Referandum sonuçlarına bakarak harita üzerinde Türkiye‘yi ikiye ayıranların göremediği acı bir "tablo" daha var. Açlığın, yoksulluğun ve fakirliğin boyunduruğu altındaki "öteki Türkiye!" Gözlerimizin önünde yaşanan bu trajedilere kör kalmamak başta iktidar olmak üzere toplum olarak hepimizin boynunun borcu.

Üçüzleri oldu, ama üzüldüler

Şanlıurfa‘da 4 çocuğu varken beşinci çocuğu bekleyen fakat dünyaya gelen üçüz bebekleriyle birlikte çocuk sayısı 7‘ye yükselen Öğüş Ailesi, kendilerine uzanacak yardım elini bekliyor. Sevinç yerine hüzün yaşayan ailenin geçimini sağlayan baba Ahmet Öğüş, aylık gelirin gideri karşılayamadığını söyledi.

10 yıldır evli Ahmet ve Vezine Öğüş çifti, 2,5 ay önce dünyaya gelen üçüz bebekleriyle birlikte mutluluğu ve hüznü aynı anda yaşadı. 4 çocuk sahibi iken beşinci çocuğu bekleyen çift, dünyaya gelen üçüz bebekleriyle birlikte maddi sıkıntı yaşamaya başladı. Kapıcılık ile ailesinin geçimini sağlayan baba Ahmet Öğüş, dünyaya gelen üçüz kız bebeklerle birlikte 5 kız, 2 erkek olmak üzere 7 çocuk sahibi olduğunu fakat aylık gelirin gideri karşılayamadığını söyledi. Bodrum katında rutubetli ve böceklerin cirit attığı evde yaşam mücadelesi veren Ögüş Ailesi, çocuklarına istenilen düzeyde bakamadıkları için sıkıntı çekiyor. 7 çocuklu Öğüş ailesi, diğer yandan da 3 çocuğu okutmak için çalışıyor. Ailenin çocuklarından Sara 4‘üncü sınıfa, İbrahim Halil 3‘üncü sınıfa, Mahmut ise birinci sınıfa giderken, 2,5 yaşındaki Dilan ile Meryem, Hatun ve Asiye isimli 2,5 aylık üçüz bebekler gün boyu annelerinin yanında kalıyor.

"İshal maması bile alamıyoruz"

Gün içerisinde evde çocuklarına bakmaya çalışan anne Vezine Öğüş, çocukların istedikleri karşılayamadıkları için kahrolduklarını belirtti. İshal olan bebeklerine 18 TL‘ye ishal maması bile alamadıklarını dile getiren anne Vezine Öğüş ise, "Maddi sıkıntımız yok. Bir çocuğum ishal olmuş. Doktor ishal maması yazdı. İshal maması da 250 gram 18 TL, alamıyoruz. İstediğimiz gibi bakamıyoruz çocuklarımıza. Çok mutluyuz, Allah herkese üçüz çocuk nasip etmez, bize nasip etti. Fakat bu çocuklara bakamadığımız içinde üzülüyoruz. Üç çocuğum da okula gidiyor. Onların da masrafları çok. Sıkıntı çekiyoruz" diye konuştu.

Ayda 400 TL

400 TL ile üçüz bebeklerin bez ihtiyacını karşılayamadığını söyleyen baba Ahmet Ögüş, "4 çocuk babasıydım. Beşinci çocuğu beklerken, üçüz çocuklarım dünyaya geldi, sayı 7 oldu. Geçim sıkıntım arttı. Evin geçimini sağlayamıyorum. Yardım bekliyorum. Oturacak bir yerim bile yok. Evim rutubetli, böcekler geziyor. Ev içinde nefes almakta bile güçlük çekiyoruz. Çocuklara süt bile alamıyorum. 400 TL aylık gelirim var. Bu da çocuklarımın bezine yetmiyor" dedi.

