En ucuz fetva

Mezhepler arasında git gel yaparak veya daha esnek konuşan âlimlerin peşine takılarak din yaşamak şeytan ağlarının yakınında dolaşmaktır. Mezheplerin hak olması bir vakıadır. Gerektiğinde diğer mezhepten bir kaville amel etmek de vakıadır. Hatta böyle bir şey rahmettir. Ancak bunun, nefsin ihtirasını tatmin etmekle hakkı ikame etmek arasında neye göre yapıldığını iyi tespit etmek lazımdır.

A mezhebinden bir insanın, faiz bataklığına gerekçe olarak B mezhebinden bir alıntı yapması veya ona fetva uyduranın böyle bir yol denemesi dinin ihtiraslara alet edilmesidir.

Buna, din üzerinden geçinmek dememiz de mümkündür. Böyle bir durum olmadan, fakih bir insanın müçtehidlerin içtihadları arasında maslahata uygun olanı araması ise ilimdir. O ilmin ürettiği fetva da muteberdir.

Fetva üzerinde çalışanların, verdikleri fetvaların karşısındakileri tatmin etmesi kadar, dine ne getireceğine de dikkat etmeleri şarttır. Diğer taraftan da fetvaya başvurma ihtiyacı hisseden mü‘min, ona fetva eli uzatılmış olsa dahi o, vicdanını kontrol etmelidir.

Fetva alma ihtiyacı dini bir hamasetten kaynaklanmakta ise onu zevke göre değil zevkleri ona göre oluşturmak doğal olandır. Bir yandan fetva sorup, diğer yandan da onu ehli olmayandan mesela o gün sabah namazını bile kılmamış ve namazı kılmamaktan arlanmamış birinden istemek bir tür çelişkidir. Fetva makam ve şöhretten alınmamalıdır. Doktorun yazacağı ilaç listesini, hastanın belirlemeye çalışması hastanın aleyhine bir durumdur. Fetva da onu isteyenin tatmin edilmesi için olamaz; Allah‘ın rızası gözetilmelidir.

Yanlış bir gerekçe

Dinin kolay olduğunu ileri sürerek nefislere hoş fetvalar üretilmesi batıldır. Çünkü dinin kolay olması, haramların helalleştirilmesi değildir. Din zaten kolaydır. Dinin kolay olması, onun özünün insana ağır olmaması şeklinde anlaşılmalıdır. Dinin kolay olmasını ileri sürerek sabah namazını bir rekaate indiremeyeceğimiz gibi haramlardan bir haramı mubahlaştırma veya farzlardan bir farzı yok sayma da ihdas edilemez. Din, kolay indirilmiştir; kolaylaştırılması diye bir iddia olamaz. Olsa olsa ruhsatlarından istifade edilebilir ki onlar da bellidir.

Fetva için usul

Müslüman, dinini daha iyi yaşamak, uhrevi mesuliyetten kurtulmak için fetvaya başvurur. Fetva için müracaat edeceği kişi veya makam konusunda kalbi rahat olmalıdır. İlmi ve takvası konusunda güvendiği kişilerden fetva almalıdır.

Kitapların yaygınlaşması, ilmi meselelerin televizyon ekranlarına kadar düşmesi, diplomalı bolluğu bir tuzak olmamalıdır. Bedir ehlinin bile konuşmakta tereddüt edeceği ilmi meselelerde çok rahat konuşabilenlerin varlığı, din ve fetva konusunda gevşemeye, basit görmeye neden olmamalıdır.

Ümmetin geçmiş büyüklerini yok sayanlardan uzak kalmak, hakkı asırlarca ayakta tutanların izinden gitmeyi esas alanlar izlenmelidir. Fetva dindir; dinimizi kimden aldığımız çok önemlidir.

