Norveç katliamcısı Anders Breivik, gerekirse savaşarak Kabalistik dogmayı (Yahudi Mistizmi) yerleştirmeyi amaçlayan masonik silahlı Hıristiyan örgüt Tapınak Şövalyesi çıktı.

Norveç katliamcısı Anders Breivik, 1118 yılında on Fransız şövalyesi tarafından kurulan, amaçları zenginlik ve güç elde etmek ve gerekirse savaşarak Kabalistik dogmayı (Yahudi Mistizmi) yerleştirmek olan masonik gizli bir örgüt olan Tapınak Şövalyesi çıktı.

Norveç‘in Oslo kentindeki bombalı saldırı ve Utoya Adası‘nda yaşanan silahlı saldırının zanlısı Anders Behring Breivik‘in Hristiyan silahlı bir örgüte bağlı olduğunu söylediği belirtildi. Norveç‘te yayın yapan ‘www.vg.no‘ adlı internet sitesinde yer alan habere göre, Breivik‘in sorgusu sırasında ‘The Knights Templar‘ (Tapınak Şövalyeleri) adlı örgüte bağlı olduğunu söylediği ifade edildi.

Haberde, Breivik‘in saldırıları tek başına yaptığını söylemesine rağmen "kendisinin bu örgütün bir temsilcisi ve şövalyesi olduğunu" ifade ettiği belirtildi.Haberde, Breivik‘in örgütü ‘Hıristiyan silahlı bir örgüt‘ olarak tanımladığı kaydedildi.

İsrail bağlantılı örgüt Tapınak şövalyeleri

Tapınak Şövalyeleri ( Tampliyeler) (1118-1312) tarihteki ilk uluslararası ekonomik güçtür. Tapınak Şövalyeleri Avrupa‘dan Kudüs‘e kadar binlerce şatoya sahipti. O zamanın Doğu-Batı ticaret ve haç yollarını askerleriyle korur, hacıları şatolarında ağırlar, onların paralarını saklar, kredi verir, kambiyo işlemleri yaparlardı. Hacılar ve tacirler, nakit para taşımamak için, örneğin Paris‘te Tampliyeler‘e emanet ettikleri paralarını, Kudüs‘te istedikleri döviz cinsinden çekebilirlerdi. Tarikat para havalesini, çek sistemini, ikili muhasebe sistemini, defteri kebiri icat etmişti. Borç verip vergi vermeyen Tarikat‘ın serveti dillere destandı. Öyle ki, günümüzde bile, yollara düşüp Tampliyeler‘in gizlediğine inanılan hazinelerini arayanlar vardır.

Bush‘un iktidara geldiği 8 Kasım 2000 seçimleri ile başlayan 11 Eylül faciası ile ivme kazanan, Irak ve Afganistan savaşları ile kanlanan yeni süreçte Neo-con zırhına bürünmüş Yahudi-Evangelist aslen Tapınak Şövalyesi güruhun asıl hedefinin İsrail merkezli 13. yüzyıldaki Kudüs Krallığı olduğu anlaşılıyor. Haçlı seferleri içerisinde tek başarılı olan seferi onlar yapmıştı.

2083: Bir Avrupa bağımsızlık deklarasyonu

"2083: A European Declaration of Independence," (2083: Bir Avrupa Bağımsızlık Deklarasyonu) olarak kaleme alınmış manifestoda, liberalizm ve çok kültürlülük "kültürel Marksizm" ile aynı kefeye konuyor ve bunun Avrupa Hristiyan medeniyetini yok etmekte olduğuna değiniliyor.

Tapınak şövalyelerini yeniden diriltmek için gizli toplantı

Dökümanda ayrıca Tapınak Şövelyelerinin yeniden diriltmek için Nisan 2002‘de Londra‘da bir gizli toplantı yapıldığı yazıyor. Toplantıya sekiz Avrupa ülkesinden 9 kişinin katıldığına değiniliyor.

