İsrail in işgal topraklarındaki davranışlarını veya Araplara yönelik tavrını inceleyenler, sık sık bir yanlışa düşmekteler; İsrail in iyi niyetle hareket ettiğini varsaymak. İsrail i kötü niyetli atfetmeye dair gönülsüzlük, bu hafta Gazze deki trafonun haziranda bombalanmasına ilişkin bir rapor yayımlayan insan hakları grubu B Tselem tarafından da sergilendi. B Tselem in doğru biçimde savaş suçu diye nitelediği söz konusu toplu cezalandırmanın dehşet verici sonuçları raporda açıkça anlatılıyor.
B Tselem Gazze de yaşayan 1,4 milyon kişinin çoğunun günde ancak birkaç saat elektrik ve içme suyu alabildiği uyarısında bulunuyor. Kanalizasyon sistemi çökmek üzere ki, bu bulaşıcı hastalıkların yayılma riskini getiriyor. Gazzeliler artık modern hayatın temel unsurlarından mahrum. İsrail böyle davranarak, ilk olarak, Filistinlilerin direnme kararlığını kırmak, aralarında iç savaşı kışkırtmak için toplu cezalandırma yöntemlerini uygulamaya koydu. İkincisi, gettolardaki ıstırap ?evcilleştirildi ki, her Filistinli kendini yalıtılmış, endişelerini sadece kendi hanesini ilgilendiren bir seviyeye inmiş bulsun.
Her iki siyasetin de amacı ortak; Filistin in birliğini törpülemek ve direnişi engellemek, Filistinlileri savunmasız kırsal alanlardan görece daha güvenli şehirlere sürmek ve en nihayet baskının artmaya devam etmesiyle komşu Arap ülkelerine gitmelerini sağlamak.
(LONDRA MERKEZLİ İNTERNET SİTESİ / JONATHAN COOK / RADİKAL





