Bizleri İslam‘la müşerref, imanla mutmain kılan, âlemlerin Rabbi Allah‘a hamdlerimizi; ruhumuzu inkişaf ettiren Hz. Muhammed‘e salatü selamlarımızı sunarız.
Milli Gazete‘mizin yenilenen ailemiz hayat sayfasında psikoloji içerikli paylaşımlarda bulunmak üzere görevlendirildik. Bu vesile ile gazetemize kuruluşundan bugünlere kadar emek veren kıymetli insanlara, sayfa editörümüze, ailemiz hayat yazarlarına ve okurlarımıza teşekkür ederiz. Bizlerin yetişmesinde söz sahibi olan ailemize, hocalarımıza ve camiamıza hizmet etmenin bizim için en büyük onurlardan biri olduğunu belirtmeyi bir görev biliyoruz.
Gayret bizden, ihsan ve tevfik Rabbimizdendir
Rabbimizin inayetiyle psikoloji içerikli paylaşımlarımızda yapılandırılmış bir sistem takip etmeyi arzuluyoruz. Bununla birlikte içinde bulunduğumuz hafta ile ilgili psikolojik tahlili ve önerilerimizi sunacağız. Perşembe günleri yetişkinlere, cumartesi günleri çocuklara yönelik muhteva kaleme alacağız. Zaman zaman misafirlerimizi konuk ederek sizlerle hasbıhal içinde olacağız.
Psikoloji nedir? Ruh sağlığı ne demektir?
Malumunuz olduğu üzere "psikoloji" ruh sağlığı ile ilgilenen bir bilim dalıdır. Ruh ve sağlığı kavram kargaşasının çok yaşandığı bir alan olduğu için öncelikle bu konularda kısa bilgiler vermeyi uygun gördük. Sağlık, bedensel, ruhsal ve toplumsal iyilik hali olarak tanımlanabilir. Ruh sağlığı, ruhun iyilik halinde olmasıdır. Ruh, insan varlığının maddi olmayan tarafı ya da özü olarak tanımlanabilir ve genellikle bireysellikle (zât) eşanlamlı olarak ele alınır. Istılâhi manada ruh, kaynağını kutsaldan alan kişinin ilahîliğe iştirak eden kısmı olarak tanımlanabilir ve genellikle bedenin ölümünden sonra kişinin varlığını sürdüren kısmı olarak ele alınır. İyilik hâli veya iyilik ise göreceli olmakla birlikte gerçek bir karşılığı da vardır. Ruh ise görülebilir, gözlemlenebilir, sayılabilir özetle bilimsel olarak kabul edilebilir bir olgu değildir. Dolayısıyla ruh hakkında yalnızca bilimin tahakkümü kabul edilemez. Çünkü bilim normali açıklarken ortalamaları esas aldığı için bazı normları belirlemek zorunda kalır. Ortalamalarla normali belirleyen çoğunluk ise doğruluğun ve gerçeğin tek ölçütü olamaz.
Ruh sağlığı, kalp sağlığıdır
Ruh sağlığı kişinin mutmainlik halidir. Kalbin tatmin olması anlamına gelen mutmainlik, ıstılahı manada da değerlendirilmelidir. Varoluşunu anlamlı limanlara demirleyerek aklını ontolojik sorgu kancalarından kurtarmış, ruhunu müsterih kılmış, nefsini ihtiyaçlarını varoluşunun amacına hizmetkâr etmiş, insan, toplum ve kâinat içinde bir denge kurmuş bir ruh bütünlüğü halidir. Çeşitli uzmanlar ruh sağlığını farklı şekillerde tanımlamıştır. Bu izahların örtüştüğü veya çakıştığı noktalar bulunduğu için ortak bir tanım söz konusu değildir. Zaman zaman bu ayrıntılara da yer vereceğimiz için bugün genel giriş bilgileriyle yetiniyoruz. Doğrudan ve dolaylı ruh sağlığı hizmeti sunanlar olmak üzere uzmanları iki grupta toparlayabiliriz. Psikiyatr, psikolog, psikolojik danışmanlar, pedagoglar ve sosyal hizmet uzmanları birinci gruba girerken, bio-enerji, kişisel gelişim, koçluk, NLP, medyumluk, falcılık vb hizmeti sunanlar ikinci gruba girerler. Din hizmeti sunanlar ise her iki grubu da kapsamaktadır.
Psikiyatrlar
Psikiyatrlar altı sene tıp fakültesi okuyup bitiren, akabinde 4-5 sene ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının teşhis ve tedavisi yönünde uzman hekimlik eğitimi alan profesyonellerdir. Ruh sağlığı ile ilgili teşhisi koyar, tedaviyi plânlar, ilâç ve diğer tedavi yöntemlerinin yanı sıra, eğitimi elveriyorsa psikoterapi uygulayabilir.
Psikologlar
Materyalist bakış açının neticesinde literatürde insan ve davranışını inceleyen bir bilim olarak geçen; daha geniş anlamda ise düşünce, duygu ve davranışları inceleyen bilime psikoloji (ilm-i nefs), bu bilimin eğitimini almış ve meslek olarak uygulayan kişiye psikolog denir. Psikologlar dört senelik edebiyat veya eğitim fakültelerindeki psikoloji bölümlerinden mezun olan profesyonellerdir. Lisans ve lisans üstü eğitimleri esnasında test ve terapi tekniklerine dair eğitimler alarak kurslardan ve çalışma gruplarından geçerek psikolojik testleri uygulayabilir ve psikoterapi yapabilirler. Bu da en az iki veya üç senelik bir eğitim gerektirir.
