Kocaeli Üniversitesince yapılan araştırmada, kadınların büyük bölümünün kendileriyle ilgili bir sorun karşısında uzman psikolog veya avukatla görüşmek yerine, televizyonlarda yayınlanan kadın programlarındaki uzmanlarla telefon bağlantısı kurdukları, onlardan yardım ve fikir aldıkları bildirildi.
Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Emel Baştürk Akça, AA muhabirine yaptığı açıklamada, TÜBİTAK iş birliğiyle ‘‘Yurttaşlığın bir aracı olarak medya okur yazarlığı‘‘ konulu bir araştırma yaptıklarını anlattı. Araştırma kapsamında İzmit‘teki bir mahallede 200 kadına anket uyguladıklarını ifade eden Akça, ankette kadın programlarına bakış açısının değerlendirildiğini söyledi.
Akça, ankete katılan kadınların yüzde 20‘sinin okur-yazar olmadığı, yüzde 70‘inin ilkokul mezunu olduğunun belirlendiği kalanların da eğitimlerinin lise ve üstü olduğunu belirtti. Akça, kadınların yüzde 90‘lık bölümünün ise hiçbir siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu üyesi olmadığını bildirdi.
Uzmanı TV‘de görüyorlar
Ankete katılan kadınların yüzde 70‘inin günde 3-5 saat özellikle de sabah kuşağındaki kadın programlarını izlediklerini ifade eden Akça anketle ilgili yapılan değerlendirmelerle ilgili şu bilgileri verdi: ‘‘Ankete katılan kadınların yüzde 74‘ü kadın programlarını olumlu bulduklarını belirtiyor. Kadınların büyük bölümü de kendileriyle ilgili sorun karşısında uzman bir psikolog veya bir avukatla görüşmek yerine kadın programlarındaki uzmanlarla telefon bağlantısı kuruyor veya programdaki uzmanın görüşünü izliyor ve sonuç çıkarıyor. Bir anlamda öneri de alıyor. Sonuçta ilgili kurum ve kuruluş yerine bu programdaki uzmanlardan yararlanıyor. Bir bakıma kadın, ilgili uzmanla televizyonda tanışıyor. Bu da kadın programlarının eğitici bir program olduğunu gösteriyor.
Bu kadınların, devletle hiçbir ilişkileri olmamış. Bir dilekçe vermenin nasıl olduğundan tutun da başına herhangi bir olay geldiğinde nereye başvuracaklarını bilmiyorlar. Bir resmi kuruma başvurma konusunda çok ürkekler. ‘Bir şey başımıza gelse bir yere başvurmayız‘ diyebiliyor. Medyanın çok geniş kitlelere erişebilmesindeki rolü bir kez daha önemli bir hale gelmiş oluyor. Onlara hakları konusunda bilgiler verecek potansiyeli medyada gördüğümüzü bu çalışmayla belirledik.‘‘





