54. Hükümetin Başbakanı Necmettin Erbakan‘ın partisi RP‘yi Anayasal düzeni yıkmakla kapatmışlardı. Bugün Hükümeti yıkmaktan yargılanıyorlar. Dün Erbakan‘ın kardeşliğe çağrı Bingöl konuşmasını 312‘den halkı kin ve isyana teşvik diye yargılamışlardı. Bugün suni irtica tehdidi ile neden laiklik brifingleri verdikleri, Batı Çalışma Grubu‘nda kamu görevlilerini ve İmam Hatiplerle ilgili neden rapor tuttukları noktasında sorgulanıyorlar.Ahmet Yavuz
Türkiye yakın siyasi tarihindeki karanlık noktalarını birer birer aydınlatmaya devam ediyor. 28 Şubat 1997 yılında 9,5 saat gibi tarihinin en uzun Milli Güvenlik Kurulu toplantısında dönemin Refahyol Hükümeti‘nin Başbakanı Merhum Necmettin Erbakan‘a yönelik gazete kupürleri ve düzmece eylemlere dayalı irtica suçlaması ve laiklik vurgusu ile zirveye ulaşan baskıların son aktörleri de bugün hesap veriyor.
Dönemin Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan; 28 Şubat‘a menfi medya, menfi sermaye ve menfi siyaset ile girildiğini belirterek, 28 Şubat‘tan müspet medya, müspet sermaye ve müspet siyaset ile çıkılacağını ifade etmişti. Bu ifadelerden kısa bir süre sonra Türkiye‘de medya, sermaye ve siyaset dünyasında büyük dalgalanmalar oldu. Milli Görüş Lideri Erbakan sürecin, kamuoyuna açıkladığı ve dün gazetemizde yer alan bir belge ile ABD Pentagon‘da başladığını belgelemişti. Daha sonra Türkiye‘deki aktörler olan medya, sermaye, siyaset, dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve askerin içindeki bir kısım Amerika yanlısı generaller hep birlikte 28 Şubat‘ı uygulamaya koymuşlardı. Bu süreç sonunda ülkenin meşru hükümeti ve Başbakanı Erbakan görevi bırakırken, sonrasında açılan bir dizi haksız dava ile de yüz yüze kalmıştı. 1994 yılında ayrımcılığa neden olan ifadelere karşı Bingöl‘de yaptığı kardeşliğe çağrı konuşmasından dolayı Milli Görüş Lideri Erbakan, 312‘inci maddeden halkı kin ve isyana teşvik suçuyla 1 yıl hapis, ömür boyu siyasetten men cezası almıştı. Refah Partisi‘nin kapatılmasıyla 5 yıl siyasi yasak cezası alan Milli Görüş Lideri, 2011‘de vefatına kadar sürekli mahkemelerle uğraşmıştı.
Gelinen süreçte 28 Şubat‘ta aktif rol alan medya, sermaye, siyaset, sivil toplum örgütleri birer birer tasfiye oldu, zihniyet ve çizgi değiştirdi.
"Bu kez görev silahsız kuvvetlerde" denilen 28 Şubat Sürecinin askeri kanattaki uzantıları olan başta Çevik Bir olmak üzere 26 askerin sorguya alınmasıyla süreç başka bir noktaya uzandı.
Dün; 54. Hükümetin Başbakanı Necmettin Erbakan‘ın partisi RP‘yi Anayasal düzeni yıkmaya teşebbüs iddiasıyla kapatmışlardı. Bugün gözaltındaki askerler, Refahyol Hükümetini yıkmaya teşebbüsten yargılanıyorlar. Dün Erbakan‘ın kardeşliğe çağrı Bingöl konuşmasını 312‘den halkı kin ve isyana teşvik diye yargılamışlardı. Bugün suni irtica tehdidi ile neden laiklik brifingleri verdikleri, Batı Çalışma Grubunda kamu görevlilerini ve İmam Hatiplerle ilgili neden rapor tutup ayrımcılık yaptıkları noktasında sorgulanıyorlar.
Dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir dahil 26 eski askere, soruşturmayı yürüten Özel Yetkili Savcı Mustafa Bilgili, "Batı Çalışma Grubunun faaliyetleri, İrtica ile mücadele başlıklı rapor, BÇG‘nin fişleme forumları, Türkiye‘deki ticari şirketler, vakıflar, dernekler, imam hatiplerle ilgili hazırlanan raporlar soruluyor.
Soruşturma sürecinin, 28 Şubat‘ta yaptıkları sahte belge ve görüntüleri dayalı yayınlarla Hükümeti yıkmayı hedef alan yayınların sorumluları ile dışarıda olan bazı eski askerlere de uzanacağı tahmin ediliyor...


