Saadet Partisi İstanbul İl Teşkilatı tarafından Kadıköy Meydanı'nda düzenlenen Bereket Mitingi, büyük bir coşkuya sahne oldu. Meydanı dolduran heyecanlı kalabalığa hitabeden Genel Başkan Prof. Dr. Mustafa Kamalak, Milli Görüş'ün yaptığı fabrikaları, tesisleri kapatıyorlar, özelleştiriyorlar, satıyorlar, yok ediyorlar. Yapan ve satan bir olur mu? Biz geleceğiz, bereket gelecek" dedi.
Milleti kandırdılar
İstanbul'da tarihi mitinglerden birisini gerçekleştirdiklerini belirten Kamalak, AKP hükümetinin halkın önündeki yasakları kaldırmak için hiçbir çaba sarfetmediğine dikkat çekerek "Kur'an öğrenimi ve başörtüsü ile ilgili yasaklar, 9 yıllık iktidarlarına rağmen aynen devam ediyor. Bunları kaldırmak için yeterli milletvekilleri de vardı, zamanları da vardı. Mazlum-mağdur rolü yaparak, oy istemek için sorunları çözmeyi değil, ötelemeyi tercih ediyorlar" şeklinde konuştu.
Hepsi aynı
Seçime aslında iki partinin girdiğini ve bunların da Saadet Partisi ile diğerlerinden ibaret olduğunu belirten Genel Başkan Kamalak, "AKP de, CHP de, MHP de birbirinin aynısıdır. Özde bir farkları yok. Hepsi, dıştan verilen talimatları en iyi kendilerinin uygulayacağını söylüyor. Bizden başka Milli olan yok! Milletin görüşü Milli Görüştür. Biz, daha önce yaptık, yine yapacağız, diyoruz. Onlar konuşuyor, biz yapıyoruz." Diye konuştu.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, İstanbul Kadıköy'de düzenlenen Bereket Mitingi'nde on binlere seslendi. Kamalak, seçime iki partinin girdiğini belirterek "Bunlardan birisi Saadet, diğeri de öteki tüm partiler. Bunların arasında AB'ya Hayır diyen var mı? İslam Birliği'ne evet diyen var mı? Diye sordu.
Ammar Acarlıoğlu'nun verdiği konserle başlayan mitinge katılım görülmeye değerdi. İstiklal Marşı'nın ardından, açılış konuşması Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Selman Esmerer yaptı.
Selahaddin Eyüpoğlu, İsrail'e dersini vereceğiz
Konuşmasına İstanbulluları selamlayarak başlayan Esmerer "Saadet Partisi'ni anketlere yok sayanlara bu meydandan sesleniyoruz. Geliyoruz, geliyoruz geliyoruz. Başta Kağıthane, Üsküdar, Ataşehir'de bayraklarımızı pankartlarımız indiriyorlar. Korkunun ecele faydası yok geliyoruz inşallah. Elli kanlı Netanyahu diyor ki "ikinci yardım gemisi gelirse yine vuracağız" Buradan sesleniyorum 12 Haziran'da Saadet geliyor, artık vuramayacaksınız.
Sayın başbakan Konya mitingine diyor ki diklenmeden dik durduk Mavi Marmara'ya' sahip çıktık. O gece sabaha kadar, başta Bülent Yıldırım olmak üzere bütün kardeşlerimiz feryad etti. Kimse bu feryadı duymadı. Şimdi de sahip çıktık diyorlar. Sahip çıkmak böyle mi olur. Merhum Hocam, bu İsrail ancak güçten anlar diyordu. Şimdi biz Saadet Partisi olarak 12 Haziran'da sandıklarda patlayacağız. Selahaddin Eyyübi olup İsrail'e dersini vereceğiz. Önümüzde bir hafta var. Hamd olsun büyük teveccüh var. Bu haftayı uyumadan aynı aşkla şevkle imanla geçireceğiz, sandıklara sahip çıkacağız. Bayraklarımıza tahammül edemeyenler oylarımıza da tahammül edemeyecekler yaşanabilir yeniden büyük Türkiye yeni bir dünyaya var mısın Allah hepinizden razı olsun. Gazanız mübarek olsun" dedi.
