Demokrasilerde iktidar olma yarışında, özenilmesi ve örnek alınması gereken şehir Atina değil, Medine'dir. Medine'de yönetim adalet ve erdeme odaklanmıştır.
Medine, adalet ve erdem odaklı olmayan iktidarların, kör, sağır ve dilsiz, olacaklarını haber verir. Bu yüzden, Medine kriterlerinde, herkese hakkının verilmesi ve kimseye haksızlık yapılmaması, herşeyin üstünde tutulur.
Dünyanın hiçbir ülkesinde, iktidar olmak için, her yol ve yöntemi mübah görenlerin, yönetimleri uzun ömürlü olmaz. Dünya tarihi, bu doğal yönetim yasasının evrensel olduğunu gösteren örneklerle doludur. Her zaman doğrulandığı gibi: İktidar körleştirir, sağırlaştırır ve dilsizleştirir. Alternatifsiz iktidarlarda, yöneticilerin çoğunluğu kör, sağır ve dilsizdir.
Kusursuzluğu arayan katılımcı demokratik yönetimlerde, iktidar hiçbir zaman, iktidar olmak için, her yol ve yöntemi mübah görenlerin eline geçmez. Yönetimde kusursuzluğu arayanlar, iktidarı bir rant kapısı olarak değil, bir hizmet kapısı olarak görürler. İktidar tutkuları, aklın doğrularının önüne geçen yöneticiler, iktidarlarının baskı ve şiddetle korumaya çalışırlar.
İslam tarihinde, dördüncü Halife ile Şam Valisi arasındaki iktidar yarışı, dehşet verici boyutlara ulaşır. Onların çocuklarının verdiği iktidar savaşı, dünya iktidar tarihinin en trajik olaylarının basında gelir. İktidarı ele geçiren dayatmacılar, "İktidar öldürmeye muktedir olmaktır" diyerek, akılalmaz cinayetler işlerler. Oysa iktidar olmak, öldürmeye değil, yaşatmaya muktedir olmaktır.
Katılımcı ve kusursuz bir demokrasiye giden yolu genişletmek için, Babil, Mısır, Yunan, Roma, İslam ve Batı medeniyetlerinin bilgi ve bilgelik birikimlerinden yararlanmak gerekir. Bütün insanlığın düşünce ve eylem birikiminden yararlanmadan, sağlıklı bi demokratik yönetim oluşturulamaz. İnsanlığın bilgi ve bilgelik birikimi şehirlerde toplanmıştır. Şehirler demokratik yönetimlerin beşiğidirler.
Mevlana'nın çağdaşı M. Arabi'nin vurguladığı gibi, "doğru"nun kaynağı değil, "doğru" olup olmadığı önemlidir. Bilgi ve bilgeliğin vatanı olmaz. Onlar bi yolcu gibi, bütün dünya şehirlerini dolaşırlar. Nerede kendilerine sevgi ve saygı gösterilirse, orada daha çok kalırlar. Bilgi ve bilgeliğe ev sahipliği yapan şehirler, demokratik yönetimlerin zavgeçilmez referansları olurlar.
Dünyada iktidar olma yarışı, Habil ve Kabil ile başladı, Kıyamet'e kadar da devam edecektir. Belh Sultan'ı, İbrahim Ethem dışında hiç kimse gönüllü olarak iktidarı bırakmamıştır. İktidardan vazgeçmesini bilmeyenler, iktidar olamazlar. İktidar sarhoşlarını seçimler ayıltır.
Nazif Gürdoğan- YENİŞAFAK


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



