İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun BM Genel Kurulu'ndaki konuşmada, "Abbas'a barış elimi uzatıyorum. Önce barış olsun, sonra Filistin devleti kurulsun" şeklindeki konuşması uzmanlar tarafından samimi bulunmadı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun BM Genel Kurulu'ndaki konuşmada, "Abbas'a barış elimi uzatıyorum. Önce barış olsun, sonra Filistin devleti kurulsun" şeklindeki konuşması uzmanlar tarafından samimi bulunmadı. Netanyahu'nun bu açıklamaları Filistin'in devlet olarak tanınmasına engel olabilmek için zaman kazanma siyaseti olarak değerlendirildi.
Prof. Dr. Beril Dedeoğlu, müzakerelerin Filistin'in devlet olarak kabul edilmesinden sonra da yapılabileceğini söyledi. Doç. Dr. Çiğdem Nas da geçmişte İsrail-Filistin müzakereleri yapıldığını ancak bir sonuca varılamadığını belirtti.
Oluşturacağı baskı önemli
Yıldız Teknik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çiğdem Nas, İsrail'deki mevcut hükümetin Filistin meselesinde taviz vermeyeceğini belirterek, "Geçmişte İsrail-Filistin müzakereleri yapıldı. Ancak bir sonuca ulaşılamadı" dedi.
Nas, "Netanyahu'nun barış görüşmeleri başlaması yönündeki önerisinin de sonuç getireceğine pek ihtimal vermiyorum. Mevcut İsrail hükümetinin 1967 sınırları konusunda da taviz vermesi pek mümkün görünmüyor. O nedenle barış görüşmeleri inandırıcı gelmiyor" şeklinde konuştu. "Filistin'in devlet olarak tanınması Güvenlik Konseyi'nin tutumuna bağlı" diyen Doç. Dr. Nas, ABD'nin veto etme ihtimalinin yüksek olduğunu belirterek Filistin'in devlet olarak tanınmasa bile baskı oluşturmasının önemli olduğuna dikkat çekti.
Prof. Dr. Beril Dedeoğlu:
"Netanyahu, Filistin'in devlet olmasını engellemek ve bu süreç içerisinde zaman kazanmak amacıyla barış sürecini devam ettirme yönünde önerilerde bulunuyor. Bu yaklaşımı samimi bulmuyorum."
Netanyahu samimi değil
İsrail Başbakanı Netanyahu'nun Filistin'e "barış müzakeresi" yapalım önerisinde bulunmasının samimi olmadığını belirten Galatasaray Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı Prof. Dr. Beril Dedeoğlu, müzakerelerin Filistin'in devlet olarak kabul edilmesinden sonra da devam edebileceğini söyledi. Netanyahu'nun bu yaklaşımını da Filistin'in devlet olmasını engelleme çalışması olarak değerlendirdi.
Dedeoğlu, "Netanyahu, Filistin'in devlet olmasını engellemek ve bu süreç içerisinde zaman kazanmak amacıyla barış sürecini devam ettirme yönünde önerilerde bulunuyor. Bu yaklaşımı samimi bulmuyorum. Barış müzakereleri Filistin'in devlet olarak kabul edilmesinden sonra da sürdürülebilir" ifadelerini kullandı.
Müslüman ülkelerin 'Filistin' sınavı
Gelinen sürecin Filistin'in lehine olduğunu ifade eden Dedeoğlu, Filistin'in devlet olarak tanınmak BM'ye yaptığı başvuruya, 'akıllıca' yorumunda bulundu. Dedeoğlu, "Müzakereler yoluyla Filistin'in devlet kurma ihtimali çok zayıf. Ayrıca ikiye bölünmüş bir yapı var. Böyle bir konjonktürde BM'ye başvuruda bulunulması akıllıca bir adım. Bu süreçte Filistin davasına sahip çıkan ülkelerde büyük bir sınavdan geçeceklerdir. Hangi ülkenin bu davaya ne kadar sahip çıktığı belli olacaktır" diye konuştu. Prof. Dr. Dedeoğlu, Filistin'in devlet olarak tanınması ihtimali üzerine BM'de zayıf ve güçlü olduğu kulislere işaret etti.
Dedeoğlu'na göre Filistin'in, BM Güvenlik Konseyi'nde işi zor. Ancak Genel Kurul'da Filistin'e destek verecek ülkeler fazla. Tüm bu ihtimaller ise bu sürecin sürekli gündemde kalmasına bağlı.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: Timuçin Mercanoğlu / Türkiye
Etiketler:



