Çalışan kesimlerin durumunu ortaya koyan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mücahit Yanılmaz, AKP‘nin uyguladığı tarım politikalarını eleştirdi.
Yanlış politikalarla milyonlarca çiftçinin perişan hale düşürüldüğünü bildiren Yanılmaz, "AKP‘nin politikaları tam bir fiyaskodur. Köylümüz, çiftçimiz uygulanan yanlış politikalarla perişan olmuştur. Üreten köylümüz, çiftçimiz zarar etmiş, üç tane rantiyeci haksız kazanç elde etmiştir. Üretici korumasız bırakılıp insafsız, merhametsiz piyasa çarkları arasında ezilmeye mahkûm edilmiştir" dedi.
Çalışan kesimlerin durumunu ortaya koyan Saadet partisi Genel Başkan Yardımcısı Mücahit Yanılmaz, AKP‘nin uyguladığı tarım politikalarını eleştirdi. Yanlış politikalarla milyonlarca çiftçinin perişan hale düşürüldüğünü bildiren Yanılmaz, "AKP‘nin tarım politikası tam bir fiyaskodur. Milyonlarca köylümüz, çiftçimiz uygulanan yanlış politikalarla perişan olmuştur. Üreten köylümüz, çiftçimiz zarar etmiş, üç tane rantiyeci haksız kazanç elde etmiştir. Üretici korumasız bırakılıp insafsız, merhametsiz piyasa çarkları arasında ezilmeye mahkûm edilmiştir. Bunları, bana hükümetin uygulamaya koyduğu insaf ve adalet ölçüsünden uzak tarım politikası söyletiyor. Türkiye bir tarım ülkesi. Ancak son yıllarda uygulanan politikalarla, ülkemizde tarımla ilgilenenler hep mağdur edilmiştir. En son açıklanan buğday ve fındık taban fiyatları çiftçimizin, köylümüzün ne kadar mağdur edildiğini açıkça ortaya koymaktadır" dedi.
Taban fiyatları maliyetin altında
Başta buğday olmak üzere tarımsal ürünlerin taban fiyatları açıklanırken, mahsulün maliyetinin göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Mahsulün maliyeti dikkate alınmadan yapılan bir fiyat belirlemesi ise sadece fiyat açıklamaktan öteye geçmeyeceği gibi çiftçiyi de mağdur etmektedir. 2009 yılı Haziran, Temmuz, Ağustos ayları için Anadolu kırmızı sert buğdayı yani ekmeklik buğdayın müdahale alım fiyatı, AKP Hükümeti tarafından 50 kg/kuruş olarak açıklanmıştır. Eylül ayı için ise 51 kg/kuruş, Ekim ayı 52,Kasım ayı için ise 53 kg/kuruş olarak belirlenmiştir. Ayrıca 2009 yılı için 5 kg/kuruş prim ödeneceği belirtilmektedir. Rakamların küçüklüğü, hükümet yetkililerini çok etkilemiş olacak ki taban fiyatlarını açıklarken kg fiyatlarını değil, ton fiyatlarını açıklamaktadırlar. Çiftçinin kullandığı mazot, ilaç ve gübre fiyatlarındaki artış göz önüne alınırsa verilen taban fiyatın tatmin edici olmaktan son derece uzak olduğu görülecektir. Bu haliyle çiftçi kardeşlerimiz 1kg buğday satacak 1bardak çay içemeyecek, 3 kg süt satıp 2,5 litre kola alamayacak duruma düşürülmüştür" diye konuştu.
