Sistemimize dahil olanlar isterlerse kendi buldukları evleri alıyorlar veya biz bulduğumuz evi kendilerine veriyoruz. Biz alacağımız evin teknik incelemesini yapıyoruz, tapusuna bakıyoruz, problem var mı bunları inceliyoruz. Bir yanda da üyelerimize teknik şekilde hizmet de verilmiş oluyor. Bu sistemle her üyemize Türkiye‘nin her yerinde ev sahibi olma şansını vermiş oluyoruz. Ankara‘da, Konya‘da, Ümraniye‘de toplanarak üyelerimizin tapularını dağıttık.
Önce Emin Otomotiv, daha sonra Eminevim projeleriyle insanların faizsiz şekilde otomobil ve ev sahibi olmasını sağladığınız sistemi ortaya koydunuz. Organizasyonlarınız nasıl devam ediyor? Hangi aralıklarla devam ediyor? Biraz bahseder misiniz?
Emin Otomotiv‘e 1990 yılında başladık. 20 yıldır devam eden bir çalışma. 2005 yılında da Eminevim olarak insanlarımızı ev sahibi yapmaya başladık. Bu da hızlı bir şekilde, dayanışma ve elbirliğiyle devam ediyor. İnsanlar ev veya otomobil sahibi olabilmek için ya faizli kredi alacaklar ya finans kuruluşlarından kredi alacaklar ya da peşin para sahibi olacaklar. Bunun dışında insanların ev ve otomobil sahibi olma şansı yok. Biz bunların dışında üçüncü bir yolu, bir sistem organizasyonu olarak ortaya koyduk. Nedir bu? Her türlü geliri olsun veya olmasın bizim sistemimize girebilir. Kendi imkanları nisbetinde, ödeyebildiği taksitlerle otomobil veya ev sahibi olabiliyor. Bir banka veya finans kuruluşuna gittiğinde muhakkak bir gelir göstermesi gerekiyor. Bu geliri resmen ispat etmesi lazım. Bir simitçi kredi alamaz, gelirini ispat edemediği için, benzin istasyonunda çalışan birisi asgari ücretle çalıştığı için gelirini ispat edemez. Bizim sistemimizde dayanışma olduğu için, elbirliği sistemi olduğu için sosyal bir görev de üstlenmiş oluyoruz. Her ay bu sistemimizin çekilişi veya vade ortası oluyor. Her ay uyguluyoruz. Ortalama her ayın belirli bir gününde toplantı yapıyoruz, bu toplantıda ev alanların evlerini ve otomobillerin gününü tesbit ediyoruz. Bilahare bunların ev veya otomobil almalarını temin ediyoruz. Sistemimize dahil olanlar isterlerse kendi buldukları evleri alıyorlar veya biz bulduğumuz evi kendilerine veriyoruz. Biz alacağımız evin teknik incelemesini yapıyoruz, tapusuna bakıyoruz, problem var mı bunları inceliyoruz. Bir yanda da üyelerimize teknik şekilde hizmet de verilmiş oluyor. Bu sistemle her üyemize Türkiye‘nin her yerinde ev sahibi olma şansını vermiş oluyoruz. Ankara‘da, Konya‘da, Ümraniye‘de toplanarak üyelerimizin tapularını dağıttık. Geçen hafta yine Denizli‘de bir kahvaltı yapmak suretiyle arkadaşlarımızın tapularını verdik. Sistemimizin özü dayanışma, elbirliği, imecedir. Hanımların kendi aralarında yaptığı, beylerin, memurların işyerlerinde yaptığını biz organizeli ve kurumsal olarak yapıyoruz. Eğer ödemelerde zorlanma olduğu zaman, baştan alanlar alıyor, sonradan alanlar mağdur olabiliyor. Bizim sistemimizde ise fabrikada işçilerin kendi aralarında yaptığını legalize ettik, yani kurumsal hale dönüştürdük. Ayrılsa veya ayrılmasa her halükarda ev sahibi olabiliyor.