Kurban ve psikoloji
Yaklaşan kurban bayramı ile ilgili olarak da birkaç kelam etmek gerekir. Bir takım psikologlar kurban karşıtı kampanyalar içindeler. Hayvan katliamı, şiddet, kan, vahşet, ilkellik gibi kampanyalar düzenlemektedirler. Müslüman psikologlar da psikoloji argümanlarıyla savunmacı kalkanlarını çıkararak kurbanı savunurken bazı hatalara düşmektedirler. "Kurbanın psikolojik faydaları vardır. Kurban kesmek, insanları Allah‘a yaklaştırırken insan psikolojisini de tedavi eder. İnsan, saldırganlık içgüdüsüyle doğar. Kurban kesenlerin, kan akıtmak suretiyle bu içgüdüleri törpülenir. İnsan da rahatlar" minvalinde Freud‘un teorisine atıfta bulunmaktadırlar. Bu çok yanlış bir tespittir. Kurban saldırganlığı törpülemek için değil Allah‘ın bizim ibadetlerimize ihtiyacı olmadığı şuuruyla şüphesiz
Allah için kesilir.
"Biz kurban keserek psikolojimizi tedavi ediyoruz. Kurban konusunda Batılı İslam düşmanları ?Kan akıtılarak bayram mı yapılır?‘ diyerek İslam‘a saldırıyorlar. Biz de: ?Noel bayramını siz niye hindi keserek kutluyorsunuz? Hindi canlı hayvan değil mi?" tarzındaki savunmacı yaklaşımlar gerekli ve faydalı değildir.
Bazı psikologlar hayvanla duygusal bağ kurmayın diyorlar. Beslediğiniz sevdiğiniz hayvanı kesmeyin, kurban edeceğiniz hayvanı sevmeyin diyorlar. Hâlbuki kurbanın maksadı hayvan kesmek değildir. Ne etleri ne de kanları Allah‘a ulaşır. Ancak O‘na takvanız erişir mealinde ayeti kerimeden de anlaşılacağı üzere Hz. İbrahim‘in kesmek üzere hazırlandığı oğlu Hz. İsmail ile arasında hiç duygusal bir bağ yok muydu ki böyle söyleyebiliyorsunuz.
Kurban kesmek demek ciğeri parçalanmak demek değil mi? En büyük fedakârlığı sunmak değil mi? Eğer tek esprisi 3 banknota satın aldığınız bir hayvanı kesmekse hangi fedakârlığı hissedebilirsiniz? Yüreğiniz titremeden kestiğiniz hangi kurban sizi Hz. İbrahim kılar. Hangisi size Hz. İsmail‘i anımsatır. Kestiğiniz kurbandan sonra evladınıza sarılıp şükredemiyorsanız kurbanınızın tam olduğunu kim söyleyebilir? Yok mu kurban kesmek için kurban olmak gerektiğini hatırlatacak Allah‘ın sevgili kulları?
Şüphesiz kurban meselesi çok daha uzun konuşabiliriz. Cumartesi günü kurbanın psikolojik ve sosyolojik tahliline devam edeceğiz inşallah.
Pedagoglar ve psikolojik danışmanlar
Pedagoglar, eğitimde psikolojik hizmetler, psikolojik danışman ve rehber öğretmenler dört senelik eğitim veya edebiyat fakültelerinden mezun, ruhsal açıdan sağlıklı çocuk-genç gelişimi için eğitici ve öğretici formasyona sâhip olan, danışmanlık hizmeti sunan profesyonellerdir. Lisans ve lisans üstü eğitimleri esnasında test ve terapi tekniklerine dair eğitimler alarak kurslardan ve çalışma gruplarından geçerek psikolojik testleri uygulayabilir ve psikoterapi yapabilirler. Sosyal hizmet uzmanları ise ruh sağlığı uzmanlarınca teşhisi ve tedavisi düzenlenmiş hasta ve danışanların genel olarak hâl ve gidişlerini takip eden, ihtiyaçlarını tespit edip bir merkeze bildiren profesyonellerdir.
Meslek tanımlarından anlaşılacağı gibi uzmanlar çalışma alanının benzerliği yüzünden zaman zaman karşı karşıya gelmektedir. Burada en büyük tartışma konusu psikoterapidir. Psikoterapi, psiko ve terapi kelimelerinden oluşan bir kavram/terimdir. Psiko, can, ruh, nefs; terapi de iyileştirme, daha iyi hale getirme anlamına gelmektedir. Buradan hareketle psikoterapi, "ruhsal yapı"nın, "psişik fenomen"in daha iyi hale getirilmesidir. Ruhsal yapının daha iyi hale getirilmesi için yapılan müdahaleye psikoterapi diyebilmemiz için, müdahale yöntemlerinin ilaç ve cerrahi yöntemleri içermemesi gerekmektedir. Tüm bu bilgiler ışığında ruh sağlığı hizmetleri hakkında genel bir kanaat sahibi olunabilir. Daha sonra zaman zaman derinlemesine paylaşımlarda bulunacağız. Hem Avrupalı hem de Müslüman bilim adamlarının fikirlerini mukayeseli bir biçimde işleyeceğiz. Gayemiz iyinin, güzelin, doğrunun, faydalının ve adaletin hâkim olması için insanı tahlil eden faydalı pratik bilgiler sunmak suretiyle ruhun inkişafına vesile olmak, kalbi mutmain kılmaktır.
Ömer Akgül