Çiftçinin yüzü refah iktidarında güldü
Çiftçinin yüzünün 54. hükümet Refah-Yol‘dan sonra bir daha gülmediğini bildiren Yanılmaz, AKP hükümetinin yedi yıllık iktidarı boyunca tarım sektörünün sorununu görmediğini vurguladı. Uygulanan politikalar nedeniyle çiftçinin üretim gücünün yok edildiğini belinten Mücahit Yanılmaz, "Çiftçinin üretim gücü kalmadı. Geliri masrafını kurtarmıyor. Üretim girdilerinin fiyat artışı, mahsul fiyatlarının artışının çok önünde. Temel üretim girdisi gübre, mazot, ilaç ve tohuma para yetiştiremiyor. Türkiye‘yi besleyen çiftçinin kendisi aç. Tarımın her sahasında durum bu. Bizde çiftçi dar gelirlidir. İşletme sermayesi yoktur. Mazotu, gübreyi, ilacı ve tohumu borçla alır. Evinin geçimini de borçla yürütür. Bütün bu borçları harmanda, mahsul hasat edilince ödeyecek ve tekrar borçla yola devam edecektir. Tüccardan da mahsul karşılığı borç almıştır" dedi.
AKP çiftçiyi mahkum hale getirdi
Çiftçilerin bankalara karşı borç batağı içerisinde bulunduğunu dile getiren Saadet Partisi Genel Başkan yardımcısı Yanılmaz, "Geçen iki yılda kuraklık ve girdi maliyetlerinin yüksekliği gibi nedenlerle mağdur olan çiftçilerin, üretimin biraz daha iyi olduğu bu yıl, ürettikleri hububattan alın teri ve emeklerinin karşılığını almayı beklerken yapılan uygulamalar çiftçimizde hayal kırıklığı meydana getirmiştir. Borçlu çiftçi hasattan sonra malı acele satma baskısı altındadır. Piyasa simsarları da bunu bilir ve nazlı alıcı durumundadır. Bu tabloda çiftçi acele satmaya mahkûm, piyasa hâkimdir. Çitçi malını yok pahasına satmaya mahkûm hale getirilmektedir. Milli Görüş Hükümetleri bu tabloyu gördüklerinden dolayı, çiftçinin üretime devam edebilmesi ve ayakta durabilmesi için, iktisadi ve sosyal politika gereği olarak destekleme alımları ile çiftçiyi desteklemişlerdir" şeklinde konuştu.
Hükümet acilen tedbir almalıdır
Bugüne kadar izlenen tarım politikalarının bir tarafa bırakılarak yeniden milli bir politika belirlenmesi gerektiğini kaydeden Mücahit yanılmaz, hükümetin şu tedbirleri alması gerektiğini söyledi:
"Çiftçiye yönelik destekleme sembolik olmaktan çıkarılıp, gerçekçi ve yeterli olmalı ve zamanında ödenmelidir. Toprak Mahsulleri Ofisi, piyasaya çiftçi lehine girmelidir ve "Müdahale Kurumu Olarak" görev yapmalıdır. Toprak Mahsulleri Ofisi hemen bu günden itibaren peşin alımlara başlamalıdır. e‘i bulan vergilerle çiftçimiz dünyanın en pahalı akaryakıtını kullanıyor. Çiftçimizin kullandığı akaryakıttaki vergi kaldırılmalıdır. Çiftçimizin susuz arazilerine ilişkin ülkenin bütününde hükümet seferberlik ilan etmeli ve ülkenin bütününü kapsayan bir "Sulama Tesisleri Acil Eylem Planı" hazırlanmalı ve uygulamaya konulmalıdır. Sonuç olarak, hükümet yedi yıldır uyguladığı tarım politikasıyla, ülke tarımını ve hayvancılığı yok etmiştir. Buna karşı top yekûn mücadele etmenin dışında bir çare kalmamıştır. Hep birlikte, buğdayımıza, arpamıza, fındığımıza, etimize, sütümüze, toprağımıza, suyumuza ve geleceğimize sahip çıkmalıyız. Biz Saadet Partisi olarak çiftçinin şevkle üretime devam etmesini sağlayacak girdi desteği ve mahsul destekleme alımları politikalarını uygulayacağız" dedi.





