Fehmi Koru Yeni Şafak‘daki ‘Ölüme karşı hayatı tercih etmeliyiz‘ yazısında, son günlerin önemli gündem maddesi olan ‘özel ordu‘ hususunu mercek altına almış. Koru, akıllı adımlar atılarak, güvenlik ve özgürlükler konusundaki gelişmelerin dengeli bir şekilde sürdürülebileceği kanaatinde:

"İnsan hayatı bu kadar ucuz olmamalı. Birbirine küskün iki büyük partinin lideri ilk kez terörle mücadele konusunda yapılabilecekleri görüşmek üzere biraraya geldi. Hükümet bazı yatırımlardan kısarak terörle mücadele için yeni kaynaklar ayırma hazırlığında; bununla ‘özel kuvvetler‘ adını taşıyacak profesyonel bir silâhlı güç kurulması planlanıyor. Bu güce alınacak personelin nasıl kişilerden oluşacağı -bıyıkları üzerinden- daha şimdiden tartışma konusu.

Türkiye birdenbire 1990‘ların güvenlik öncelikli ülkesi haline dönüşmeye başladı.

(...) Türkiye teröre karşı mücadelesini hak ve özgürlükleri kısıtlamadan -hatta ‘açılım‘ adı altında genişletmeye devam ederek- yürütmek niyetinde.

Niyet ne kadar halis olursa olsun ‘yeni güvenlik tedbirleri‘ öncelikleri değiştirmeyi de mutlaka getirecektir. Turgut Özal‘ın vefatı sonrası Süleyman Demirel Çankaya‘ya çıkınca başbakan olan Tansu Çiller‘in de tercihi demokratik hakları korumaktı başlangıçta, ‘Bask modeli‘ arayışları buna işaret ediyor. Ancak o işin sonrasının nasıl geldiğini Susurluk ve Ergenekon süreçlerine bakarak görebiliyoruz.

Doğu ile Batı arasındaki fark da burada: İngiltere‘de IRA, İspanya‘da ETA örgütleri, günün şartlarının terörle sonuç almayı imkânsızlaştırdığının farkına varır varmaz eylemsizlikten silâhları bırakmaya doğru evrilen sürecin bir parçası haline dönüşmeyi başardılar. Kolay olmadı elbette, ancak sonuç da ortada: İki ülkede de terör bugün en aza inmiş durumda; şiddetin hafifleyip ortadan kalkması üzerine, daha önce silâhlı mücadeleye ayrılmış kaynaklar, İrlanda‘nın Katolik bölgesi ile İspanya‘nın Katalan bölgesinin kalkınmasına yönlendirildi.

(...) Umutlar Türkiye‘nin de İngiltere ve Fransa yolunda olması yönündeyken, gelişen her yeni olay Sri Lanka örneğini hatırlatıyor.

Hayatla ölüm arasında tercih yapamayan insanlar mıyız biz?"

Muhabir: Haber Merkezi