Grupları nasıl belirliyorsunuz? Vatandaş belirli bir gruba girdi fakat daha sonra işsiz kaldı, geliri yok oldu? Sistemde nasıl bir garantiniz var?
Bugün bir profesör arkadaşımız geldi. 200 milyarlık bir eve yazılmış. "Benim sıkıntım var, ayrılmak istiyorum" dedim. Biz de, "Hay, hay" dedik. Vade ortası olduğu halde, hiçbir kesinti yapmadan parasını geri iade ettik. Çekilişlerde şöyle bir şey uyguluyoruz. Vatandaş çekilişe girip evi çıkmadığı zaman ayrılıyor. Bunu bir şans haline getirmek istemiyoruz. Diyoruz ki, "Organizasyon ücretimizin bir kısmı veya tamamı kesilebilir" Çünkü baştan düşünerek girsin. 200 bin liralık eve giriyor, 10 bin lira 20 bin lira veriyor. Evi çıktığında alıyor, çıkmazsa da ayrılırım diye düşünüyor. Çekilişli gruplarda bu istismarı önlemek için organizasyonun belli bir kısmını kesiyoruz.
Peşinatı daha yüksek tutacak üyeler için nasıl kolaylıklar yapıyorsunuz? Peşinat yükselince bir avantaj oluyor mu?
70 bin liranın sistemde, kasamıza girdiği için bu parayı biz diğer üyelerimize kullanmış olacağız. O‘nun parasını kullandığımız kadar ona para kullandırmış oluyoruz. Bilgisayarda hesap çıkartıyoruz, 70 bin lirayı üç ay, dört ay sisteme girmiş oluyor, beş ay altı ay sonra bin liradan 70 bin lira daha ödeyerek 150 bin liraya girdiği evini almış oluyor. Bu şekilde bir sosyal dayanışma oluyor. 70 bin lira verdiğinde organizasyon ücreti almıyoruz, peşin para olduğu için. Kalan kısmından organizasyon ücreti alıyoruz. Bu şekilde de vadeyle ev sahibi olma fırsatını yakalamış oluyor bu müşterimiz. Vade kısalmış oluyor.
Önümüzdeki dönemde nasıl bir profil ortaya çıkabilir?
w Ailelerimizde çoluk çocuğumuz çok. Her ailede üç dört çocuk var. Demek ki bizim beş on yıl içinde genç nüfusa ev temin etmemiz gerekiyor. Bu sebeple standart ekonomik konutlar üretilmesi gerekiyor. Kira öder gibi insanlara bu evleri vermemiz gerekiyor. Nasıl Amerika, Avrupa bu sistemi uyguluyorsa, onların gelir seviyesinde bunu yapmamız lazım. Anne baba bir şekilde ev sahibi oluyor, evini ödüyor. Ama bu ailede üç dört tane çocuk var. Bunların 15 yıl içinde ev sahibi olması gerekiyor. Kiraya çıktıkları zaman hayatları boyunca kira ödeyecekler. Bunları şimdiden yatırıma yöneltip, ev sahibi yapmanın yolunu bulmak lazım. Onları 50-60 bin liralık bir kampanyaya yazmak suretiyle onları hem tasarrufa alıştırmak hem de ev teminine kumbaraya para yatırtmak lazım. Geçtiğimiz günlerde bir müşterimiz diyor ki, "Ben 30 yıldır kira ödüyorum" diyor. Hayatınızın en değerli vakitlerinde yatırım için fırsat oluşturun.
Bu arada bireysel müşteri sisteminiz de varmış..
Evet... Bireysel müşteri sistemimizde birisi bir başka müşteriyi kahvaltıya, çaya getirdiğinde ve bu müşteri sistemimize yazıldığında 100 bin lirada 500 lira prim alıyor. Yani ayda iki tane müşteri bulmuş olsa bin liralık bir ödemeyi rahatça yapmış olur.
Peşin alıyormuş gibi otomobil sahibi yapıyoruz
Peşin alıyormuş gibi otomobil sahibi yapıyoruz
Otomobil piyasası da son yıllarda sıfır kilometre otomobile döndü. 2. El artık tercih edilmiyor. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?