Hocamız vazifeyi bizim sırtımıza yükledi
İstanbul Milletvekili adayı Temel Karamollaoğlu da "İnşallah bu hafta sonra kutlayacağımız zaferi şimdiden tebrik ediyorum Allah yar ve yardımcımız olsun." diyerek sözlerine başladı. Karamollaoğlu "Bir seçim arifesindeyiz. Seçime giderken iktidar ve muhalefetten benzer vaatler yapıldı. Bu ülkede yaşayan insanların derdine dermen olacak hiçbir proje gündemlerinde yok. Ülkenin içinde bulunduğu sıkıntıdan haberli yok. İşsizin, dar gelirlinin derdine derman olacak, bu ülkeyi ayağa kaldıracak Anadolu'dan göçü durduracak bir proje duymadık. Bu kadar dar bir ufka sahip başka iktidar görmedim.
Bu iktidar projelerini batılıların gözetimi altında yapıyor. Güçlü bir sanayiden bahsedemezler. Erbakan hoca 1970'lerde iktidara da adım atarken önce ahlak ve maneviyat dedi. Bunu 48 milletvekili ile yerine getirdi. Ağır sanayi hamlesini başlattı" şeklinde konuştu. Erbakan Hocanın Saadet Partisi Genel Başkanlığı'nı kabul ettiği zaman kendisine sorulan şu soruyu hatırlatan Karamollaoğlu "Hocam'a bu yaşta neden bu vazifeye kabul ettiniz diye sordular. Hocam da onlara, toprak ayağımızın altından kayıyor, cevabını vermişti. Sen köle olduktan sonra sarayda yaşasan banane? Biz lider olacak bir ülkeyi mutlaka kuracağız. Buna işaret olarak hocamız vefatından önce iktidara geleceğiz demişti. Ömrü vefa etmedi. Cevabı şuydu bekleyin ve görün. Vazifeyi bizlerin omuzlarına yükledi.12 Haziran bu ülkede zihniyet değişikliği olacak Allahın izniyle. Bu millet özüne dönüyor." ifadelerini kullandı.
Meydanda büyük çoşku
Sözlerine besmele çekerek başlayan Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak,"Değerli kardeşlerim İslambollu kardeşlerim. Fatihlerin, Yavuzların torunları hepinizi selamlıyorum. Hoşgeldiniz sefalar getirdiniz."diyerek çoşkula kalabalığa hitap etti.
AB'ye hayır İslam Birliğine evet
Kamalak "Türkiye'miz geniş bir ailedir. 74 milyon insanımız bizim nezdimiz de kardeştirler. Ancak bazı kardeşlerimiz yanlış yaptığı için onları uyarmak mecburiyetindeyiz. Bunu da normal karşılamaları lazım. Hata yapan kardeşi uyarmak bir kardeşlik görevidir.
Önümüzde bir seçim var. Her seçim önemlidir. Ama bu seçim çok daha önemli. Bu nedenler üzerine basa basa ifade ediyorum YSK'nın hazırlamış olduğu pusulaya göre görünüşe 15 parti seçime giriyor. Gerçekte ise seçime iki parti girmektedir. Bunlardan biri Milli Görüş'ün tek temsilcisi olan Saadet Partisi ötekisi ise diğerleridir. Bu sözlerimden başka partilere oy vermiş kardeşlerimiz gücenmesinler alınmasınlar ama hakikati size söylemekte benim boynumun borcudur. Soruyorum şimdi değerli kardeşlerim, Saadet Partisi dışında bu ülkede AB'ye hayır İslam birliğine evet diyen başka parti var mı? Aramızda birinci fark, Saadet Partisi İslam kardeşliğini tesis etmek isteyen bir partidir. Diğerleri ise batıcıdır. Aramızdaki birinci fark budur. Eğer diğer partilerden çıkıp birileri biz de İslam birliğinden yanayız derse onlara da kollarımızı açar, buyur deriz."şeklinde konuştu.
