülme sıklığının artış gösterdiğini ifade eden Kars Sağlık Müdürü Dr. Fahri Sevinç, aşılanma, hijyen kurallarına dikkat etme, mevsim şartlarına uygun giyinme gibi önlemlerle hastalıklardan korunulabileceğini dile getirdi. Kış hastalıklarına karşı doğru beslenme ile koruma sağlanabileceğini ifade eden Sevinç, iyi bir korunma kalkanı olan meyve ve sebzelerin kış mevsiminde bol bol tüketilmesi gerektiğini vurguladı.
Sağlık Müdürü Dr. Sevinç, "Meyve ve sebzeler bol miktarda vitamin ve mineral içerirler ve hastalıklara karşı direncin oluşumunda etkilidirler. Bu nedenle sabah kahvaltısı da dâhil olmak üzere her öğünde ve mümkün olduğunca çok çeşitte meyve ve sebze tüketilmesine özen gösterilmelidir. Ancak dikkat edilmesi gereken husus, taze olarak tüketilmeleridir." diye konuştu.
Sebzeler kavrulduklarında vitaminleri ölüyor
Meyve ve sebzelerin vitamin kaybı olmadan yenmesi gerektiğinin altını çizen Sevinç, "Meyve ve sebzelerdeki vitamin ve minerallerin çoğu kabuklarında, kabukların hemen altındaki bölümlerde yer alıyor. Bu nedenle kabuklarıyla yenebilenler yenmeli, soyulması gerekiyorsa ince bir şekilde soyulmalıdır. Değinmem gereken diğer bir konu, sebzelerin pişirilmesi ile ilgili. B ve C vitamini gibi bazı vitaminler ısıya maruz kaldıklarında kolayca vitamin değerlerini yitiriyorlar. Bu nedenle kısa sürede ve diriliği korunacak şekilde pişirilmesi gerekiyor. Ayrıca sebzeler kavrulduklarında da vitaminleri ölüyor, bu yüzden haşlanması ve haşlama suyunun dökülmemesi daha faydalı." ifadelerini kullandı.
Savunma sistemini güçlendirici özelliğe sahip havuç, lahana, brokoli, kabak gibi sebzelerin sofralardan eksik olmaması gerektiğinin altını çizen Sevinç, E vitamininin de bağışıklık sistemini güçlendirmede büyük bir öneme sahip olduğunu sözlerine ekledi.
Yeme bozuklukları neler
Yeme bozuklukarının gençlerdeki görünümü daha çok anoreksiya nervoza ve bulimia nervoza şeklindedir.
Anoreksia Nervoza: Anoreksiya nervozada kişinin beden imajına yönelik endişeleri ile beraber yemek yeme alışkanlığının bozulması ve gittikçe ciddi bir biçimde kilo kaybetmesi ile oluşur. Daha çok genç kızlarda ergenliğe adım atılan yıllarda görülür . Bu bozuklukta kilo almaktan aşırı derecede korkma vardır. Aynı zamanda kişide bu düşük kilo durumunu inkar etme , kabul etmeme durumu vardır. Anoreksiya nervozada depresyon sık görülür , eşlik eden başka psikiyatrik problemler olabilir . Anoreksiya nervozanın bir tipinde ciddi miktarda yemek yeme periyotları olabilir. Anoreksiya nervozanın tedavisinde ilaç tedavisi ile beraber psikoterapi uygulanır. Eğer kilo kaybı çok belirgin ise kişinin hastanede yatarak tedavi olması uygun olur. Bu durumdaki kişilerde beden imajını korumak için aşırı derecede ve uygun olmayan miktarda egzersiz de görülebilir.
Bulimia Nervoza: Bulimia nervozada kişinin kendini kontrol edemediği yemek yeme atakları olur .Yemek yeme atağından sonra ciddi derecede bu durumdan sıkıntı duyma ve utanma olur. Daha çok seçici olarak bazı gıdalara( dondurma , kalorili yiyecekler , tatlılar vb.) karşı olma durumu daha sık görülür. Bulimia nervozada kişi yemek yedikten sonra kusma veya aşırı egzersiz yapma veya değişik ilaçlar alarak sindirim sistemini etkileme girişimleri olur . Bulimia nervozada yine bayanlarda daha sık görülür. Bulimia nervozada anoreksiya gibi beden imajı kaygısı yoktur. Bulima nervozada depresyon daha sık eşlik eder. Tedavisinde davranışçı yaklaşımlar ile beraber ilaç tedavisi uygulanır.
Bilgisayar karşısında yemek yiyenler daha zor doyuyor
Bilimadamları, bilgisayar karşısında yemek yemenin, tokluk duygusunu azalttığı konusunda uyarıda bulundu. İtalyan Corriere della Sera gazetesinde çıkan habere göre, işte, evde ve hatta restoranlarda gözlerini bilgisayar ekranından ayırmadan yemek yemeyi alışkanlık haline getirenlerin sayısının gitgide arttığı günümüzde, bu konuda bir araştırma yapan bilimadamları, bunun pek de sağlıklı olmadığını ortaya koydu.
İngiltere‘deki Bristol Üniversitesinde görev yapan bilimadamları, iki gruba ayırdıkları katılımcılara aynı menüden oluşan bir öğle yemeği verdi.
İlk gruptan yemeklerini bilgisayarda oyun oynarken yemelerini isteyen araştırmacılar, diğer gruptakilerin ise normal bir şekilde, masa başında yemek yemelerini sağladı.
Tokluk hissi diğerlerine göre çok daha az
Araştırmada, yemeğin ardından ilk gruptakilerin tokluk hissinin diğerlerine göre çok daha az olduğu ve bu kişilerin yemekten yarım saat sonra çok daha fazla sayıda bisküvi atıştırdıkları gözlemlendi. İnsanın yemek yerken dikkatini başka bir eylemde yoğunlaştırmasının, farkında olmadan daha fazla kalori almasına neden olduğunun altını çizen araştırmacılar, bilgisayar başından kalkmadan yemek yiyenlere uyarıda bulundu.