‘Allah adına imza atma‘

Fetva, İbnülkayyım‘ın benzetmesiyle ‘Allah adına imza atma‘, mü‘mine ahiret yolunda yön vermedir. Fetva, dindir, azaptan kurtulmak için yazılmış bir reçetedir. Ehil olmayanının fetvaya yeltenmesi veya fetvanın menfaatler için kullanılması, ahiret endişesi taşıyan her mü‘mini taciz eder. Fetva, şahıslar veya toplumların dini yönelişini şekillendirdiği için üzerinden İslamî kimliği zayıflatmak hatta tuzağa düşürmek de mümkündür.

Bir iki satırlık yazıyla özetlenmiş nice fetvalar, kâfirlerin işgal ordularına karşı eli kolu bağlanmış Müslüman toplumların tarihe kaydedilmesine vesile olmuştur. Aynı fetvalarla nice insanlar, ömürlerine haramlarla baş başa geçirmiş,  masum zannettikleri batıl gerekçelerle Rablerine gitmişlerdir. Gerek toplum bazında ve gerekse şahıs bazındaki fetvalarda düşülen bu hatanın temelinde dinden taviz koparma anlayışı vardır. Adeta fetva, en kolay yolla günahtan kurtulmak için çare üretme aracı haline getirilmiştir. Fetva, Allah adına ‘evet‘ veya ‘hayır‘ demek olduğuna göre, ona cüret edilmesi bakımından ürkütücü olması gerekmektedir.

Şeytanın, Allah‘ın kullarını Allah‘ın yolundan saptırmak için kullandığı araçlar arasında fetvanın da bulunması oldukça düşündürücüdür. Daha kolayını, zevklere zarar vermeyenini arama hastalığı, fetvanın da işportaya düşmesine sebep olmuştur. İşportaya düşen fetvanın doğal akışı, işportacı müftilerin oluşması şeklinde tecelli etmiştir. Futbol maçı yorumlar gibi din yorumlayanların bulunması, Allah‘a ait ve cenneti cehennemi ilgilendiren bir konuda insanların ‘bana göre‘ diyebilmeleri cesareti ve cehaleti meşrulaştırmıştır.

Müftünün vazifesi, faize kapı aralamak değildir!

Kesinlikle iyi müftü, ne kendini ateşe atan ne de mü‘mini çaresiz bırakan kişidir. Müftünün vazifesi faize kapı aralamak, halvete göz kırpmak değildir. Mü‘mini sıkıştırıp bırakmak da müftilik değildir. İkisinin ortasını bulamayan veya ilmi kudreti ya da nefsine hâkimiyeti zayıf olan fetvaya yeltenmemeli, kendini ateşe atmamalıdır. İnsanların taltifleri Allah‘ın azabından kurtarıcı olmayacaktır. Medyatik olmak da bir meziyet değildir.

İyi müftü

İnsanlara fetva veren kişi anlamında kullandığımız ‘müfti, ilmi ve takvası ile öne çıkması gereken kimsedir. İlminin derinliği ve takvasının samimiliği onun kimliğine güç katmalıdır. İyi bir müftü, başkasının keyfi için cehenneme girmeye cesaret edemeyen kimse olmalı iken insanlar, onlara faizi kolaylaştıran, cihadı nafileleştiren, dine hizmeti imamların omzuna atan müftileri iyileştirmişlerdir. Bir hazır giyim metaı gibi bakıp, kim daha esnek konuşabiliyorsa ona ‘iyi hoca, daha aydın, şartları anlayan‘ kulplar takarak peşine takılmaları insanların, fetva ile amel ettiklerine dair kendilerini rahatlatmaları keyfî bir din üretmiştir. Fukahanın küçümsenmesi, direk Kur‘an‘dan esinlenme, hadisi şerifleri bile öğütmeye müsait görme temayülü, neticesi itibarıyla ‘iyi fetva, iyi müftü, halden anlayan hoca‘ yetiştirme tezgâhı olabilmektedir.

Muhabir: Haber Merkezi