Nedir AB? kimler kurmuş hiç düşündük mü? AB'yi kuranlar Çanakkale'de 400 bin insanımızı şehid edenlerdir.
AB bir hristiyan birliğidir. Vicdan sahibi kardeşlerime AKP, CHP, MHP'li kardeşlerime sesleniyorum. Siz İslam Birliği'nden yana mısınız, Hristüiyan birliğinden yana mısınız?
Eğer İslam birliğinden yanayım diyorsan tuttuğun parti ne olursa olsun adresin Saadet Partisi olmalıdır. AKP'li kardeşlerimiz sorsunlar yöneticilerine, İslam birliğini ağızlarına bile alamazlar.
Saadet alternatif değil, tek çaredir
Kadıköy meydanını dolduran coşkulu kalabalığın tezahüratları arasında konuşmasını sürdüren Kamalak sözlerini şöyle sürdürdü:
"Saadet Partisi herhangi bir parti değildir. Bir alternatif değildir. Saadet Türkiye ve İslam ailemi için bir çaredir ve tek çaredir.
Ey işsizliğin pençesinde kıvranan genç kardeşim! Evine ekmek götüremeyen anne ve babalar! Toprak ayağımızın altından kayıyor. Bu problemi AKP çözebilecekse, bu zamana kadar neden çözmedi?
Diğer partilerle aramızdaki ikinci fark, hepsinin işbirlikçi olmasıdır. Hepsi zalimden yanadır.
Bundan dolayı, o partilere oy vermiş kardeşlerimiz gücenmesin. ABD 2003 yılında Irak'ı işgal etti, Bush işgali haçlı seferi olarak ilan etti. Peki AKP 1 mart 2003'de meclise bir tezkere getirdi. O tezkere ile ABD'nin yanında yer alıp Irak'ı vuran Akp'ye oy veren kardeşlerimiz. Zulme rıza zulüm değil midir? Zalimin yanında yer alan ona yardım etmiş olmaz mı? Hocamız, ey millet vekilleri yapmayın o tezkere meclisten geçerse 7 sülaleniz başını secdeden kaldırmasa bile bu vebalden kurtulamazsınız, demişti.
2 milyon şehit vermiş Irak. Her yeri dümdüz edilmiş. Buradan zulme destek verenlere sesleniyorum: Senin kitabın mı değişti, sen mi değiştin? Kitabına bakıyorum.Yüce Kur'an bütün müminler birbirinin kardeşidir diyor. Sen nasıl Haçlı birlikleriyle bir olup kardeşini bombalayabiliyorsun?"
Maneviyatçılık çok önemli bir fark
Diğer partilerle Saadet arasındaki en önemli farklardan birisinin Maneviyatçılık olduğunu, diğer partilerin ise materyalist görüşe sahip olduklarına dikkat çeken Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak sözlerini şöyle sürdürdü:
"Biz önce ahlak ve maneviyat diyoruz. Eğer diğer partilerden herhangi biri çıksa, biz de sizin gibi ahlak ve maneviyatçıyız derse, kollarımızı açarız kendilerine.
Oyuna gelmeyin! Eğer Milli Görüş'ün yolu kesilmeseydi, emin olun şu an milletimiz refah ve huzur içinde, gelişmiş ülke olarak gösterilen Almanyanın, Fransanın, İngilterenin üzerinde olurdu. Bunu inşallah biz gerçekleştireceğiz."
Kamalak'ın konuşmasının ardından yemin edildi ve "Zafer inananlarındır ve zafer yakındır. Cenab-ı Hak kendi nurunu tamamlayacaktır." Denildi.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: GÖKCEN GÖKSAL-CİHAT ARPACIK-SÜLEYMAN ÖZGÜR-FATİH YEDİER / Türkiye
Etiketler:




