Bizde kol kırılır, yen içinde kalır. Özellikle Türk Silahlı Kuvvetleri‘nin geleneği böyledir. Bakın, Ergenekon soruşturması sırasında ortaya çıktı ki, Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde ‘Cumhuriyet Çalışma Grubu‘ diye bir birim kurulmuş.
Bu birim aylık faaliyet çizelgeleri hazırlamış, faaliyetleri ve elde ettiği sonuçlarla ilgili birfingler vermiş, diğer kuvvet komutanları bu konuda bilgilendirilmiş, bu birim para harcamış, mesela bir futbol maçına gitmişler pankart açmak için ama polis izin vermemiş, maç bileti parası yine de devlet bütçesinden ödenmiş vs. Genelkurmay, bu birim için ‘Hayır‘ diyor, ‘Böyle bir birim yok. Hiç olmadı.‘ Yalan söylemiyor Genelkurmay. Jandarma bu birimi kurmak istemiş, Genelkurmay ‘Hayır‘ demiş, jandarma bunun üstüne başka bir isimle kurmuş, Genelkurmay yakalamış iptal ettirmiş, bütçeden para aktarılamamış vs. Ama yine de bu birim Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı bünyesinde kurulmuş, faaliyet göstermiş. Yani her bakımdan yasadışı, izinsiz. Ama bakıyoruz, konu mahkemeye belgeleriyle birlikte yansıdığı halde, bu mesele herhangi bir idari soruşturmanın konusu olmuyor, devlet içinde devlet yetkisi kullanıp kamu parası harcayan yasa dışı bir oluşuma kimse bir şey demiyor. JİTEM yok, zaten Cumhuriyet Çalışma Grubu da yok. Peki ya hukuk, hukuka saygı, kamu malına ve parasına saygı? Galiba o da pek yok. Sorun tam da bu zaten.