Katliam gün be gün planlanmış

Norveç katliamcısı Anders Breivik katliamı gerçekleştirmeden evvel 1500 sayfalık bir Manifesto yayınlamış. Saldırıyı günbegün planlamış. Anders Breivik saldırıdan saatler evvel internete 1500 sayfalık bir manifesto yolladı. Manifesto içinde aylardır günbegün saldırının nasıl planladığına dair bir günlük yer alıyor. "Avrupa ülkelerinde siyasi ve askeri kontrolü ele geçirme ve kültürel muhafazakar politik gündem uygulama niyetinde olan küçük bir grubun parçası olduğunu" söylüyor bu metinde.

Bir milyon kişiyi öldürme planı

New York Times, eski bir  ABD devlet yetkilisinin sözlerinden hareketle soruşturmayı yürütenlerin bu manifestonun Breivik‘e ait olduğunu düşündüklerini vurguluyor. Manifesto Breivik‘in adının Anglikan versiyonuyla yani Andrew Berwick olarak imzalanmış. Manifesto‘da Breivik bir milyon kişiyi öldürecek ya da yaralayacak bir yangın çıkarılmasını öngörüyor ve "diyalog için zaman bitiyor. barışa bir şans verdik. silahlı direnme zamanı geldi" diyor.

Sırbistan bombardımanı öfkelendirmiş

Katliamcı Anders Behring Breivik, NATO‘nun Sırbistan‘ı bombalamasının, saldırılar konusunda kararlılığını sağladığını söyledi. Breivik, küçük bir çocukken Körfez Savaşı sırasında Müslüman bir arkadaşının, Amerikalılara karşı düzenlenen füze saldırıları haberlerine sevinmesiyle hayatının yönünün değişmeye başladığını, NATO‘nun 1999 yılında Sırbistan‘ı bombalamasının, Sırbistan‘ın Kosova‘da Arnavut Müslümanlara yönelik eylemlerine sempati duyduğundan, saldırılar konusunda kararlı olmasını sağladığını ifade etti.

Anders Behring Breivik ayrıca NATO‘nun Sırbistan bombardımanından bir yıl sonra "Avrupa‘nın İslamileşmesinin" barışçıl yollarla durdurulamayacağının farkına vardığını belirtti.

Günlüğünde Müslümanları ve Avrupa‘yı çok kültürlü hale getirmekle suçladığı "Marksistler"i küçük görmesini derinleştiren olayları kronolojik sırayla kaleme alan Breivik, Oslo‘da orta direk bir ailede yetiştirilmesini, anne ve babası o bir yaşındayken boşanmış olmasına ve onlu yaşlarında babasıyla iletişimi kopmasına rağmen ayrıcalıklı sözlerle nitelendiriyor.

Breivik, hem annesinin hem de babasının, Marksistlerin sızdığı görüşünde olduğu Norveç‘in merkez sol İşçi Partisi‘ni desteklediklerini belirterek, gençliğinde annesinin "ılımlı bir feminist" olmasından rahatsızlık duyduğunu ifade ediyor.

Bir ara, göçmenlere yönelik daha sıkı kontroller çağrısında bulunan, muhalif İlerici Parti‘den politikaya atılmayı denediğini ve 7 yıl önce neredeyse Oslo Kent Konseyi‘ne seçileceğini savunan Anders Behring Breivik‘in günlüğünün bir bölümünün, Amerikalı anarşist Theodore Kaczynski‘nin "Unabomber" adlı teknoloji karşıtı manifestosunun ilk sayfalarından neredeyse kelimesi kelimesine alındığı görülürken, Breivik, Kaczynski‘ye atıfta bulunmuyor.

Manifestodan hareketle bağlantı tespiti

Fakat katılımcıların ismi ya da onların Breivik‘in planından haberder olup olmadığı yazmıyor. New York Times‘a göre, soruşturmacılar muhtemelen şimdi bu insanların gerçekte var olup olmadığını ve onların Breivik ile ne tür bir bağlantıları olduğunu tespit etmeye çalışacak. Analiz Merkezi‘nin sitesinde yer alan bilgilere göre öte yandan Breivik‘in avukatı Geir Lippestad, müvekkilinin yarın yapılacak duruşmada bu konudaki düşüncelerini anlatacağını belirtti.

Polis, katliamın yapıldığı adada kurbanların cesetlerini aramayı sürdürürken, cuma günü iki yerde düzenlenen bombalı ve silahlı saldırılarda ölenlerin sayısının artmasından endişe ediliyor.