2. El veya az kullanılmış otomobillerde fiyatlarda yüzde 20, yüzde 30 düşüş meydana geliyor. Vatandaş bize sıfıra yazılsa bile diyor ki, "Ben sıfır almayayım, belki piyasadan sıfıra yakın bir otomobil bulabilirim. Bunu alayım" diyor. Biz ona yardımcı oluyoruz, biz de bulduğumuzda kendisine veriyoruz. Otomobil fiyatları belli, vadeler belli. Otomobil vadelerimiz çok uzun olmuyor. En fazla 40 ay olabiliyor. Otomobillere zam da gelmediği için peşin alıyormuş gibi otomobil sahibi olabiliyorlar bizim sistemimizde. Eskiden zam gelirdi, her ay taksitler artardı.Şimdi genelde böyle bir şey olmuyor.
Konut sektöründe geçen sene sıkıntılı bir dönem yaşandı. İnşaat sektörü tam olarak açılabilmiş değil. Üst segmente yönelik ev yapılıyor ama alt segmente yönelik ev yapılmıyor. Siz üyelerinize yönelik ev bulurken nelere dikkat ediyorsunuz?
Elbette.... Bu grupları, B grubu, C grubu olarak sınıflandırıyorlar. A grubu istediği şekilde ev alabiliyor, imkanları var, varlığı var. Şu anda İstanbul‘un belirli bölgelerinde ucuz konutlar üretiliyor. Metrekaresi bin lira, 900 lira, 800 lira. 80-90-100 bin liraya konutlar bulunabiliyor. Bunları müşteri bulup, biz bunları müşteri adına satın alıyoruz. Metrekaresi bin 200, bin 300 lira, site olursa bin 500, bin 600 lira arasında değişiyor. Şu anki fiyatlar ne zaman inebilir? Belki 2B yasası çıkarsa, arazi probleminde, arsa problemi ortadan kalkarsa ancak olabilir. Çünkü arsa sahipleri yüzde 40 gibi bir hisse istiyor. Bu oran yüzde 30‘a çekilebilmiş olsa maliyetler yüzde 20 azalmış olacak. Şu anda İstanbul‘da arsa problemi var. Varolanlar da TOKİ‘ye, KİPTAŞ‘a kullandırılıyor. Onlar da ucuz üretelim, ucuz satalım zihniyetiyle çalışıyorlar. Daha yüksek segmentlerde daha yüksek fiyatlar ortaya çıkıyor. Farklı projeleri görüyorsunuz, metrekaresi 5 bin 6 bin lira civarında. Reklamlar belki cazip ama, arkasından 600 bin liraya imza atıyorsunuz. Bizim sistemimiz çok cazip. Biz Yakuplu‘da 140 metrekarelik bir konutu, 150 bin liraya verebiliyoruz.
Konut bulmaktan ziyade konut da yapıyor musunuz?
Evet yapıyoruz. Anadolu‘da bazı çalışmalarımız var, ama daha netleşmedi. Şu anda İstanbul‘da kendi yaptığımız inşaatlarımız var. Tuzla‘da bir arazi aldık, buraya 300 konutluk bir proje yapacağız. Yakuplu‘da arsa aldık. Kurtköy‘de arazimiz var, burada ileriki yıllarda inşaatlar yapacağız. Ama şu anda müteahhitlerin elinde ucuz konutlar bulunabiliyor.
Kat mülkiyetli de arsa tapulu da bu sisteme giriş yapabilir mi?
Biz uyarıyoruz müşteriyi. Arsan kat irtifaklı olsun. Arsa tapulu olursa, ilerde bir vatandaşın borcundan dolayı o bina satılırsa, sizin eviniz de satılabilir" diyoruz. Bizim teknik bölümümüzdeki çalışan arkadaşlarımız vatandaşı her halükarda uyarıyorlar, ilerde başlarına gelebilecek kötü durumları kendilerine söylüyorlar.