Hasta kızı için geceleri çöpten kağıt topluyor

Zonguldak‘ın Alaplı ilçesinde taşeron firmada çöp işçisi olarak çalışan ve mahkeme tarafından verilen 3 bin TL‘lik cezayı ödeyemeyince belediyedeki maaşına haciz konulan İsmail Çavdar, 11 yaşındaki oğlu ve 8 yaşındaki kalbi içe dönük ve ciğerlerinin büyük bölümü çalışmayan Yasemin ile birlikte yaşam mücadelesi veriyor. Baba Çavdar, hasta kızını yaşatmak için geceleri oğluyla birlikte çöplerden kağıt toplamaya çıkıyor.

Zonguldak‘ın Alaplı ilçesinde belediyeye bağlı taşeron firmada çöp işçisi olarak çalışan ve mahkeme tarafından verilen 3 bin TL‘lik cezayı ödeyemeyince belediyedeki maaşına haciz konulan İsmail Çavdar, 11 yaşındaki oğlu ve 8 yaşındaki kalbi içe dönük ve ciğerlerinin büyük bölümü çalışmayan Yasemin ile birlikte yaşam mücadelesi veriyor. Baba Çavdar, geceleri oğluyla birlikte çöplerden kağıt toplamaya çıkıyor.   Alaplı Belediyesi‘ne bağlı taşeron firmada asgari ücretle çalışan ancak maaşını büyük çoğunlukla zamanında alamayan İsmail Çavdar (44), 11 yaşındaki ilköğretim 5. sınıf öğrencisi olan oğlu Umut ve kalbi içe dönük, ciğerlerinin büyük bölümü çalışmayan 8 yaşındaki kızı Yasemin ile birlikte yaşam mücadelesi veriyor. Bir binanın zemin katında yaşayan İsmail Çavdar, ayda 200 TL kira ödeyerek hem hasta kızının tedavisini gerçekleştirmeye çalışırken hem de çocuklarının öğrenimlerini sağlamaya çalışıyor. Çavdar, geceleri oğluyla birlikte çöp toplamaya çıkıyor. Kızı Yasemin‘in doğuştan kalbinin dönük ve ciğerlerinin 4‘te 3‘ünün çalışmadığını ifade eden baba İsmail Çavdar, çocuklarının ve ailesinin geçimini sağlayabilmek amacıyla çöp işçiliğinin yanı sıra inşaatlarda ek işler de yaptığını ifade etti

Yasemin‘in tedavisini yaptırmak için...

Henüz ilkokul 1. sınıfta öğrenim gören kızı Yasemin‘in günün belirli saatlerinde evdeki solunum cihazıyla yaşamak zorunda olduğunu belirten Çavdar, Yasemin‘in tedavisini ekonomik yetersizliklerden dolayı tam olarak yaptıramadıklarını dile getirdi. Baba Çavdar, "Ailemin geçimini sağlamak amacıyla çöp işçiliğinin yanı sıra ek işler de yaparak yaşam mücadelesi veriyorum" dedi.  Çöpler arasından bulduğu karton kutular ve boş bira şişeleri gibi maddeleri satarak okul harçlığını çıkartmaya çalıştığını söyleyen Umut ise, gelecekteki en büyük hayalinin kardeşini  tedavi ettirmek olduğunu söyledi. Günün belirli saatlerinde özel cihazlarla solunum ihtiyacını sağlayan küçük Yasemin de, iyileşmek istediğini belirterek, "Ben de okuldaki arkadaşlarım gibi koşmak ve doyasıya oynamak istiyorum" ifadelerini kullandı.

3 bin TL‘lik ceza

2004 yılında karton toplamak için gece evinden çıktığı sırada karton toplayan başka kişiler arasında çıkan tartışma sonucu bıçaklanarak günlerce hastanede yattığını kaydeden Çavdar, "2004 yılında gece işe çıktığımda karton toplayan başka kişilerin saldırısına uğradım. Beni bıçakladılar. Günlerce hastanede yattım. Bu süreçten sonra kızım Yasemin‘in tedavisi için belli bir süre Ankara‘da kalmak zorunda kaldım. Bu arada bana mahkeme tarafından 3 bin TL‘lik ceza geldi. Kesilen 3 bin TL‘lik cezayı ödeyemediğim için belediyedeki maaşıma haciz konuldu. Hayatım bir korku filmini aratmayacak şekilde. Her şeye rağmen kimseye muhtaç olmadan hayatta kalmaya çalışıyorum" diye konuştu.

Muhabir: Haber Merkezi