Her iki saldırıdan da Breivik sorumlu tutuluyor. Polis yetkilisi, ikinci bir saldırganın daha olabileceği üzerinde duruyor. Polisin, Breivik‘in ilk ateş açmaya başlamasından 90 dakika adaya geldiği belirlendi. Polisin hemen helikopter bulamadığı, ardından da sahilden birkaç yüz metre ileride bulunan adaya çıkmak için bot bulamadığı, bu nedenlerle geciktiği bildirildi.

Katliamda domdom kurşunu kullanmış

Norveç‘in Utöya adasında İşçi Partisi‘nin kampına katılan gençlerden 86‘sını katleden saldırganın, vücudun içinde parçalanmak üzere tasarlanmış, en ağır yaralara yol açan dom dom kurşunu kullandığı bildirildi. Kamptaki katliamda yaralananların kaldırıldığı Ringriket Hastanesinin baş cerrahı Dr. Colin Poole, cerrahların 16 yaralıya müdahalesinde, yaralıların vücutlarında ufak kurşun parçaları bulduğunu, dış yaraların alışılmadık biçimde ufak ve hafif olduğunu belirterek, ‘‘Bu mermilerin vücudun içinde patladığını, merminin bütün enerjisinin dokunun içinde biriktiğini ve çok büyük iç hasara yol açtığını‘‘ vurguladı.

Gözaltındaki, aşırı sağcı ve dinci olduğu belirtilen Norveçli zanlı Anders Behring Breivik, adadaki katliamla saatler önce Oslo‘da düzenlenen 7 kişinin öldüğü bombalı saldırıdan da sorumlu tutuluyor. Öte yandan Norveç polisi, toplam 93 kişinin öldüğü iki saldırının ardından hiçbir yabancı ülkeden ayrı bir polis soruşturması yürütülmesini istemediklerini bildirdi.

Saldırganın babasının evi arandı

Fransız jandarması, Norveç‘te 93 kişinin öldüğü saldırıları düzenlediğini itiraf eden Anders Behring Breivik‘in babasının evinde arama yaptı. Ondan fazla jandarmanın, Breivik‘in babasının ülkenin güneyindeki Cournanel kentinde bulunan evinde arama yaptıktan sonra evden ayrıldığı belirtildi. Bölge jandarması, arama yapılan evin Breivik‘in babası Jens Breivik‘e ait olduğunu doğruladı, ancak ayrıntılı bilgi vermedi. İfadesi alınan Jens Brevik, oğluyla yıllardır görüşmediğini söylemişti. Bu arada Aftenposten gazetesinde yayımlanan haberde, Anders Behring Breivik‘in, iktidardaki İşçi Partisi‘nin gençlik kampına düzenlediği saldırıda, eski başbakan Gro Harlem Brundtland‘ı da öldürmek istediğini söylediği belirtildi. Saldırganın babası: Dehşet verici bir katliam   Norveç‘te 93 kişiyi katleden Anders Behring Breivik‘in babası, olayın kendisinde şok tesir oluşturduğunu belirtti. Oslo‘daki bombalı saldırı ve katliamı gerçekleştiren Breivik‘in babası Jens David Breivik, İsveç gazetesi Expressen‘e yaptığı açıklamada, olayın kendisinde şok tesiri meydana getirdiğini ifade etti. 76 yaşındaki baba Breivik, oğlunun gerçekleştirdiği katliamın dehşet verici olduğunu söyledi.

Breivik‘in ailesi

Breivik‘in babası Jens Breivik‘in, Norveç‘in Londra Büyükelçiliğinde diplomatlık yaptığı sırada annesiyle ayrıldığı, annesinin, oğlunun velayetini aldığı, Breivik‘in 15 yaşına gelene kadar Fransa‘da yaşayan babasıyla yeni eşini düzenli olarak ziyaret ettiği belirtiliyor. Anders Behring Breivik‘in, 1995 yılında kendi isteğiyle babasıyla iletişimini kopardığı ifade edilirken, annesinin, Oslo‘da şu anda polis tarafından korunan bir apartman dairesinde yaşadığı ve oğlunun planlarından haberdar olmadığını söylediği belirtiliyor.

2009‘dan bu yana planlıyormuş

Norveç‘teki bombalı ve silahlı saldırılarıyla kanlı bir katliam gerçekleştiren Anders Behring Breivik‘in saldırıları 2009 sonbaharından bu yana planladığı bildirildi.

Breivik, saldırılardan önce internette yayımladığı 1500 sayfalık günlüğünde, terörün kitleleri uyandırma aracı olduğunu ve İkinci Dünya Savaşı‘ndan bu yana en büyük canavar olarak nitelendirilmeyi beklediğini belirtiyor. AFP‘nin ulaştığı günlükte Breivik‘in kişiliğine de ilişkin birçok ayrıntı görülebiliyor.

Günlük, "Sanırım bu son girişim (internete) olacak. Bugün 22 Temmuz Cuma, saat 12.51" diye sonlanıyor.

İngilizce yazılan ve "Bir Avrupa Bağımsızlık Bildirgesi-2083" başlıklı günlüğe "Andrew Berwick, Adaletsever Şövalyelerin Komutanı" olarak imza atan Breivik, günlüğünün bir bölümünde, Norveçli ve gerçek adının Anders Behring Breivik olduğunu açıklıyor.

Günlükte, başlıca hedefin sosyal demokrat partinin yıllık toplantısı olduğunu yazan Breivik, Avrupa‘da hedef alınacak ülkelerin de listesini yaptığı, ülkelerde yaşayan Müslümanların sayısına göre yapılan sıralamada Fransa‘nın ilk sırada olduğu görülüyor.

Mahkemesi halka ve basına kapalı olacak

Norveç‘te savcılık, terör suçundan yargılanacak olan Anders Behring Breivik‘in (32) davasının kapalı kapılar ardında gerçekleşeceğini belirtti.

Soruşturmayı yürüten Savcı Carol Sandby, ilk duruşmanın halka ve basına kapalı olacağını söyledi. Sandby, sebep olarak, Breivik‘in ideolojisini basın yoluyla yaymayı engellemek olduğunu kaydetti. Breivik‘in avukatı Geir Lippestad, müvekkilinin mahkemenin basına açık olmasını talep ettiğini bildirdi ve karara itiraz etti. Bu tür kararların mahkeme yönetimi tarafından verildiğinin altını çizen Savcı Sandby, cezaevi toplantısından sonra çıkan karar sonucu deneyimli yargıç Kim Heger‘in mahkemeyi yöneteceğini sözlerine ekledi.

Norveç Prensinin kardeşi de öldürüldü

Norveç‘in Utöya adasında gençlerin katıldığı İşçi Partisi‘nin kampına düzenlenen saldırıda Norveç Prensesi Mette-Marit‘in üvey kardeşi de öldürüldü. Kraliyet sözcüsü Marianne Hagen, silahlı saldırganın kampta katlettiği gençler arasında Prenses‘in üvey kardeşinin de bulunduğunu belirtti. Hagen, ölen kişinin Mette-Marit‘in 2008‘de ölen üvey babasının oğlu Trond Berntsen olduğunu belirtti.

Savcı 8 hafta tutukluluk talep etti

Norveç savcılığının, başkent Oslo ve Ütöya adasında 93 kişinin ölümüne yol açan saldırıları düzenleyen Anders Behring Breivik için 8 hafta tutukluluk süresi talep ettiği bildirildi. Oslo Bölge Mahkemesi sözcüsü İrene Ramm, savcılığın dava hazırlığı için 8 hafta süre istediğini belirtti. Sözcü, savcılığın duruşmaların ayrıca halka ve basına kapalı olmasını talebinde bulunduğunu söyledi. Norveç‘te yargılanma sürecinden önceki tutukluluk süresi genellikle 4 hafta oluyor.

Ölü sayısı yenilenebilir

Norveç polisi, Breivik‘in başkent Oslo‘nun 45 kilometre uzağındaki Ütoya adasında düzenlediği saldırıda öldürülenlerin sayısının yenilebileceğini bildirdi. Emniyet Müdürü Öystein Maeland, adada öldürülenlerin sayısının aşağı çekilebileceğini belirtti. Ütoya adasındaki gençlik kampına düzenlenen saldırıda 86 kişinin öldüğü açıklanmıştı.

Muhabir: Haber Merkezi